Reina’daki o ABD’li İstanbul’a döndü

Reina’daki o ABD’li İstanbul’a döndü

2017 yılbaşı gecesi İstanbul’daki Reina kulübünde düzenlenen 39 kişinin öldüğü terör saldırısında yaralanan ve ‘ikinci tetikçi’, ‘CIA Ajanı’ denilen Amerikalı Jake Raak (36) geçen hafta İstanbul’a döndü, taksiyle Silivri’deki duruşmaya gitti. ABD’ye dönüşünde Hürriyet’e konuşan Raak, duruşmada ‘CIA için mi çalışıyorsun’ diye sorulduğunu kendisinin de saldırganın yüzüne ‘Sen silahsız bir hiçsin’ diye bağırdığını söyledi.

03 Nisan 2018 - 09:46

2017 yılbaşı gecesi İstanbul’daki Reina kulübünde düzenlenen 39 kişinin öldüğü terör saldırısında yaralanan ve ‘ikinci tetikçi’, ‘CIA Ajanı’ denilen Amerikalı Jake Raak (36) geçen hafta İstanbul’a döndü, taksiyle Silivri’deki duruşmaya gitti. ABD’ye dönüşünde Hürriyet’e konuşan Raak, duruşmada ‘CIA için mi çalışıyorsun’ diye sorulduğunu kendisinin de saldırganın yüzüne ‘Sen silahsız bir hiçsin’ diye bağırdığını söyledi.

REİNA saldırısından sonra ABD’ye dönüşte Atatürk Havalimanı’nda kameralar önünde konuşurken tavırları komplo teorilerine yol açan Jake Raak’in geçen hafta İstanbul’a gelerek Silivri’deki duruşmaya katıldığı ortaya çıktı.

Philadelphia’da Hürriyet’e konuşan Raak, özetle şunları anlattı:


MEDYADAN ÖĞRENDİM

“Duruşmanın yapılacağını medyadan öğrenince İstanbul’a tek başıma gittim. Aynı otele yerleştim. İlk gün Reina’ya gidip kapısına bir demet çiçek bıraktım. Duruşma günü Silivri’deki mahkemeye Uber çağırıp tek başıma gittim. Şoföre zar zor olsa da kim olduğumu internetteki fotoğraf ve videoları göstererek anlattım. O da kapıdaki askerlere durumumu anlatıp mahkeme salonuna girmemi sağladı.

Arkadaşlarım İstanbul’a gitmemi istemiyorlardı, özellikle basındaki komplo teorilerinden de endişeleniyor, İstanbul’da başıma kötü bir şeyin geleceğinden korkuyorlardı. Ben o haberleri hiç ciddiye almamıştım.

Duruşma salonu çok büyüktü. İçeride güvenlik görevlisinden çok, tutuklu DEAŞ üyesi vardı. Saldırıyı gerçekleştiren Abdulkadir Masharipov da salondaydı. Yanımda oturan diğer kişinin Reina’nın sahibi olduğunu öğrendim. Ne konuşuluyor hiç anlamıyordum. Salon çok büyüktü, konuşanları ekranlardan izleyebiliyordum.

Önümüzde mikrofonlar vardı. Bana sadece sanıkların avukatları sorular sordu. Bana ‘CIA için mi çalışıyorsun’, ‘ABD hükümetinin elemanı mısın’ gibi inandırıcılığımı bozacak sorular yönelttiler. Reina’da o gece neler gördüğümü anlattırdılar. Daha sonra; ‘Saldırganı görsen tanır mısın’, ‘Ekranda gördüğün kişi o geceki saldırgan mıydı’ diye sordular. Ben İstanbul’a saldırganın yüzüne iki laf etmek için gelmiştim. Yüzüne bakarak bunu söylemek istediğim için mahkemeden izin isteyerek saldırganın karşısına geçtim. Ona “O silah olmadan sen bir hiçsin” dedim. Avukatları, “O gece kulüp karanlıktı, onu nasıl tanıdın? Alkollü değil miydin” diye sorular yönelttiler. 

DÖNMEK KOLAY DEĞİLDİ

İstanbul’da dört gün kaldım. 27 Mart’taki duruşmaya katıldım. İstanbul’u gezdim. İstanbul’da bu defa omuzlarımdan büyük bir yük kalktı. Artık hayata karşı daha pozitifim. O saldırıdan sonra İstanbul’a dönmek kolay değildi. Benden başka dönen de olduğunu duymadım. Alacağım tazminat ve dava bile yok. Bir hukuk firması tazminat davası açmak üzere benden 4.500 dolar istedi. Ancak daha sonra davanın açılamayacağını söylediler. Param da yandı.”  Razi Canikligil


YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Trump'ın 24 Nisan Yorumu: Büyük Felaket
Trump'ın 24 Nisan Yorumu: Büyük Felaket
Polis Öldürdüğü şüphelinin Parmak İzini Kullandı
Polis Öldürdüğü şüphelinin Parmak İzini Kullandı