ABD’den İstanbul’a tatile geldi, sonrası film gibi

ABD'den İstanbul'a tatile geldi, sonrası film gibi

Amerika'dan 4,5 yıl önce İstanbul'a tatile gelen Omar Munir'in hayatı Beyazıt'ta uğradığı kapkaç sonucu tamamen değişti. Ülkesine dönemeyince Kadıköy'de bir balıkçıda işe başlayıp Karadenizli Goncagül ile hayatını birleştiren ve iki çocuk sahibi olan Omar, "Sevgi için Türkiye'de kaldım" dedi.

08 Kasım 2018 - 06:46

Amerika'da William Paterson Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği son sınıf öğrencisi Omar Munir, 5 arkadaşıyla 4,5 yıl önce tatil için İstanbul'a geldi. Bir gece saat 2'de Beyazıt'ta gezmek için dışarı çıkan Munir, 3 kişi tarafından kapkaça uğradı. O günden sonra bütün hayatı değişen, 23 yaşındaki Omar, Türkiye'ye yerleşip Kadıköy'de bir balıkçı dükkanında çalışmaya başladı ve Artvinli Goncagül ile evlenip biri 1,5 yaşında İbrahim diğeri ise 2 aylık Zeynep adında iki çocuk sahibi oldu. Hayatında daha önce hiç çalışmadığını ve Amerika'da maddi durumun iyi olduğunu söyleyen Omar, yeni hayatını ve o gün yaşadıklarını anlattı. 

"Konsolosluk 20 gün beklememi söyledi"

Çantasını çalan kişilerin Arapça konuştuğunu belirten Omar, "Pasaportumu vermelerini, paramı, telefonumu almalarını söyledim ama vermediler. Sonra otele dönüp arkadaşlarıma durumu anlattım, Türkçem yetersiz olduğu için polise kendimi anlatamadım. Birkaç gün sonra Amerikan Konsolosluğu'na gittim. Bana 20 gün beklememi söylediler" diye konuştu. 

Annesinin cenazesine gidemedi

 Bu süre zarfında arkadaşlarının Amerika'ya döndüğünü dile getiren Omar, "Kimlik ve pasaportumu bulmak için uğraşırken annem Amerika'da hastalandı ve vefat etti. Bana haber geldi, havalimanına gidip beni göndermelerini istedim. Vizem ve girişimin olduğunu söylediler ama kimliğim, pasaportum olmadığı için gidemedim. 15 güne kimliğim gelecekti fakat annemin cenazesi iki gün bekledi ben gidemeyince defnettiler" ifadelerini kullandı.

Amerika'da rahat bir hayatım vardı

Amerika'da rahat bir hayat sürdüğünü ve 18 yaşına kadar hiç çalışmadığını söyleyen Omar, "Eskiden çok yaramazdım, hayat benim için heyecan doluydu. İnsanlar benim pasaportumu çaldırdığıma inanmadı. Annem bana para gönderirdi ama vefat edince para gönderemedi. Benim de param bitti. Kaldığım otelde çalışan bir kişi bana çalışmam gerektiğini söyleyerek Kumkapı'daki Balıkhane'ye yönlendirdi" dedi.

"Türkçe'yi kelime kelime ustamdan öğrendim"

 Balıkhane'ye gidip işe başlayan Omar, önceden çok para harcadığı için pişmanlığını dile getirerek "O zaman havalar soğuktu hatırlıyorum gece saat 2'ydi kar yağıyordu, hayatımda ilk defa çalıştım. Ellerimi buza soktum, ellerim dondu o zaman bittim. 'İnsanlar nasıl çalışıyor bu nasıl bir hayat, o kadar parayı boşa harcamasaydım, keşke o para şimdi olsaydı' dedim. Sonra bu balıkçıya geldim, patronuma ben  'baba' diyorum. Çünkü bana o kişi babalık etti. Üşüyordum bana mont verdi, Türkçeyi kelime kelime ustamdan öğrendim, daha sonra ben İngilizce konuşuyordum eşim Türkçesinde yardımcı oluyordu, hayat böyle devam etti" diye konuştu. 

"Sevgi için Türkiye'de kaldım"

Çalışma arkadaşlarıyla bağlarının çok güçlü olduğunu söyleyen Omar Munir, "Buradaki çalışan abiler beni o kadar seviyor ki aile gibiyiz. İşe gelmeyeyim, izinli olayım arkadaşlarımı özlüyorum. Herkes birbirine çok bağlı. Bu duygularımı anlatamam, sevgi için Türkiye'de kaldım" ifadelerini kullandı.  

Eşi Goncagül ile iş yerinde tanıştığını ve evlenmek istediğinde ilk başta babasını ikna edemediğini  belirten Omar, şöyle devam etti:

"Karşımızdaki dükkanda annesi çalışıyordu. Eşimde Yalova Üniversitesi'nde okuyordu. Onu, izin alıp annesinin yanına geldiğinde gördüm. Çay içiyordu, ustama 'orada bir kız var, çok hoşuma gitti' dedim. Sonra peçeteye İngilizce 'seni bekliyorum, buluşup çay içmek istiyorum,gelebilir misin' yazdım. 10 ayrı peçeteye yazdım, burada bir hayatım olamaz,gideceğim diye dokuzunu sildim attım, son yazdığım ona ulaştı. O zaman şimdiki hayatımı kabul etmiyordum. Goncagül geldi, iskelede çay bahçesi var, biz ilk defa google çeviriden konuştuk, saat akşam 20.00'di. Sonra buluşmaya devam ettik, bir gün geldi evlenmek istedim. Babasını ikna edemedim. Babası bana 'sen Amerika'dan geldin,Müslüman değilsin' dedi.  Ben de 'anne ve babam Pakistanlı, Müslümanım ama Pakistan'a hiç gitmedim' dedim. Annesi beni iyi tanıdığı için nikahımız oldu, hayatımı kurmuş oldum."

Ablasının Amerika'da doktorluk yaptığını ve kendisini almak için iki kere Türkiye'ye geldiğini söyleyen Omar, "Ablam bana 'işini bırak gel, burada ne işin var' dedi. Bizim maddi durumumuz Amerika'da çok iyiydi. Babam mühendisti ama çok önceden vefat etti, annem ise orada bir üniversitede öğretim üyesiydi. Ablam daha sonra tekrar geldi, gitmedim. Havalimanında bana 'sen benin için öldün, ben de senin için' dedi. Ondan sonrada ne arayan var ne de soran" ifadelerini kullandı. 

4 yıl içinde işi çok iyi öğrendiğini aktaran Omar, "Ustalarım, '20 yıllık balıkçılar senin kadar iyi olamaz, işi iyi kaptın' diyor.  Balığı seviyorum, işimi de severek yapıyorum. Tezgah yapmak, balık satmak hoşuma gidiyor. İnsanlar kokudan çok rahatsız oluyor, ben de ilk geldiğimde rahatsız oldum sonra balıkları sevmeye başladım.Başka bir iş de buldum gitmedim" diye konuştu. 

Balıkçı tezgahında her işi yaptığını söyleyen Omar, "Ustalarım bana 'joker' der, her yerde çalışabilirim. Böyle bir hayatımın olacağını hiç tahmin etmedim. Yarın ne olacağı hiç belli değil. Ben başka bir hayatın hayalini kuruyordum. Annem hep 'sen çalışamazsın çünkü geç kalkıyorsun, akşam geç geliyorsun' derdi. Keşke o hayata geri dönseydim çok şey düzeltebilirdim" dedi.


YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Were forecasters wrong or did state fail us? You be the judge with this forecast timeline
Were forecasters wrong or did state fail us? You be the judge with...
Gelin adayı Hanife'nin yeni mesleği şaşırttı
Gelin adayı Hanife'nin yeni mesleği şaşırttı