• Reklam

ABD'ye Osmanlı'dan Göç Eden İlk Türkler

George Mason Üniversitesi, Ali Vural Ak İslam Araştırmaları Merkezinde misafir akademisyen olarak çalışmalarını sürdüren Dr. Işıl Acehan, Amerika'ya ilk göç eden Osmanlı Türklerini anlattığı güzel bir yazı kaleme almış.

Reklam
ABD'ye Osmanlı'dan Göç Eden İlk Türkler
29 Ocak 2021 - 12:52 - Güncelleme: 29 Ocak 2021 - 13:48
  • Reklam
"Unutulmuş bir hikâye: Amerika’daki ilk göçmen Türkler
Doğu Anadolu’da 1900’lerde başlayan ABD’ye göç nasıl gelişti? ABD’nin ilk camisini kuran İmam Mehmed Ali Efendi’nin Batum’dan Afrika’ya oradan ABD’ye uzanan hikâyesi neydi? Çocuk Esirgeme Kurumu onların sayesinde nasıl kuruldu? Türkler ABD’de hangi izleri bıraktı? Dr. Işıl Acehan yazdı.

ABD’nin belki de en bilinen özelliklerinden birisi, nüfusunun dünyanın dört bir yanından gelen göçmenlerden oluşması. İtalyanlar, İrlandalılar, Almanlar gibi pek çok göçmen grubu, burada tarihlerinin ne kadar eskiye dayandığını, onların da ülkenin bir parçası olduğunu, aidiyetlerini göstermek için her zaman çaba gösterdi ama yandan, Türkler/Müslümanlar ABD’de genellikle yeni bir göçmen grubu, ABD’ye ait olmayan bir unsur gibi görüldü.

ABD’deki göçmenleri anlatan pek çok tarih kitabı 100 yıldan uzun süredir bu ülkede olan Türkleri es geçmiş, onlara yer veren çok az sayıdaki kitap ise Türklerin önemsiz olduğunu, az sayıda olduklarını, ülkede kısa süre kalıp para kazandıktan sonra memleketlerine geri dönmek istediklerini, Amerikan toplumuna uyum sağlayamadıklarını anlattı.

Gerçekten öyle miydi?

Doğu Anadolu’da başlayan Amerikan rüyası
1890’ların sonunda özellikle Doğu Anadolu’nun köylerinde bir Amerikan rüyasıdır başlamıştı. Bilhassa Amerikan okullarında eğitim gören Ermeni nüfusun yavaş yavaş ABD’ye göç etmeye ve gidenlerin 1-2 yıl sonra ailelerine para göndermeye başlamasıyla hem Hristiyan hem de Müslüman nüfusta ABD’ye nasıl gidebilecekleri her gün konuşulan konular arasına girdi.

Elazığ’dan 1900’lerin başında göç eden, ABD Sosyal Sigorta Kurumu’nda çalışmış Halil Zekeriya Coşkun, emekli olup, köyüne döndükten sonra 1971’de hikâyesini şöyle anlatıyordu:

“20 yaşındaydım, güçlüydüm, hatta bazı arkadaşlarıma göre oldukça kuvvetliydim. Çalışmak için can atıyordum ama iş yoktu. Hepimiz çaresizdik. Bugün Türkiye’de bunu anlamak zor olacaktır; şimdi çoğumuz 1912’deki yaşam standartlarına göre zenginiz. En çaresiz vaktimizde Amerika adında, işlerin bol olduğu bir ülke olduğunu duyduk; ülke nüfusu az olduğu için işçilere ihtiyaç vardı.

Eğer birisi kör, engelli ya da hasta değilse iş bulması kesindi. Amerika’nın milliyeti ne olursa olsun herkese kucak açtığını ve herkesi kıyılarına çağırdığını düşündük. Amerika hakkındaki bu haberleri köyümüze ilk kimin getirdiğini bilmiyoruz ama tek konuştuğumuz buydu. Her zaman sohbetlerimizin ve hayallerimizin bir parçasıydı. Amerika umudumuz olmuştu – yaşamak için tek umudumuzdu…”1

Göçler nasıl başladı?
1900’lerin başında, bugünkü Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da büyük bir nüfus değişimi yaşanıyordu. Sadece Hristiyanlar değil, önemli sayıda Müslüman da köylerinden göç ediyordu. Bu göçler artık öyle bir seviyeye ulaşmıştı ki, bazı köylerde o dönemlerde erkek nüfus neredeyse kalmamış, sadece kadın ve çocukların yaşadığı köyler ortaya çıkmıştı.

Bu göçmenlerin hepsinin erkek olmasının sebebi, çoğunun ABD’ye gidip, biraz para biriktirdikten sonra memlekete geri dönmeyi düşünmeleriydi. Göç edenlerin bir kısmının eşleri ve çocukları vardı.
  • Reklam

YORUMLAR

  • 0 Yorum
  • Reklam

Haberleri Google News üzerinden takip etmek için tıklayınhttps://www.alexa.com/siteinfo/abdpost.com