• Reklam

Amerika'da Başarılı Bir Türk Avukat: Fejir Uğurlu

Amerika’da hukuk master’ı yaparak, baro sınavını verip New York’ta avukat olarak çalışan Fejir Uğurlu, Türkiye Hukuk Öğrencileri Birliği’nin Instagram hesabından yaptığı canlı yayına katılarak, takipçilerin sorularını yanıtladı. Biz de kendisi gibi Türkiye’den gidip Amerika’da avukatlık yapmayı hedefleyenler için bu yararlı sohbeti haberleştirdik.

Reklam
Amerika'da Başarılı Bir Türk Avukat: Fejir Uğurlu
22 Eylül 2020 - 16:28
  • Reklam
Türk öğrencilerine, Amerika’da hukuk okumak için burs imkanı var mı?
Amerika’da okumak için en önemli şeyin maddiyat olduğuna işaret eden Fejir Hanım, özellikle de doların aşırı yükselmesinin insanları caydırdığı kanısında.
 
Fejir Hanım; Amerika’da sadece hukuk değil, hangi alanda okursanız okuyun, kendi ödeme gücünüz yok ise kredi çekmek zorunda olduğunuzdan bahsediyor. Amerikalı bir kefil bulunarak, bankadan çekilen düşük faizli bu kredi, okul bittikten sonra da ödenmeye başlanabiliyor. Ne zaman ve ne kadar vadeli ödeyeceğiniz, bankayla yapacağınız anlaşmaya göre opsiyonel. Örneğin; isterseniz okul bitiminden 6 ay sonra ödemeye başlayıp, 15 yıl vadeyi seçebilirsiniz. Dilerseniz okul miktarı hariç yaşam giderlerinizi de krediye dahil edebilirsiniz.
 
Bunun dışında farklı burs imkanları olduğunu ve okulların bir miktar burs verdiğini söyleyen Fejir Uğurlu, tüm üniversitelerin kendi web sitelerinde burslarla ilgili nereye başvurulacağı, neler yapılması gerektiği ve bursun neleri kapsadığı ile ilgili yönlendirmeler yapılıp detaylı bilgi verildiğini söylüyor. Oraları takip edip ihtiyacınız olan bursu talep edebilirsiniz.
 
Türkiye’de hukuktan mezun olanların, buradaki önemli hukuk bürolarında çalışmış olmasının, Amerikan üniversitelerine yüksek lisans başvurusunda olumlu bir etkisi olur mu?
Fejir Hanım bu soruya; belli başlı, isim yapmış uluslararası firmalarda çalışmanın çok büyük etkisi olur şeklinde cevap veriyor. Fakat Türkiye’deki bir firma büyük bile olsa, uluslararası platformda tanınmıyorsa, bir etkisi olmayacağı yönünde görüş belirtiyor.
 
Ama tabii, bomboş bir CV göndermektense, herhangi bir firmada çalışıp tecrübe edinmiş olmanın da, üniversiteler tarafından yabana atılmayacağı kanısında. Bu sebeple yine de çalışılmasını tavsiye eden Fejir Uğurlu, Türkiye’den ancak uluslararası menşeili ve ilk 10 içindeki büyük firmaların başvurunuzu taçlandıracağı fikrini yineliyor.
 
Fejir Uğurlu hangi okuldan mezun oldu?
New York’ta bulunan, Brooklyn Law School’dan mezun olduğunu belirten Fejir Uğurlu, bu okulun anayasa mahkemesinin hemen yanında bulunduğunu ve gerçek anlamda yargıçlar ve savcılar yetiştiren bir okul olduğunu vurguluyor.
 
New York’ta, yüksek lisans sonrası iş bulmayı kolaylaştıran faktörler nelerdir?
Mezuniyetten sonra yabancı öğrencilerin iş bulmasının gerçekten zor olduğunu söylüyor Fejir Hanım. Ancak tanıdık vasıtasıyla iş bulmak kolay olabilir diyor. Vize durumundan ötürü tercih etmediklerini ifade ediyor.
 
Özellikle LLM master yapanların şansının daha düşük olduğunu belirten Fejir Uğurlu, daha çok 3 yıl süren JD yüksek lisansını tercih ettiklerini dile getiriyor. Bu terimleri bilmeyenler için daha önce yayınladığımız ‘Amerika’da Nasıl Avukat Olunur?’ başlıklı yazımızı okumalarını tavsiye ederiz.
 
Kendisi, mezun olduktan sonra, iş aradığı süreçte özgüveninin çok düştüğünden bahseden Fejir Hanım, Amerika’da okuyup iyi yerlerde stajlar yaptığı için, Türkiye’de birçok yerin kollarını açarak beklediğini ve yüksek maaşlar teklif ettiğini ancak; Amerika’da başvuru yaptığı onlarca firmanın, geri dönüş bile yapmadığını anlatıyor.
 
Bu noktada genç adaylara, kesinlikle pes etmeden devamlı başvuru yapmalarını öğütlüyor. Kendisinin iş bulması da aylar sürmüş ama kimsenin gözü korkmasın biraz da şansa bakan bir durum olarak nitelendiriyor.
 
Fejir Uğurlu New York’taki baro sınavına nasıl hazırlandı?
Eğer Amerikan vatandaşı değilseniz baro sınavı için 750$ ödeme yapmanız gerektiğini söyleyerek söze başlıyor. Vatandaş olanlar ise 250$ ödüyormuş. Eğer laptop ile sınava girmeyi tercih ederseniz 100$ da onun için ekstra ödemeniz gereken kapitalist bir sistem olduğunu belirtiyor Fejir Uğurlu. Çok zor diye nitelendirdiği bu sınav için, baro hazırlık seti almazsanız geçmenizin pek mümkün olmadığı fikrini savunuyor. Bu setler arasında en iyisinin ve en çok tercih edilenin Barbri olduğunu belirtiyor. Ayrıca Themis ve Kaplan gibi isimleri de sıralıyor. Tabii bunların da fiyatları değişiyor. Barbri 3000$ civarı diyen Fejir Hanım, bu setlerde videodan programla anlatım izlendiğini ve kitaplarla da evden çalışıldığını ve toplamda 2 ay sürdüğünü anlatıyor. Bu firmalardan indirim de alınabildiği bilgisini paylaşan Fejir Hanım, adli görev ya da kamu görevi yapma koşuluyla bu indirimlere sahip olabilirsiniz diyor. Fejir Hanım şu an çalıştığı firmanın kendisine sponsor olması sayesinde hiçbir ücret ödemediğini söylüyor.
 
Sınava gelince; Fejir Uğur şöyle anlatıyor:
“2 gün sürüyor. İlk gün 6 saat boyunca essay yazıyorsunuz. Bunun ilk 3 saati, hukukla ilgisi olmayan sadece ‘avukat olmak’la alakalı bu yazıyı yazmakla geçiyor. Size bir dava konusu verilip, supervisor avukatınızın talimatlarıyla kanun yazmanız isteniyor fakat; yazmamanız gereken detaylar belirtiliyor. Tüm bunlar aslında  verdikleri kitapçıkta yazıyor, cevap dahil. Yazdığınız bu essay yazısından, sizin komutları dinleyip dinlemediğinizi, dikkatinizi ölçüp ‘nasıl bir avukat olduğunuz’a bakıyorlar.
 
İkinci 3 saatlik dilimde ise, 6 adet essay (kompozisyon) konusu veriliyor. 15 hukuk alanının her birinden olabilecek bu essayların her birinde kurgusal bir olay var. Buna göre istenilen şey doğrultusunda 3 saatiniz devamlı yazarak geçiyor.
 
İkinci gün yine 6 saat sürüyor, arada sadece 1 saatlik mola var. 200 adet soru soruluyor. Her bir soru çok uzun paragraf metinlerden oluşuyor. Bu sorularda doğru cevap diye bir şey yok, sadece en yakın cevap var. Çünkü Amerika’da jüri sistemi olduğu için, her kanunda küçük detaylar değişmesine sebep olduğundan, baro sınavında  en yakın cevabı seçmek üzerine kurulmuş bir sistem var. 4 seçenekten 2’sini eleyip, gerçekten zor karar veriyorsunuz. Her bir soru içinse 1.14 saniyeniz var. O uzun paragrafları okuyup anlamak ve cevabı seçmek için. O sebeple 2 ay boyunca deli gibi hazırlanmanız gerekiyor.”
 
Kendisi master sürecinde Amerikan hukukuna dair ders almamış, şirketler hukuku almış. Aldığı tüm dersler uluslararası ticaret hukuku üzerine olmuş. Bu sebeple sürecin çok zor geçeceğini bilen Fejir Uğurlu, 2 ay işyerinden izin alıp gece yarılarına kadar ders çalıştığını anlatıyor. Amerikan hukuku dersi almadığı için videolardan izleyerek açığı kapatması gerektiğinden ekstra zorlanmış. Gençlere tavsiyesi de zor ama geçilmeyecek bir sınav olmadığı yönünde. New York baro sınavı California’dan sonra Amerika’da en zor ikinci baro sınavı imiş bunu da hatırlatalım. Ayrıca burada her 6 ayda bir sınav açılıyor.
 
Amerika’da maaşlar, çektiğiniz bu çileye değiyor mu?
Kesinlikle değdiğini, hatta eğitim için ödediğiniz ücretleri bile kısa sürede amorti ettiğini dile getiriyor. Örneğin, iyi bir hukuk bürosunda meslek hayatına yeni başlayan bir avukatın, yıllık ortalama 100.000$ ile işe başladığını söylüyor Fejir Uğurlu. Ama deli gibi çalışıldığını da hatırlatıyor.
 
Amerika’da baro sınavına girmeden avukatlık yapılabilir mi?
Amerika’da baro sınavını vermeyen hiç kimse kendini avukat olarak tanıtamaz diyor Fejir Hanım. Bu bir suç. Kendisi paralegal (avukat yardımcısı) olarak önce iş bulmuş, sonra sınava girmiş. Paralegal olarak hukuk bürolarında çalışmak için de, hukuk bile okunmasına gerek olmadığını, herhangi bölümden mezun kişilerin başvuru sonucunda işe alınabildiğini söylüyor. Ama kesinlikle avukat olarak çalışamazsınız. Biraz stajyerliğe benzetiyor.
 
Kendi alanını nasıl seçti?
Bu konuda hiç kimseye şirket hukuku ya da ceza hukuku gibi bir alan tavsiye edemeyeceğini söylüyor Ferij Hanım. Mesela şirket hukukunu seçen biri rakamlarla uğraşmaktan bunalabilir diye düşünüyor. Zaten Amerika’da hukuk bürolarında iyi bir avukat olmanın yolunun 3 şeyden geçtiğini belirtiyor. Bunlar; yazı dilinizin çok güçlü olması, çok müşteri getirmeniz ya da tanıdıklarınızın bol olması. Bu üçünden birinde çok iyiyseniz zaten değer görürsünüz.
 
O, tesadüfen bu şirkete kabul edilince ‘personel jury’ olarak çalışmaya başlamış ve de sevdiği için devam etmiş.
 
Anadili olmayan İngilizce ile avukatlık yaparken, mahkemede heyecanlanıyor mu?
İlk birkaç davasında dosyayı yalayıp yuttuğu halde çok stres yaşadığını anlatan Ferij Uğurlu, daha sonra tamamen aştığını söylüyor. Özellikle de Amerika’daki hukuk sisteminde yapılan açılış konuşmalarını düşününce başlarda çok zorlanması doğal.
 
Amerika’ya master yapmaya gelmeden önce İngilizce seviyesi nasıldı?
O zamanlar berbat bir İngilizcesi olduğunu ve İngilizce’den korkulmaması gerektiğini söylüyor bastırarak. İngilizce’nin, en iyi konuşarak geliştiğini, bu sebeple bol yabancı arkadaş edinilmesini tavsiye ediyor. Kendisi okul hayatında ve sonrasında çalışma hayatında İngilizce’sinin geliştiğini ve şu an çok iyi derecede olduğunu belirtiyor. Böyle bir ortamda sürekli pratik yapınca kendiliğinden aktığını ifade ediyor.
 
Bu konuda ‘Work & Travel’ı tavsiye ediyor. Hem İngilizce’nizi geliştirirsiniz hem de American social number almanız için iyi bir adım olur diyor.
 
Türkiye’deki hukuk sistemi hakkında ne düşünüyor?
Davaların en az 5-6 yıl sürmesinden ötürü Türkiye’deki sistemin iyi işlemediğini düşünen Ferij Uğurlu Amerika’da en fazla 2.5 sene sürdüğünü belirtiyor. Zaten işleyişlerin de çok farklı olduğuna değinip, direkt tebligatların yazışmaların hukuk büroları tarafından davalıya iletildiğini bu sebeple her şeyin daha hızlı ilerlediğini söylüyor. Türkiye’de ise bilindiği üzere önce mahkemeye müracaat ediliyor bütün gönderileri mahkeme yapıyor ama aşırı yoğunluktan işler aksıyor.
 
KAYNAK: Türkiye Hukuk Öğrencileri Birliği
 
  • Reklam

YORUMLAR

  • 0 Yorum
  • Reklam

Haberleri Google News üzerinden takip etmek için tıklayınhttps://www.alexa.com/siteinfo/abdpost.com