Başkan Adayından ‘Bağımsız Gazetecilik’ Sözü

Başkan Adayından ‘Bağımsız Gazetecilik’ Sözü

Başkan Trump'ın Amerika'nın Sesi'nin de bağlı olduğu ve kısaca USAGM olarak bilinen Amerikan Küresel Medya Dairesi'nin başına geçmesi için aday gösterdiği Michael Pack, Senato Dış İlişkiler Komisyonu'nda ifade verdi. Pack, yasalar uyarınca tarafsız ve dengeli habercilik yapmakla yükümlü olan Amerika'nın Sesi gibi kurumlar üzerinde siyasi dayatmada bulunabileceği şeklindeki kaygılara yanıt verdi.

22 Eylül 2019 - 20:25

Amerikan Küresel Medya Dairesi USAGM'i yönetmek için ilk kez 16 ay önce aday gösterilen Michael Pack, ”Tüm kurum, gazetecilerin bağımsız olduğu, hiçbir siyasi etkinin haberleri nasıl aktarmaları ve ne söylemeleri gerektiği konusunda baskı oluşturamayacağı inancı üzerinde duruyor. Bu güven olmazsa bu kurum ayakta duramaz,” şeklinde konuştu.

Amerikan Küresel Medya Dairesi USAGM'in önceki CEO'su John Lansing, bu göreve önceki başkan Barack Obama tarafından 2015'te atanmıştı. USAGM'deki görev süresi Eylül ayı sonunda dolacak olan Lansing, kar amacı gütmeyen bağımsız kamu radyosu ve medya kuruluşu National Public Radio NPR'ın başına geçecek.

Belgesel yapımcısı Michael Pack, merkezi California'da bulunan muhafazakar Claremont Enstitüsü'nün yöneticisiydi. Pack ayrıca kar amacı gütmeyen Kamu Yayıncılığı Şirketi için çalışmıştı.

2002 yılında dönemin başkanı George W. Bush tarafından Ulusal İnsani Bilimler Konseyi'nde görev yapmak üzere atanan Pack, 1990'lı yılların başında daha sonra Amerika'nın Sesi'nin bir parçası olan WorldNet hükümet televizyon hizmetini yönetmişti.

Pack'in eski Beyaz Saray baş stratejisti ve muhafazakar Breitbart News'ün eski yöneticisi Steve Bannon'la da bağları bulunuyor.

Pack ve Bannon, Irak Savaşı'nı anlatan ”The Last 600 Meters” (Son 600 Metre) ve nükleer gücü irdeleyen ”Rickover: The Birth of Nuclear Power” (Rickover: Nükleer Gücün Doğuşu) adlı belgesellerde birlikte çalışmıştı.

Pack, 2017 yılında The Federalist adlı haber sitesi için kaleme aldığı yazısında, Bannon'dan ”başarılı muhafazakar belgesel yapımcısı” olarak övgüyle söz etmiş ve belgesel film sektöründeki liberal önyargılardan yakınmıştı.

Uluslararası yayıncılık

Amerikan Küresel Medya Dairesi USAGM, 628 milyon dolarlık yıllık bütçesiyle Amerikan hükümetinin fonlarıyla desteklediği tüm haber kuruluşlarını bünyesinde barındırıyor. Toplam yüz ülkeye yayın yapan, izleyici ve dinleyici kitlesi 345 milyonu bulan Amerikan Küresel Medya Dairesi USAGM, geçmişte Yayıncılar Kurulu olarak biliniyordu. Bu isim, geçen yıl Amerikan Küresel Medya Dairesi USAGM olarak değiştirilmişti.

Amerikan Küresel Medya Dairesi USAGM, bünyesinde, dünyanın dört bir yanında 40'dan fazla dilde yayın yapan Amerika'nın Sesi'ni de barındırıyor. Küba'ya yayın yapan TV ve Radyo Marti, Arapça yayın yapan Alhurra TV ve Sawa Radyo, Özgür Avrupa Radyosu ve Özgür Asya Radyosu da Amerikan Küresel Medya Dairesi USAGM'in çatısı altında faaliyet gösteriyor.


1976 yılında yürürlüğe giren Amerika'nın Sesi Bildirgesi ve Uluslararası Yayıncılık Yasası, hükümetin fonlarıyla desteklenen tüm haber dairelerinin yüksek gazetecilik standartlarına uymasını hükmediyor. Basın özgürlüğü savunucuları, bildirgenin ve yasanın, uluslararası kitlelere hitap eden güvenilir haber kaynağı olmanın temel şartı olduğunu kaydediyor.


Basın özgürlüğünü savunan ve gazetecilik eğitimi sağlayan Poynter Enstitüsü'nde gazetecilik etiği dersleri veren Al Tomkins, başka ülkelerde devlete ait yayın kuruluşlarının tek taraflı habercilik yaptığını, ancak Amerikan Küresel Medya Dairesi USAGM'e bağlı kurumların bu şekilde işlemediğini söylüyor.


Amerika'nın Sesi'nin 2000'li yılların başındaki yöneticisi David Jackson ise Kongre'deki Demokrat ve Cumhuriyetçiler'in gazetecilik misyonu olan kurumlara uzun yıllardır geniş kapsamlı destek verdiğini kaydediyor.

Jackson, ”Kongre üyeleri Amerika'nın Sesi ve diğer yayıncıları her zaman desteklemiştir çünkü bu kurumların dünyanın dört bir yanında insanların güvenebileceği bir haber kaynağı olmasının değerini bilirler” şeklinde konuşuyor.

Siyasi müdahale

Kimileri, Trump'ın kendi hükümetinin politikalarının reklamını yapmak için bu haber kuruluşlarını tek taraflı propaganda araçlarına dönüştüreceği şeklinde kaygılarını dile getiriyor.

Senato Dış İlişkiler Komisyonu'nun kıdemli üyesi Demokrat Partili New Jersey Eyaleti Senatörü Bob Menendez, düzenlenen oturum sırasında, Michael Pack'in Steve Bannon'la olan ilişkisine ve liberal medyaya yönelik önyargılarına atıfta bulundu. Menendez, Pack'e, Amerikan Küresel Medya Dairesi USAGM'in gazetecilerini siyasi müdahale ve baskıdan nasıl korumayı planladığını sordu.

Pack, Senatör Menendez'in ” 'Hayır' deme becerisine sahip misiniz? şeklindeki sorusuna, ”Sanırım evet, daha önce de 'hayır' dediğim oldu” şeklinde yanıt verdi.

Komisyondaki Demokrat Partililer'in Pack'i destekleyip desteklemeyeceği net değil. Çoğunluktaki Cumhuriyetçiler, birlik olmaları durumunda Pack'in adaylığını kendi başlarına onaylayabilir.

Menendez, Pack'ten ayrıca, hakkında ayrıntı verilmeyen bazı konularda personelinin Pack'e gönderdiği soruları yanıtlayacağı güvencesi vermesini istedi. Pack, sorulara yanıt vereceğini, ancak talep edilen ayrıntıları çıkarmak için geçmiş kayıtlara bakması gerektiğini ve bunun zaman alacağını söyledi.

Özgeçmiş taramaları ve Senato onayı bekleyen başka birçok adayın yarattığı yığılma, onay sürecini daha da geciktirebilir.

Daire çapındaki skandallar

Pack, Amerikan Küresel Medya Dairesi USAGM'in CEO'su olarak işlevsel etkinliliğe, personel moralini yüksek tutmaya ve kurumun güvenilirliğini zedeleyecek etik içerikli skandalları önlemeye öncelik tanıyacağını söyledi.

Amerikan Küresel Medya Dairesi USAGM, Temmuz ayında, TV Marti'ye bağlı bir gazetecinin Nikaragua'dan yaptığı bir televizyon yayını sırasında topçu saldırısına maruz kaldığı şeklinde sahte haber yaptığı gerekçesiyle iç soruşturma başlatmıştı. Amerikan Küresel Medya Dairesi USAGM'in Küba'ya yapılan yayınları değerlendirmek üzere bu yılın başında kurduğu, gazeteci ve akademisyenlerden oluşan bağımsız panel, standartların altında, etik ve profesyonel olmayan, taraflı gazetecilik yapıldığı sonucuna varmıştı.

Otel ve taksi faturaları üzerinde sahtecilik yaparak hükümet fonlarından yaklaşık 40 bin dolar çalmak ve çıktığı haftasonu tatillerinin ve yazdığı kitabı tanıtmak için yaptığı kişisel seyahatlerin faturasını hükümete kesmekle suçlanan üst düzey bir USAGM çalışanı ise suçunu kabul etti.

Amerika'nın Sesi ise Afrika'ya yayın yapan Hausa yayın bölümünden 15 gazetecinin bazılarını, Nijeryalı bir yetkiliden rüşvet aldıklarının ortaya çıkması üzerine ya disipline sevketti ya da görevden aldı.

Amerika'nın Sesi Mandarin yayın bölümü başkanının görevine ise 2018'de bir canlı yayın sırasında sürgünde yaşayan Çinli bir milyarderin Pekin'deki yetkililere yönelik temelsiz suçlamalarda bulunmasına izin verdiği gerekçesiyle son verildi.

John Lansing, Amerika'nın Sesi'nin başına geçtiğinde daire, çalışanların moral seviyesinin düşük olmasıyla ilgili sorunlar yaşıyordu. Lansing'in ilk icraatlarından biri, Bloomberg News ve Wall Street Journal'ın haber merkezlerinde üst düzey görevler yürüten Amanda Bennett'i Amerika'nın Sesi'nin başına atamak olmuştu.

Lansing'in USAGM'de ardında bıraktığı en önemli miraslardan biri de basın özgürlüğünü savunmak oldu.

Lansing, Dünya Basın Özgürlüğü Günü'nde yaptığı konuşmada, ”Çok karanlık dönemler olsa da sesimizin kesilmesine izin vermedik. Gerçekleri bildirmeye devam edeceğiz. Bağımsız habercilik ve yayıncılığı, ihtiyacı olan küresel izleyici kitlesine eriştirmenin yeni yollarını arayacağız” dedi.

USAGM yönetim kurulu üyesi Kenneth Weinstein, bu ayın başında Lansing'in istifasını açıklarken, ”John, dünyanın dört bir yanındaki insanları özgürlük ve demokrasiyi desteklemek için bir araya getirme ve insanlara haber sunma misyonumuzu ilerletmek için USAGM'i sağlam temeller üzerine oturttu. Yönetim kurulu, John Lansing döneminde elde edilen sonuçlardan çok etkilendi, kendisine minnettarız,” dedi.

Lansing, USAGM bünyesindeki yayınların haftalık izleyici kitlesini yüz milyondan fazla arttırdı ve Amerikan yayınlarını yasaklayan ya da frekansları bozarak yayınlara erişimi engelleyen ülkelere haber içeriği sağlamak için şifreli canlı yayından kısa dalga radyoya birçok platformdan yararlanılmasına ön ayak oldu.

USAGM, Lansing döneminde 2017'de Rusça konuşan kitlelere hitap etmek için Current Time, Şimdiki Zaman adında bir haber kanalı kurdu. Polygraph ve Faktograph adlı internet siteleriyse Rusya'da devlet kontrolündeki medyanın yaydığı dezenformasyon dalgasıyla mücadele etmek için açıldı. Yeni Farsça yayın bölümü VOA365 ise yayın hayatına bu yılın önceki aylarında başladı. VOA

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Erdoğan: 30-35 Kilometre İçeri Gireceğiz
Erdoğan: 30-35 Kilometre İçeri Gireceğiz
Trump says he's an 'island of one' on Syria
Trump says he's an 'island of one' on Syria