Chicago’da bir Osmanlı Kızı: Safa Süleyman

Chicago'da bir Osmanlı Kızı: Safa Süleyman

Amerika Birleşik Devletleri 1. Dünya savaşından sonra Türkler'in çeşitli nedenlerle geldiği bir ülke. Onlardan biri olan 99 yaşındaki Safa Süleyman. 1945'te dil eğitimi için Massachusetts eyaletinin Springfield kentine gelen Süleyman hikayesini ABDPOST.COM'a anlattı.

22 Mayıs 2019 - 17:42 - Güncelleme: 22 Mayıs 2019 - 17:51

Amerika Birleşik Devletleri 1. Dünya savaşından sonra Türkler'in çeşitli nedenlerle geldiği bir ülke. Onlardan biri olan 99 yaşındaki Safa Süleyman. 1945'te dil eğitimi için Massachusetts eyaletinin Springfield kentine gelen Süleyman hikayesini ABDPOST.COM'dan Emine Yılmaz'a anlattı.

1. Dünya savaşında Yunanlılar İzmir'i işgal edince Babaannesi ile birlikte Annesinin Beyrut'a yerleştiğini aktaran Safa Suleyman, annesinin daha sonra Şam'da bir hukukçu ile tanışarak evlendiğini anlatarak hikayesine başladı. "Dedem savaşa katıldı, babaannem ve annemide Beyrut'a bir akrabamızın yanına gönderdi. Annem hemşireydi. Orada bir süre yaşadılar. Sonra Şam'a geçmiş. Babamın kardeşi de hemşireymiş. Orada babam ile tanışmış annem. Orada evlenmişler. Ben Şam'da doğdum. Savaş bitince biz tekrar ailecek İzmir'e  taşındık. Ben İzmir'de çok iyi bir okulda okudum.  Annem Belediye ebesiydi. Eski İzmirlilerin çoğu Annemin kucağında doğmuştur. Fransızca eğitim aldım. Annemde Fransızcayı çok güzel konuşurdu. Bazen otobüse binince kimse anlamasın diye arkadaşlarla Fransızca konuşurduk. 1945 yılında Annem beni tek başıma Amerika'ya gönderdi. Önce Massachusestts'de okudum ardından New York'a yerleştim. Tabi o zamanlarda çok gelen vardı. Özellikle öğrenciler çoğunluktaydı." dedi.

YOGUSLAV BİRİYLE EVLENDİM

Yeni adı Macy olan şimdi adını unuttuğum o şirkette bir süre yöneticilik yaptığını dile getiren Suleyman "Chicago'da Pazarcılık yapan bir Yoguslav biriyle tanıştım. Chicago'ya gelmeme vesile olan bir arkadaşım vardı onun tanıdığıydı.  Eşim önce Yoguslavya'dan Kanada'ya geliyor. O zaman Kanada göçmen alıyormuş. Sonra sınırdan Amerika'ya geçiyor. Burada iş bulunca burada kalıyor. Zaten bildiği bir iş. Kendisi çocukken bahçelerden meyve toplayıp satarmış. Kısmet oldu, Evlendik. Eşim benden 15 yaş büyüktü. Nikah memuru adını sordu. Soyadı yoktu. O zaman kimse kimlikte sormuyor. Benim aklıma Osmanlıdan kalma bir fikir geldi. Dedim babanın adı ne? dedi Süleyman. Tamam işte soyadı Süleyman dedim. Öyle evlendirdiler bizi. 2 oğlum oldu. Eşimin babası Enver Paşa'nın yakın arkadaşıymış. O sürekli Enver Paşa hatıraları anlatırmış babama. Bir oğlumun adını Enver koydu. Diğerini Niyazi. İki oğlumda Vietman gazisiydi. Kaç yıl orada savaştı sağlam geldiler. Eve geldiklerinde vücutlarını yokladım yaralanmışlar mı diye. Ama sağlamdılar. Her Cuma akşamı beni ararlardı. Biz iyiyiz merak etme diye. Bir arkadaş grubum vardı, Her Cuma akşamı bize gelirlerdi. Eğer çocuklarıma bir şey olduysa destek olmak için. Biri kazada hayatını kaybetti. Arkadaşı arabayla oğlumun kullandığı motosiklete çarpıyor. Köprüden taşların üstüne düşmüş.  Arkadaşı da çok geçmeden ben sebep oldum diyerek intihar etti. O acıma bir acı daha eklendi. 2 çocuğu var bana göstermiyorlar. Anneannesi sakın yaklaşmayın çocukları alırlar diyerek. İzlerini kaybettirdiler. Çok üzülüyorum görmediğim için." şeklinde konuştu.

TÜRKİYE'DEN İLK MEKTUBU ALINCA ÇOK AĞLADIM

Annesi ile babasının tek çocuğu olduğunu aktaran Safa Suleyman, yıllar sonra Türkiye'den mektup aldığını belirtti. Tarihleri pek hatırlamadığını anlatan Suleyman "Benim annem ve babam ayrılınca babam yeniden evlenmiş. Onların çocukları olmuş. Yıllar sonra mektup yazmışlar. Sen bizim ablamız değil misin? Neden bizi sormuyorsun diyerek içli içli bir mektubu alınca neye uğradığımı şaşırdım. Çok ağladım. Türkiye'ye gittim. Oradan Suriye'ye geçtim. Beni o kadar çok sevdiler ki, beni misafir etmek için adeta kavga ediyorlar. Her akşam birinde kalıyordum. Bir tane kardeşimde Beyrut'taydı. Onun yanına da gittim. Ayrılırken yine ağladım. Ama Amerika'da yaşam çok kolay değil. Tekrar gitmek fırsatım olmadı." diye konuştu.

CHICAGO KONSOLOSLUĞUNDA ÇALIŞMIŞ

Eşi vefat edince Chicago'ya yerleştiğini ifade eden Safa Teyze, "Ben eşimden sonra Chicago'ya çalışmaya geldim. Konsoloslukta uzun süre çalıştım. Bazen Türk öğrenciler gelirdi, 3-4 ayda Türkçe'yi unuttuklarını fark edince çok üzülürdüm. Bazılarına kızardım. '2-3 ay içinde Türkçe unutulur mu? Bakın ben 30 senedir buradayım, Türkçe konuşuyorum.' diye. Haksız mıyım?" diye sitem etti.

ANNEMİN BABASI ABDÜLKADİR GEYLANİ'NİN TORUNLARINDAN

Chicago'da göl kıyısında bir apartmanda oturan Safa Süleyman için belediye bir bakıcı vermiş. Yarım gün çalışan bakıcının Iraklı olduğunu belirten Süleyman "Çok iyi bir insan. Benim alışverişimi yapar, yemeğimi yapar. Hatta yatağıma kadar götürür. Üstümü örter. Iraklı olması daha da mutlu etti. Allah beni burada mükafatlandırdı. Ben hep iyilik yaptım. Yaşlıları görünce hep yardım ettim. Bana ailesi gibi bakıyor. Allah razı olsun. Benim dedem Abdülkadir Geylani'nin soyundan geliyor. Bir kısmı Bağdat'tan Erzincan Kemah'a gitmiş. Aslen oralıyız. Kuzenim tarihçiydi, o buldu. Ben Türkiye'yi çok seviyorum ama düzenim burada kuruldu. Annem burada vefat etti. Hemen yanında da ben mezar yeri aldım. Adımı bile yazdırdım. Bir ara Türkiye'ye yerleşmek için gittim. Samimi bir arkadaşım. Sen buraya alışamazsın, Amerika'ya git dedi. Biraz kalınca evet hak verdim. Geri döndüm." dedi.

İLK TÜRK DERNEĞİNİ BEN KURDUM

1960'lı yıllarda Konsoloslukta çalışırken, o zaman konsolosumuz rahmetli Kemal Arıkan olduğunu belirten Süleyman "Daha sonra Los Angeles'ta şehit ettiler. Yanıma gelir, Safa hanım neden burada bir Türk derneği yok. Neden Türkler bir cemiyet kurmuyor diyerek sitem ederdi. Bende bir gün evde arkadaşları topladım, 1969 yılıydı sanırım. Orada fikri oluşturduk. Turkish American Cultural Alliance Chicago (TACA)'nin kuruluşunun temeli benim evde atıldı. Kurduk ama paramız yoktu. Artık el birliği ile günler yapardık, Herkes evini açar kermesler düzenlerdik. Para toplardık. TACA böyle büyüdü. Chicago'da Türkler o zamanlar daha dayanışma içindeydi." diyerek sözlerini sürdürdü.

Hayatta tek kalmanın zor olduğunu dile getiren Safa hanım, "Çocuklar artık uzakta. Bende 99 yaşına kadar yaşadım. Yeter. İnsanlara hep iyilik yaptım. Hep iyilik gördüm. Hayatım genelde mutlu geçti. Allah'ıma şükürler olsun, artık yaşamdan bir zevk almıyorum. Yerimde hazır," şeklinde konuştu.

2019/05/2019-05-22-17-43-16.jpg
2019/05/2019-05-22-17-43-26.jpg
2019/05/2019-05-22-17-43-32.jpg
2019/05/2019-05-22-17-43-42.jpg
2019/05/2019-05-22-17-43-52.jpg
2019/05/2019-05-22-17-44-47.jpg
2019/05/2019-05-22-17-44-58.jpg
2019/05/2019-05-22-17-45-08.jpg

YORUMLAR

  • 3 Yorum
  • El Hakan Turko
    1 hafta önce
    YOGUSLAV nedir? niye haberleriniz de gramer bozuklugu var? Emine Yilmaz kim? sirf AKP\'li oldugu icin girmedigi yer kalmadi bu kadinin.
  • 4 ay önce
    Thank you for sharing your beautiful memory God bless you Love you from izmir karsiyaka.... New York Suffolk County
  • M Bereket
    4 ay önce
    Allah sağlıklı bir yaşam versin inşallah. Benim oğlumda tek çocuk Boğaziçi üniversitesi sonrasında New Jersey de başarılı bir master yaptı Şimdi orada biz onu Allah CC emanet ettik . Hayatta herkes kaderini yaşıyor . benim ailem de eşimin ailesi de çok büyük aileler fakat dediğim gibi asalet gün geldi paraya yenildi Allah emanet olun.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Harry Dunn's family coming to White House
Harry Dunn's family coming to White House
Osmanlı Şarkıları Amerika'ya Nasıl Geldi?
Osmanlı Şarkıları Amerika'ya Nasıl Geldi?