Kanada Nurgül Erbil’den Sorulur

Kanada Nurgül Erbil'den Sorulur

Sizlere Kanada’da uzun yıllardır hayatına devam eden ve eğitim ve emlak danışmanlığı yapan sevgili Nurgül Erbil’i tanıştırmak istiyoruz. Nurgül Erbil İstanbul doğumlu. Boğaziçi Üniversitesi İşletme Fakültesi mezunu olarak önce Türkiye'de Lintaş Reklam Ajansı, Şişe Cam, Philip Morris, sonra da ABD ve Kanada'da Ruder Finn, BİÇ ve Fellowes gibi ço kuluslu şirketlerde pazarlama alanında konusunda görevler üstendi. Esra Öziskender'in Haberi

07 Haziran 2018 - 22:09

New York'ta Kamu Yönetimi üzerine yüksek lisans eğitimini tamamladıktan sonra 2002 yılında Toronto'ya göçmen olarak yerleşti. İş aramaktan konut kiralamaya, yeni bir çevreye uyum sağlamaktan kişisel bilgi birikimini zenginleştirmeye kadar istisnasız her göçmenin yaşadığı ve öğrenmeye gereksinim duyduğu tüm konularda ilginç deneyimlerden sonra, kendisi gibi yeni göçmenlerin ve öğrencilerin hayatını kolaylaştırmak amacıyla Eğitim ve Emlak Danışmanlığına yöneldi.
“Hayat Boyu Eğitim” felsefesinin temsicisi olarak, Kanada Göçmenlik Danışmanlarının Denetleyici Konseyinin de üyesi olan Nurgül  Erbil, tek durakta üç çözüm ilkesiyle hizmet vermeye devam ediyor. 
Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?
Sanıyorum beni hayat boyu eğitime gönül vermiş birisi olarak tanıyabilirsiniz her şeyin başında. Benim için en önemli başlangıç sanıyorum çok keyif alarak okuduğum Kadıköy Maarif Koleji yıllarıdır. Ondan sonra Boğaziçi Üniversitesi’nde işletme fakültesinden mezun oldum. Daha mezun olmadan şanslı bir öğrenci olarak okul yıllığını çıkartırken bir reklam ajansında iş buldum ve ondan sonra da hem reklam ajansı ve peşinden de büyük bir sigara şirketinde üst düzey yöneticiliğe kadar giden bir kurumsal yaşantım oldu.
Kanada’ya yerleşmeye nasıl karar verdiniz?
Kuzey Amerika’ya gelmeme karar verdiren en önemli olay ise 99 depremidir. Büyük olaylar çok dramatik kararlar aldırtabiliyor insana. Bu depremin tam ortasında olmamama rağmen yaşanan sıkıntılar ve üzüntüler bana bir değişiklik yapma ihtiyacı hissettirmişti ve ben bunun en önemli çaresinin eğitim olduğuna karar vererek, New York’ta yüksek lisans yapmak üzere harekete geçtim. Bir yandan da Kanada’ya göçmen olarak gelmeye karar verdim ve işlemleri de başlattım. 2001 yılında New York’ta masterıma başladım, 2002’nin sonunda da göçmenlik işlemlerim bitmiş olarak Toronto’ya geldim. Burada da kurumsal yaşantı ile bir müddet devam ettikten sonra kendi işimi yapmaya karar vererek emlak danışmanlığının eğitimlerini almaya başladım. Burada organize emlak dünyasında çalışabilmek ve bir ofise bağlı olabilmek için sertifikanızı almış olmanız ve gerekli üyeliklere hak kazanmış olmanız gerekiyor. Kanada’da emlak danışmanlığı, inşaat sektörünün de, finans dünyasının da yani özetle ekonominin önemli bir parçası.
Ama sadece emlak danışmanlığı ile yetinmediniz, neden?
Emlak işleriyle uğraşırken son yıllarda aldığım sorular beni ister istemez eğitim dünyasının içine çekti. Gittikçe artan bir şekilde biz okul için gelmek istiyoruz diyen genç yetişkin profesyoneller, mesleğimde ilerlemem lazım ama dilim yeterli değil diyen yeni mezunlar, benim yaşım çok ileri artık benim için yurtdışına yerleşmek olmasa da çocuklarımın lise eğitimi acaba mümkün olabilir mi diye soran Türk anne babalar beni bu konuda uzmanlaşmaya ve çok genel bilgiler vermenin ötesinde bilgilenmeye ve kendimi geliştirmeye yöneltti.
Sadece devlet liseleri için değil son derece iyi bir sistemde eğitim almak için çocuklarını özel kolejlere getirmek veya yollamak isteyen aileler için Toronto’daki belli başlı belki 20- 25 özel okulu ziyaret ederek hepsini tanıdım, yöneticileriyle tanıştım ve bu okulları gezdim. Ben dünyanın başka hiçbir yerinde değil sadece Kanada’ya özellikle Toronto ve civarına eğitim için gelmek isteyen kişi veya ailelerle ilgileniyorum. Bu yüzden top yekün bu tecrübeden mutlu olarak dönmeleri beni çok ilgilendiriyor. Herhangi bir ülkede herhangi bir okulu tanıtmak ve pazarlamak değil benim amacım, bu yüzden de özellikle lise çağında gelecek olan çocuklar için her aileye her çocuğa sadece bütçe olarak değil aynı zamanda kişiliğine, uzun vadeli hedeflerine seçmek istediği mesleğe, ne tempoda nasıl bir öğrenci olmak istediğinden ilgili kararına bağlı. Her aileye veya kişiye her öğrencinin en çok uyacak okulları bulup onları tavsiye etmek istedim. Yoksa tabii ki acentaları daha yakın davranan ve onları ödüllendiren okullar yok değil ama ailenin hedeflerinde çocukların gelecekleri nde eğer özellikle üzerinde durmak istedikleri konular varsa bunu okullarla acentalar arasındaki ilişki değil, danışman ile aile arasındaki belirlemeli.  Bu noktada benim sorumluluğum ailelere karşı oluyor. Okul ve yaşanacak yerler özellikle lise çağında birbirine uyumlu ve yakın olması gerektiği için zaten emlak işinin bir parçasıydı kaçınılmaz olarak birbirlerini tamamlar oldular.
Eğitimden sonra Kayıtlı ve Denetlenir Göçmenlik Danışmanlığı da üçüncü dalınız, değil mi?
Evet. Yine geçtiğimiz günlerde ve özellikle son birkaç yıl eğitim ile göçmenlik Kanada’yı daha da ön plana getirmeye başladı. Ve ben hayat boyu eğitim mantığıyla yola çıkmış birisi olarak kayıtlı ve denetlenebilir vize danışmanı veya göçmenlik danışmanı olmak üzere, geçtiğimiz yılı eğitim alarak geçirdim. Ancak Kanada vatandaşı iseniz veya daimi oturma müsadeniz varsa böyle bir eğitimin okula gidebiliyorsunuz. Yani açıkçası vize işinizi biz yapıyoruz diyen bir çok kişi veya şirketin içersinde Kanada Vatandaşı veya oturma müsadesi olan birisi yoksa açıkçası vize işini sadece yardımcı olmak amaçlı olarak yapabilirler. Kanada devleti bu eğitimi almamış ve göçmenlik danışmanlığı konseyine üyeliğe kabul edilmemiş kişilerin para karşılığında göçmenlik danışmanlığı ve vize hizmeti vermesini yasaklar. Ama tabii ki dünyanın bir çok yerinde kendi konusuyla ilgili belli başlı formları doldurmayı öğrenerek eğitimi sattığı kişileri vize hizmeti veren bir çok kuruluş var. Ben bir Kanadalı olarak bu şekilde davranamıyorum.
Hepsini tek başına yapmak zor olmuyor mu?
Sonuçta emlak ile başlayan yolculuk eğitim ve şimdi de göçmenlik danışmanlığı ile devam etti ve ben buna tek durakta, üç çözüm diyorum ve gelecek ailenin, kişinin tüm ihtiyaçlarını bir proje yönetimi mantığıyla ele alıyorum. Hiç kimse her şeyi tek başına yapamaz; tabii ki ekip arkadaşlarım var ve onların uzmanlıklarına göre ya birlikte çalışıyoruz veya sürekli fikir alışverişi içinde birbirimze destek oluyoruz. Ama bir tek kişi ile sürekli görüşmek, hem zaman kaybını önlüyor hem de sadece bir okula gitmek değil uzun dönemli hedeflerine cevap verecek şekilde büyük resme ve daha kapsamlı bir yol haritasına doğru hizmet verilmiş oluyor.
Kanada’da göçmen olmanın zorlukları nelerdir?
İşe çok yüzeysel ve ilk başta hep biraz da şaka halinde söylenen şey iklimi .... ama bence bu konu çok abartılıyor. Bence insan vücudu zaman içersinde her şeyi alıştığı için iklim ilk başta zor olsa da zaman içersinde kesinlikle anlaşılmayacak bir şey değil. İstanbul’da yaşarken üç günü kar yağdığında perişan olduğumuz halde, bırakın üç gün 3 saatte şehir allak bullak olduğu halde Kanada’da hayat bütün hızıyla ve keyfiyle devam ediyor.
En azından Toronto ve civar için böyle söyleyebilirim. Pasifik okyanusunda Vancouver şehrinde yaşarsanız daha İstanbul iklimi gibidir ama sürekli yağmur olduğu için hava biraz daha gri ve kapalı olur buna karşılık yemyeşil nefis bir şehirdir. İklim kısmını bence insanlar çok dert etmemeli. Bizim de yurdumuzun çok soğuk sehirleri ve bu soğuk sehirlerde çok sıkıntı çekerek yaşayan insanlarımız var.
Peki iklimden daha önemli zorluk nedir öyleyse?
Kanada’da göçmen olmanın bence en zor tarafı ilk baştaki kültür adaptasyonu ve dili yeterli konuşamamaktan kaynaklanan geçiş dönemi. Ülkenin ana dili İngilizce olduğu için gerek iş ararken gerek hayata karışırken dil ve İngilizce ciddi bir konu. Buna daha gelmeden başlayarak ve geldikten sonrada çok önem vererek devam etmezseniz mesleğinizde olmanız gereken yeri ya gelemiyorsunuz yada geç geliyorsunuz. Bir başka konuda kanada tecrübeniz var mı sorusu, bu soru bir tüm göçmenlerin ilk defa iş ararken karşılaştıkları ve oldukça gerginlik yaratabilen bir konu.. Bunu aşabilmenin de bence en önemli kısmı yine İngilizce diline çok hakim olmaktan geçiyor. Aslında bir çok işveren senin İngilizcen yeterli değil diyemediği için, Kanada tecrübesini bir şemsiye soru olarak önümüze getiriyor ama kendinize iyi ifade edebildiğinizi anladığı ,gördüğü ve duyduğu zaman hızlı yol alabileceğinizi debildiği için sizi daha kolay şans verebiliyor
Böyle bir yolculuğa hazırlanan öğrenci veya ailelere ne önerirsiniz?
Çok açık ve geniş görüşle, farklı olacak bir çok şeye ruhen ve manen hazır olmalıliar. Göçmenlik kolay diyenlere inanmasınlar. Eninde sonunda işler yoluna girse de, başta zor bir dönem olacağı kesin. Para isteyerek, Kanada’da iş bulma vaadinde bulunan dolandırıcılara inamasınlar. Cesur ve girişken olup, özgüven sahibi olmak gerekir.
Okurlarımız size nasıl ulaşabilirler?
Önce beni değişik web sitelerimden tanımalarını öneririm. Egitim hizmetleriyle ilgili olan sitem www.pathwayCAN.com Turkce bir sitedir. Gocmenlik ile ilgili olarak ise www.immplusCANADA.com  sayfasina goz atabilirler. 
Bana ulasmanin en kolay yolu ise [email protected] adresime email yollamak veya whatsApp’dan +1 416 939 8571 numarasini aramak!
 

2018/06/2018-06-07-22-21-07.jpg
2018/06/2018-06-07-22-21-12.jpg
2018/06/2018-06-07-22-21-56.jpg

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Seren Fosforoğlu-İbrahim Öztürk boşandı
Seren Fosforoğlu-İbrahim Öztürk boşandı
'Bir Zamanlar Çukurova'da sürpriz! İşte Fekeli'nin aşkı
'Bir Zamanlar Çukurova'da sürpriz! İşte Fekeli'nin aşkı