New York-İstanbul Arası Corona Kabusu

Batuhan Sadak, New York’ta Corona virüsüne yakalanırken ailesi de İstanbul’da hastalıkla cebelleşti. Corona'ya nasıl yakalandıklarını, neler çektiğini, nasıl atlattığını kısaca tüm süreci ABDPOST.COM'dan Esinay Özyurtdaş'a anlattı.

New York-İstanbul Arası Corona Kabusu
20 Mayıs 2020 - 22:42 - Güncelleme: 21 Mayıs 2020 - 22:16

Esinay Özyurtdaş'ın Haberi

Batuhan Sadak, 3 yıldır Amerika’da yaşıyor. Asıl mesleği aşçılık olmasına rağmen o kozmetik firmasında operasyon müdürü olarak çalışıyor. Daha önce çok defa Amerika’ya gelip gitmesine rağmen birçok şeyin değişmediğine kem vuruyor.

Öncelikle Sağlık Sistemini Değerlendirelim

Çünkü birçok kez gelip giden birisi olarak ilk sorum Batuhan’a sağlık sistemi oldu. Nasıl değerlendiriyorsun dedim. Uzun uzun anlattı daha öncesinde de hastaneye gitmek zorunda olduğu zamandan bu yana değişen bir şey olmamış kanaatince. Geçmişte kolunun kırılması ile birlikte gittiği hastanede yaklaşık 13 Bin dolar fatura çıkarılmış. Tabii öğrenci olması ve sigortasının da avantajıyla ödeme yapmamış- New York’ta öğrenci iseniz birçok konuda şanslısınız demektir.

Amerika’nın Sağlık Sistemi Devlet Destekli Değil 

Amerika’nın sağlık sistemi devlet destekli değil özele dayalı şekilde ilerliyor. Türkiye ile kıyaslayınca kalitesiz kalıyor. Tabii birçok alanda değerlendirmeye açık bir konu fakat genel hatlarıyla bu şekilde. 

Korona’ya Nasıl Yakalandın? Malum Sen Hastayken New York’a Henüz Gelmemişti Korona Virüsü

Virüs henüz Amerika’da görülmeye başlarken 28 Şubat akşamı evde nefes alamadım. Normal grip gibiydi nargile de içtiğim için önemsiz gördüm. Ta ki ateşimin çok yükselmesine kadar… Ambulans çağırdım ve ateşim 39.7 idi. İlk sordukları soru yurtdışına çıkıp çıkmadığımdı. Seyahat etmediğim için onlarda Korona’dan şüphelenmediler. İlk iş sürüntü aldılar. Sonuç negatif çıktı.

Hastalığın En Önemli Semptomu Ateş Diyebilir Miyiz?

Sadece ateş değil ilk başta kuru bir öksürük oluyor. Boğaz ile geniz arasında. Oraya yerleşen bir şey var. Aslında konumlanmaya çalıştığını da söyleyebiliriz. Daha önce Domuz Gribi geçirdiğim için doktorlar onun üzerinde yoğunlaştı. Tansiyonum yüksek olduğu için 3 gün hastanede yattım. Sonrasında evde karantinaya aldım kendimi. Tekrar ateşim yükselince 4 gün hastanede kaldım- ateşim düşmediği için akabinde de Korona teşhisi konuldu. Tabii yeni yeni ülkede görüldüğü için muhtemelen ilk gittiğimde teşhisi koyamadılar. Çünkü onlarda bilmiyorlardı. 

Peki Karantinada Nelere Dikkat Ettin?

Evde kendime çok iyi baktım. Beslenmeme çok dikkat ettim. Malum aşçı olduğum için Türk mutfağının vazgeçilmezi sulu ev yemekleri yaptım bol bol. Ciddi şekilde C vitamini yüklemesi aldım. Doktorun verdiği bir ilaç vardı tabii. Portakal ve kivi yedim özellikle. Kök zencefili kaynatıp limonla ve balla içtim. Tavsiye ederim bana faydası çok büyük oldu.

Hastalığın En Zor Kısmı Psikolojik: “Allahım Canımı Al” Dedim 

Hastalığın en zor kısmı psikolojimin bozulması oldu. Öksürürken;”Allahım canımı al da bende kurtulayım sende rahatla.” dedim. Çok şiddetli öksürüklerdi. Bir ara boğulduğumu hissettim. Hani su içerken yanlışlıkla nefes borunuza kaçar da ciğerlerinizde hissedersiniz ya o şekilde. 

Tam Rahatladım Derken…

Benim babam pilot 20 senedir özel bir şirkette uçuyor ve üst rütbeli. Annemde ev hanımı ve iki kardeşim var. Annem ilk başta grip gibiydi ve o da önemsemedi bir de Korona baş göstermişti. Yoğun ısrarlarıma rağmen doktora gitmeyi ikna edemedim. Sonra babam yurtdışından geldikten sonra ikisi de grip şeklinde başladı. Ateş ve kuru öksürükle gittiler hastaneye. Babamın pilot arkadaşında da (Maalesef vefat etti.) aynı reaksiyonlar derken kardeşlerimde de baş gösterdi. Babam yaşından dolayı zor atlattı bir kardeşimle beraber. Annem ve diğer kardeşimde hafif atlattı. Bir tek babam hastanede 5 gün kaldı kendi isteğiyle. Hastaneden çıkış da çok önemli evde karantina sonunda hastalık atlatılıyor. Burada en önemli ayrıntı hastaneden çıktıktan sonra da tam anlamıyla iyileşmiş sayılmıyorsunuz! Çünkü yaklaşık 15 gün sonra hastalığı atlattılar.

***

-Burada ekleme yapmam gerekirse Batuhan’ın babası solunum cihazına hiç bağlanmadı. Çünkü uzun yıllar önce sigarayı bırakmıştı. Zaten pilot olduğu için de 6 ayda bir rutin sağlık kontrollerini gerçekleştirdi. Sağlıklı beslenip kendisine dikkat ettiği içinde hastalıktan kolayca kurtuldu. Uzmanların açıklamaları da bu yönde ağırlık gösteriyor. Kronik rahatsızlığı olanlar için durum daha da ciddileşiyor. Normal şartlarda bağışıklık sistemimizle mücadele ediyor virüs. Bir diğer en yakın arkadaşımda hastanede yatmadan kendi kendisine iyileşti. Hatta doktorun tavsiyesi sen gençsin evde karantinaya al kendini iyileşeceksin olmuştu. 

Hastalık Bitti Peki Sonuçları?

Evde kalmamız çok önemli kesinlikle. Çünkü ailemin hastalığı döneminde yanlarında olamadım. Uçak seferleri durduruldu. Aile büyükleri ise, evde kalarak korundu. Kronik rahatsızlığı olanlar için durum çok ciddi çünkü. Hastalık bittikten sonra da nefes almakta zorlandım. Hala öksürme ihtiyacım oluyor. Bir hasar oluştuğu kesin!

Hastalıktan Sonra Psikolojik Olarak Neler Değişti? 

Psikolojik olarak yalnızsınız. Ölümden korkmuyorum ama sevdiklerimi kaybetmekten korkuyorum. Biraz bencilce belki ama sevdiklerimden önce öleyim dedim. Babamın pilot arkadaşı ölünce beni çok etkiledi inanamadım. Ailemi bile arayamadım. 

Kültürümüzde Biliyorsunuz Sarılırsınız Öpersiniz… 

Ölüm Allah’ın emri. Ailemden birisi vefat ederse ben gidemeyeceğim son görevimi yapamayacağım. Sarılıp öpemeyeceğim sırtıma alıp taşıyamayacağım. Sevdiğim insanın yapayalnız ölmesi beni çok etkilerdi. 

Alarmı, Doktor Randevusunu Herşeyi Erteledik…

Senin de dediğin gibi alarmı erteledik, doktor randevusunu erteledik, iki arkadaş buluşacaksak da canımız sıkkınsa bugün görüşmeyelim yarın görüşelim dedik. Ama en büyük şeyi unuttuk seni seviyorum demeyi. Arkadaşını, aileni, akrabanı, sokaktaki insanı bile sevebilirsin. Hiç önemli değil önemli olan seni seviyorum demek ama ertelememek lazım hayatı. Ne zaman ailemle konuşsam birbirimize seni seviyorum diyerek telefonu kapatıyoruz. 



 


YORUMLAR

  • 0 Yorum