• Reklam
Reklam

New York'ta Bir Avukat: Yasin Akalan

Yasin Akalan, pandemiyle birlikte ismini duyuran bir avukat oldu. ABDPOST.COM muhabiri Esinay Özyurtdaş Avukat Akalan ile Green Card ile ilgili çeşitli konuları konuştu. Akalan Green Card'ın bundan öncesini ve sonraki geleceğini anlattı.

Reklam
New York'ta Bir Avukat: Yasin Akalan
31 Aralık 2020 - 08:42 - Güncelleme: 31 Aralık 2020 - 12:13
  • Reklam

Neden Göçmenlik Avukatı?

Meslekte 4 yıllık tecrübenin ardından kendisini göçmenlik alanında mutlu hissettiğini fark ettikten sonra bir aydınlanma yaşıyor ve ekliyor o kadar alternatif arasından fark ettim ki en çok göçmenlik alanında mutlu oluyorum. Avukatların ender sahip olduğu yardımseverlik yanını ortaya koyarak kendi hukuk bürosunda hizmet vermeye başlamış.

Sosyal Medyanın Mesleğinize Katkısı Oldu Mu?

Sosyal medya reklam olarak kaçınılmaz bir gerçek... Reklamın dışında sosyal medya daha fazla insana hitap etmemizi sağladı. Mesela insanlar göçmenlik alanında Türk avukatların varlığından bi haber. Sosyal medya sanılanın aksine rekabet ortamı yaratmayıp bilgi platformuna dönüştü. Bilgilere deneyimler eklenince yardımlaşma iletişimle pekişti ve paslaşma kaçınılmaz oldu.

Avukat Gözünden Göçmenlik Alanında En Büyük Sıkıntı Nedir?

İnsanların hayatını kolaylaştırmak için elektronik ortamın oluşması gerekiyor. Mesela dava sürecinde evinizden taşındınız bunu iki şekilde bildirmeniz mümkün. Adres değişikliğini posta yoluyla yada yüz yüze form doldurarak yapmak zorundayken insanlar bunu önemsemeyerek yapmıyor. Göçmenlerin en büyük sıkıntılarının çözümü ise, elektronik ortamda bunların tek tuşla yapılması fakat henüz böyle bir uygulama yok. Bu tarz bir sistem gerçekten hayat kurtarıcı olur çünkü mahkeme sürecindeki adres değişikliği gibi sorunlar yüzünden birçok insan sınır dışı ediliyor.

Geçen Yıl Yüksek Sesle Söylenmese de Green Card Çekilişi, Tarihinde İlk Kez Şaibe Yaşadı. Peki, Green Card Çekilişindeki Şaibe Neydi?

Şaibe, Trump yönetiminde mülakatlar konusunda vardı. Pandemiyle birlikte Konsolosluklar ve Elçilikler kapanınca insanlar mülakatlara gidemedi ve sonra da yasaklar başladı. Bu yasaklara karşı davalar açıldı. Bir mahkeme kararıyla, mülakatlar verilsin ama kararnameyle 1 Ocak’tan itibaren ülkeye girebilsinler denildi. Ülkeye giriş çıkış sorunu başladı. Burada yasal olarak kalanlar şanslıydı çünkü vize görüşmesi için Türkiye’ye gitmek zorunda kalmadılar ve Amerika’dan statü değişikliği yapabildiler. Bizim işi sıkı tutmamızla birlikte birçok kişinin 30 Eylül’e kadar Green Card işlemleri halloldu.

Green Card Çekilişinde Mahkeme Tarihinde İlk Kez Ekstra Yeni Vize Verildi. Peki Trump Dönemindeki Tüm Bu Çalkantılardan Sonra Biden Yönetiminin Göçmen Politikası Nasıl Olur?

Obama hükümeti Trump hükümetine göre daha göçmen yanlısı bir politika izliyordu. Trump hükümeti tam tersi politikalar uyguladı. Biden hükümeti için konuşmak çok erken çünkü hali hazırda Georgia seçimleri henüz bitmedi. İki senato adayı daha belirlenecek. İkisini de demokratlar kazanırsa senato yarı yarıya olacak. Bir oylama durumunda 50/50 olursa son karar Başkan Yardımcısı Kamala Harris’in olacağı için bu durumda senato da teknik olarak Demokratlar’ın elinde olacak diyebiliriz ama buradaki sistem Türkiye gibi değil. Amerika’nın Türkiye’den farkı siyasi partinin kararına %100 uyum her zaman söz konusu olmuyor. Bu da demektir ki Georgia’yı ikide iki Demokrat Parti kazansa bile Biden yönetiminin her dediği anında olacak demek değil. Çünkü bir Senator oy vermeden önce hem partisinin hem de kendi eyaletinin insanlarını  genel görüşü üzerinden değerlendirme yaparak oy kullanıyorlar.

Bu Şartlar Altında Biden’ın Kaçaklara Vatandaşlık Yolunu Açması da Mümkün değil...

Biden senato onaylamadan tek başına Yasama gücü oluşturamaz. Amerika’daki başkanlık sistemi birbirine bağlı ilerlerken vatandaşlık bir kişinin kararıyla verilmez. Senatonun Biden’ın tüm göçmenlik kararlarını destekleyeceğini söyleyemeyiz. Biden yönetimi, Trump’ın aldığı kararları geri çevirip Obama döneminin kararlarını tekrar uygulayabilirse bu bile fark yaratır. Çünkü Obama dönemindeki göçmen politikası çoğunlukla suça karışmış insanların sınır dışı edilmesini öngörüyordu. Trump hükümeti biraz daha genel çerçeveli bir biçimde göçmenliğe cephe aldı. 

Son soruyu kendim için sorarken ekliyorum merak etmeyin henüz bir avukata ihtiyacım yok :) Gülüşmeler eşliğinde Amerika’da nasıl avukat olunur diye sorarken kendi geleceğimi tayin edecek tavsiye niteliğinde uzun uzun akademik kariyer hakkında konuşuyoruz.

Türkiye’deki sistemde lisansınızı hukuk okumadan avukat olamıyorsunuz hatta Avrupa için de çoğunlukla geçerli bir kural bu. Ben Bilkent’te hukuk okuduktan sonra Richmond Üniversitesi’nde bir yıl yüksek lisans yaptım. Biz yurtdışında hukuk okuduğumuz için bize master yapma izni veriliyor. Sonrasında Baro sınavına girmeniz gerekiyor. Master yapanlar için New York en meşhur eyalet hatta. Gelelim Amerika’daki sisteme burada 4 yıllık hukuk programı yok. Hukuk öncesi eğitimi var. İlgili bir bölümü bitirip sonrasında Juris Doctor adında 3 yıllık doktora programını tamamlamanız gerekiyor. Sonrasında sizde bizim gibi avukat olabiliyorsunuz. Tabii Baro sınavını geçtikten sonra :)

Bir Avukata Nazaran Gazeteci Olarak Şansım Var mı?

Bizden şanslısınız hem de :) Bizler dezavantajlıyız çünkü lisans ve yüksek lisansı sadece hukuk alanında yaptığımız için patent, telif ve benzeri alanlarda işe alınmakta zorlanıyoruz. Basın lisansına sahipken fikri mülkiyet alanında bana göre kolaylıkla iş bulabilirsiniz. Basın kuruluşlarını temsilen avukat olabilirsiniz öncesinde Baro sınavında yeterliliğinizi kanıtlamanız gerekiyor. Unutmamak gerekir ki sınavlar eyaletten eyalete değişiyor. Sıfırdan başlayacaksanız avukat olana kadar önümüzdeki en az 5 yıl sağlam çalışmanız gerekiyor :)



 
  • Reklam

YORUMLAR

  • 0 Yorum
  • Reklam

Haberleri Google News üzerinden takip etmek için tıklayınhttps://www.alexa.com/siteinfo/abdpost.com