<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/">
    <channel>
        <title>ABDPost | US News in Turkish - Amerika&#039;dan Haberler - Sağlık</title>
        <description>ABDPost.com; Amerika&#039;daki Türklerin gazetesi | AMERİKA&#039;DAN TÜRKÇE HABERLER - US TODAY NEWSPAPER, abd haberleri, usa news, USA haberler, Newspaper of American Turks</description>
        <link>https://www.abdpost.com</link>
        <language>tr</language>
        <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 15:50:38 +0300</pubDate>
                                <item>
                <title>New York&#039;ta Legionella alarmı! 31 bina inceleme altında</title>
                                    <description>ABD&#039;nin New York kentinde Upper East Side bölgesinde görülen Lejyoner hastalığı vakaları 54&#039;e yükseldi. Yetkililer, Legionella bakterisinin tespit edildiği 31 bina için önlem aldı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>New York Şehri Sağlık Departmanı, Manhattan'daki Upper East Side bölgesinde Legionella bakterisinin tespit edildiği 31 binayı belirledi. Yetkililer, 10 Temmuz itibarıyla geçen hafta ilk kez tespit edilen vaka kümesiyle bağlantılı en az 54 Lejyoner hastalığı vakasının kayda geçtiğini açıkladı. Salgının kesin kaynağı ise henüz belirlenemedi.</p>

<h3>Temizlik Çalışmaları Devam Ediyor</h3>

<p>Sağlık yetkilileri, bakterinin tespit edildiği 31 binadan 19'unda soğutma kulelerinin boşaltıldığını, temizlendiğini ve dezenfekte edildiğini bildirdi. Kalan 12 binadaki çalışmaların ise cumartesi günü sonuna kadar tamamlanmasının beklendiği belirtildi.</p>

<h3>Hastanede Tedavi Görenler Var</h3>

<p>Sağlık Bakanlığı'nın paylaştığı bilgilere göre Lejyoner hastalığı teşhisi konulan 18 kişi halen hastanede tedavi görüyor. Daha önce 22 hastaneye yatış vakası açıklanmıştı. Yetkililer, şu ana kadar salgına bağlı herhangi bir ölüm vakasının bildirilmediğini duyurdu.</p>

<h3>Kaynak Henüz Kesinleşmedi</h3>

<p>New York Şehri Sağlık Komiseri Dr. Alister Martin, hastalığa yol açan canlı Legionella bakterisinin tam olarak hangi noktadan yayıldığını belirlemek için kapsamlı incelemelerin sürdüğünü söyledi. Yetkililer, pozitif test sonucunun tek başına ilgili binanın salgının kaynağı olduğunu göstermediğini, ek testlerle kesin sonuca ulaşılmasının hedeflendiğini ifade etti.</p>

<h3>Guggenheim Müzesi De Listede</h3>

<p>Etkilenen yapılar arasında Guggenheim Müzesi, bir Whole Foods mağazası, doktor muayenehaneleri, yaz kampı ve çok sayıda konut binası da yer aldı. Sağlık Departmanı, önlem amacıyla listedeki tüm binaların soğutma kulelerinin boşaltılması, temizlenmesi ve dezenfekte edilmesi talimatını verdi.</p>

<p>Guggenheim Müzesi yönetimi ise yaptığı açıklamada, şehir kurallarına uygun şekilde soğutma kulelerinde her ay düzenli test ve bakım uygulandığını, işlemlerin bağımsız uzman şirketler tarafından yürütüldüğünü ve test sonuçlarının ardından gerekli düzeltmelerin gecikmeden yapıldığını bildirdi.</p>

<p>Müze açıklamasında, "Şehir yönetimi, şu anda ek bir önlem alınmasına gerek olmadığını ve bunun bina içindeki hiç kimse için risk oluşturmadığını doğruladı. Personelimizin ve halkın güvenliği en büyük önceliğimizdir ve tüm şehir yönergelerine uymaya devam ediyoruz." denildi.</p>

<h3>Testler Sürüyor, Liste Genişleyebilir</h3>

<p>Yetkililer, daha fazla laboratuvar sonucunun beklendiğini ve bu nedenle bakterinin tespit edildiği bina sayısının artabileceğini açıkladı. Onarım çalışmalarının cumartesi gününe kadar tamamlanması istenen 12 bina için de sürecin yakından takip edildiği belirtildi.</p>

<h3>Bakteri Açık Havaya Yayılıyor</h3>

<p>Sağlık Departmanı, riskin binaların içme suyu sisteminden değil, çatıdaki soğutma kulelerinden atmosfere yayılan su buharından kaynaklandığını vurguladı. Bu nedenle bölgede yaşamayan kişilerin de bakteriye maruz kalabileceği ifade edildi. Yetkililer ayrıca musluk suyunun, duş kullanımının ve yemek hazırlamada kullanılan suyun güvenli olduğunu bildirdi.</p>

<h3>İnsandan İnsana Bulaşmıyor</h3>

<p>Legionella bakterisinin çevrede doğal olarak bulunabildiği ve özellikle su bulunan ortamlarda çoğaldığı belirtildi. Yetkililer, hastalığın insandan insana bulaşmadığını, bu nedenle maskelerin bulaşma riskini azaltmada etkili kabul edilmediğini aktardı.</p>

<h3>Belediye: Hızlı Müdahale Ettik</h3>

<p>Vaka kümesinin 10075, 10028 ve 10128 posta kodlarını kapsayan bölgede görüldüğü açıklandı. Upper East Side'da 76. ve 97. caddeler arasındaki yaklaşık 183 soğutma kulesi sistemi test edildi.</p>

<p>New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani, ilk test sonuçlarının ardından ilgili binalara soğutma kulelerini temizleme ve dezenfekte etme talimatı verildiğini belirterek sürece "agresif bir yaklaşım" sergilediklerini söyledi.</p>

<p>Dr. Alister Martin ise, "Vaka kümesini erken tespit ettik. Hızlı hareket ettik. O zamandan beri durmadık." dedi.</p>

<p><img alt="New York'ta Legionella alarmı! 31 bina inceleme altında" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="675" src="https://images.abdpost.com/uploads/2026/07/legionella-hastaligi-nedir-salgin-6a52fbf59c163.jpg" width="1200" /></p>

<h3>Lejyoner Hastalığı Nedir?</h3>

<p>Lejyoner hastalığı, grip benzeri belirtilerle başlayan ve ağır seyredebildiği için zatürreye yol açabilen bir enfeksiyon olarak biliniyor. Sağlık yetkilileri, bu olayın binaların iç tesisatından değil, soğutma kulelerinden yayılan su zerreciklerinden kaynaklandığını belirterek vatandaşların musluk suyunu kullanmaya, duş almaya ve klimalarını çalıştırmaya devam edebileceğini açıkladı.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.abdpost.com/media/2026/07/post439118_6a52fb94c76d7_h.jpg</image>
                                <category>Amerika,Sağlık</category>
                <author>Ayyıldız Kaptan</author>
                <link>https://www.abdpost.com/new-yorkta-legionella-alarmi-31-bina-inceleme-altinda/439118</link>
                <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 05:27:31 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Kongo&#039;da görevli ABD vatandaşı Ebola virüsüne yakalandı!</title>
                                    <description>Kongo&#039;da görev yapan bir ABD vatandaşının Ebola virüsüne yakalandığı açıklandı. CDC temaslı takibi sürerken salgında 1.830 vaka ve 648 ölüm kaydedildi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC), Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde bir insani yardım kuruluşunda görev yapan ABD vatandaşının Ebola virüsü testinin pozitif çıktığını açıkladı. </p>

<p><img alt="Kongo'da görevli ABD vatandaşı Ebola virüsüne yakalandı!" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="675" src="https://images.abdpost.com/uploads/2026/07/abd-vatandasi-ebola-virusu-6a52c3b7b61bf.jpg" width="1200" /></p>

<h3>Temaslı Takibi Başlatıldı</h3>

<p>CDC, virüsün yayılmasını önlemek amacıyla hastanın işvereni, ABD'li kurumlar, halk sağlığı yetkilileri ve Kongo'daki sağlık ortaklarıyla koordineli çalışma yürüttüğünü bildirdi. Kurum, vaka hakkında ek ayrıntı paylaşmadı.</p>

<h3>ABD Dışişleri Süreci Yakından İzliyor</h3>

<p>ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, CBS News'e yaptığı açıklamada olaydan haberdar olduklarını belirterek, etkilenen ABD vatandaşına gerekli desteğin sağlanması için aktif şekilde çalıştıklarını ifade etti.</p>

<p>Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri'nin bu hafta paylaştığı verilere göre, Kongo'da şimdiye kadar 1.830 doğrulanmış Ebola vakası tespit edildi. Salgın nedeniyle 648 kişi hayatını kaybetti. Yetkililer, komşu Uganda'da da Ebola vakalarının doğrulandığını açıkladı.</p>

<h3>Daha Önce De ABD Vatandaşı Enfekte Olmuştu</h3>

<p>Salgının ilk haftalarında Kongo'da görev yapan bir ABD'li doktorun da Ebola testinin pozitif çıktığı, tedavi amacıyla Almanya'ya nakledildiği bildirildi. Haftalar süren tedavinin ardından sağlığına kavuşan doktor ve karantinadaki ailesi, Haziran ayında ABD'ye döndü.</p>

<h3>Tahliye Planı Askıya Alındı</h3>

<p>Trump yönetimi döneminde, yurt dışında Ebola'ya maruz kalan ABD vatandaşlarının ülkelerine gönderilmeden önce Kenya'da kurulacak bir tesiste kabul edilmesi planlanmıştı. Ancak Kenya'da mahkemenin verdiği karar sonrası bu proje durduruldu.</p>

<h3>Salgın Mayıs Ayında İlan Edildi</h3>

<p>Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) aktardığı bilgilere göre Kongo makamları, hastalığın haftalar boyunca tespit edilemeden yayılmasının ardından 15 Mayıs'ta yeni Ebola salgınını resmen ilan etti.</p>

<h3>Aşı Yok, Klinik Çalışmalar Başladı</h3>

<p>Mevcut salgının, onaylanmış aşısı veya tedavisi bulunmayan nadir Bundibugyo virüsünden kaynaklandığı bildirildi. Ölümcül seyredebilen hastalığa karşı umut olması beklenen klinik tedavilerin denemelerine ise geçen hafta başlandı.</p>

<h3>Çatışmalar Müdahaleyi Zorlaştırıyor</h3>

<p>Doğu Kongo'da devam eden çatışmalar nedeniyle binlerce kişi yer değiştirmek zorunda kalırken, bu durum virüsün yayılma riskini artırıyor. Güvenlik sorunları ve sağlık merkezlerine yönelik saldırılar salgınla mücadeleyi güçleştirirken, yeterli koruyucu ekipmana ulaşamayan sağlık çalışanları da yüksek risk altında bulunuyor.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.abdpost.com/media/2026/07/post439114_6a52c340cde93_h.jpg</image>
                                <category>Amerika,Dünya,Sağlık</category>
                <author>Ayyıldız Kaptan</author>
                <link>https://www.abdpost.com/kongoda-gorevli-abd-vatandasi-ebola-virusune-yakalandi/439114</link>
                <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 01:26:58 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Alaska seferindeki dev gemide Norovirüs salgını: 125 vaka...</title>
                                    <description>Alaska ve Kanada&#039;yı kapsayan 20 günlük Ruby Princess seferinde görülen norovirüs salgını 125 yolcu ve mürettebatı etkiledi. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC), vakaların takibe alındığını açıkladı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Princess Cruises'a ait Ruby Princess gemisinde Alaska ve Kanada'yı kapsayan 20 günlük yolculuk sırasında ortaya çıkan norovirüs salgını nedeniyle 125 yolcu ve mürettebat hastalandı. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri'nin (CDC) 28 Haziran'da haberdar olduğu salgının ardından gemide kapsamlı temizlik çalışmaları başlatıldı, hasta yolcular ile mürettebat izole edildi.</p>

<h3>En sık görülen belirtiler neler?</h3>

<p>CDC'nin paylaştığı bilgilere göre salgından etkilenen kişilerde en sık görülen belirtiler ishal ve kusma oldu. Gemi personeli hijyen ve dezenfeksiyon çalışmalarını artırırken, salgının kaynağını belirlemek amacıyla test için dışkı örnekleri toplandı. Hastalık belirtileri gösteren yolcu ve mürettebat üyeleri ise gözetim altına alındı.</p>

<p><img alt="Alaska seferindeki dev gemide Norovirüs salgını: 125 vaka..." class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="675" src="https://images.abdpost.com/uploads/2026/07/alaska-kanada-princess-yolcu-gemisi-norovirus-salgini-6a46fc3795ab7.jpg" width="1200" /></p>

<h3>Şirketten vaka açıklaması</h3>

<p>Princess Cruises, 12 Haziran'da San Francisco'dan başlayan sefer sırasında sınırlı sayıda yolcunun hafif mide-bağırsak rahatsızlığı bildirdiğini doğruladı. Şirket, gemi genelinde gelişmiş hijyen protokollerinin hızla devreye alındığını, uygulanan önlemlerin ardından vaka sayısının azaldığını ve düşük seviyede seyrettiğini açıkladı.</p>

<h3>Yeni yolcular gemiye bindi</h3>

<p>Ruby Princess, 20 günlük seferini tamamladıktan sonra San Francisco Limanı'na yanaşırken, aynı gün Alaska seferine katılacak yeni yolcular gemiye binmek üzere terminalde sıraya girdi. Yolcular, şirketin kendilerini salgın konusunda önceden bilgilendirdiğini ifade etti.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.abdpost.com/media/2026/07/post438865_6a46fb50186ca_h.jpg</image>
                                <category>Amerika,Sağlık</category>
                <author>Ayyıldız Kaptan</author>
                <link>https://www.abdpost.com/alaska-seferindeki-dev-gemide-norovirus-salgini-125-vaka/438865</link>
                <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 02:58:06 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Hamburger Yerken Fark Etmedi, Hayatı Kabusa Döndü!</title>
                                    <description>Hiçbir şey hissetmedi, bir hafta sonra ölümden döndü! Mangal keyfi yapan ailenin dikkatsizliği kabusa dönüştü.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>ABD’nin Minnesota eyaletinde yaşayan Noah Walden, Anma Günü’nde ailesiyle birlikte mangal keyfi yaparken, hayatının en büyük kabusuyla karşılaşacağından tamamen habersizdi. Pişen hamburgerini afiyetle yiyen genç, o an hiçbir şey hissetmedi. Ancak hain tehlike, vücuduna sinsice girmişti.</p>

<p><strong>Gece Yarısı Acil Servise Kaldırıldı</strong></p>

<p>Hamburgeri yedikten yaklaşık bir hafta sonra, gece yarısı aniden başlayan şiddetli bir karın ağrısıyla uyanan Walden, apar topar hastaneye kaldırıldı. Acil serviste yapılan Bilgisayarlı Tomografi (BT) incelemesi, doktorları bile şoke eden acı gerçeği ortaya çıkardı: Mangalı temizlemek için kullanılan fırçadan kopan ince bir metal tel, yiyecekle birlikte gencin sindirim sistemine karışmış ve bağırsağına saplanarak delinmeye yol açmıştı.</p>

<p><img alt="" height="1268" src="https://images.abdpost.com/uploads/2026/07/surgery-homepage-hero-1216-6a46d26405cb6.jpg" width="1920" /></p>

<p>Zamanla yarışan doktorlar genç adamı hemen acil ameliyata aldı. Başarılı geçen operasyonla metal tel çıkarıldı ancak hasarın büyüklüğü nedeniyle Walden’ın bağırsağının yaklaşık 8 santimetrelik bölümü kesilmek zorunda kaldı. Ameliyatın ardından hayata tutunan gencin karnında, o korku dolu geceden geriye 15 santimetrelik derin bir ameliyat izi kaldı.</p>

<p><strong>"O Fırçaları Evinizden Hemen Atın!"</strong></p>

<p>Yaşanan bu travmatik olayın ardından konuşan anne Amie Walden, diğer aileleri uyardı: "Bizim yaşadığımız bu kabus kimsenin başına gelmesin. Evlerinizdeki metal telli mangal temizleme fırçalarını lütfen hemen çöpe atın. Bu ürünler kelimenin tam anlamıyla ölümcül birer risk taşıyor."</p>

<p><strong>İki Dev Markadan Tarihi Geri Çağırma: 13 Milyon Ürün Toplanıyor</strong></p>

<p>Noah Walden’ın başına gelen bu trajedinin tek örnek olmadığı kısa sürede anlaşıldı. Tüketicilerden gelen benzer yaralanma ve metal tel yutma şikayetlerinin çığ gibi büyümesi üzerine, ABD Tüketici Ürün Güvenliği Komisyonu (CPSC) harekete geçti. Mangal sektörünün iki dev üreticisi, toplamda 13 milyondan fazla fırçayı piyasadan geri çağıracağını duyurdu.</p>

<p><img alt="" height="1334" src="https://images.abdpost.com/uploads/2026/07/images-6a46d2ee74aa3.jpg" width="890" /></p>

<p>Nexgrill, 2015 ile 2025 yılları arasında satılan yaklaşık 10,2 milyon metal telli fırçayı, tellerin koparak yiyeceklere karışma riski nedeniyle piyasadan toplatıyor.</p>

<p>Weber ise wn az 38 resmi şikayet aldıktan sonra yaklaşık 3,2 milyon fırçasını geri çağırdı. Şirket, mağduriyet yaşayan müşterilerine ücretsiz ve güvenli naylon kıllı alternatif temizlik fırçaları göndermeye başladı.</p>

<p><strong>Uzmanlar Uyarıyor: "Alternatif Yöntemleri Seçin"</strong></p>

<p>Gastroenteroloji ve cerrahi uzmanları, zamanla yıpranan metal fırçaların üzerindeki tellerin gevşeyerek ızgara demirlerine yapıştığı konusunda ciddi uyarılarda bulunuyor. Izgaraya yapışan bu teller, daha sonra pişen etlerin içine gömülüyor ve çıplak gözle fark edilmesi neredeyse imkansız hale geliyor.</p>

<p>Sindirim sistemine giren bu milimetrik tellerin iç organları kesip delebileceğini, hayati risk oluşturan iç kanamalara neden olabileceğini belirten uzmanlar, mangal temizliğinde metal tel yerine şu güvenli alternatiflerin kullanılmasını öneriyor:</p>

<ul>
	<li>Yüksek ısıya dayanıklı naylon fırçalar,</li>
	<li>Sıkıştırılmış alüminyum folyo topları,</li>
	<li>Özel temizlik taşları (pumice stone),</li>
	<li>Geleneksel ve doğal bir yöntem olan ortadan bölünmüş soğan.</li>
</ul>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.abdpost.com/media/2026/07/hamburger-yerken-fark-etmedi-hayati-kabusa-dondu_6a46d231ace36_h.jpg</image>
                                <category>Sağlık</category>
                <author>Zehra Maral</author>
                <link>https://www.abdpost.com/hamburger-yerken-fark-etmedi-hayati-kabusa-dondu/438857</link>
                <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 23:53:33 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>ABD&#039;de 20 eyalete yayılan gizemli parazit alarmı</title>
                                    <description>ABD&#039;de 20 eyalette görülen Cyclospora cayetanensis kaynaklı salgında 145 kişi enfekte olurken, 20 kişi hastaneye kaldırıldı. Şiddetli sulu ishale neden olan parazitin hangi gıdadan bulaştığı ise henüz belirlenemedi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>ABD'de birçok eyalete yayılan Cyclospora cayetanensis kaynaklı salgın, sağlık otoritelerini harekete geçirdi. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri'nin (CDC) verilerine göre, mayıs ayından 16 Haziran'a kadar 20 eyalette toplam 145 kişiye enfeksiyon tanısı konuldu. Vakaların 20'si hastanede tedavi altına alınırken, şu ana kadar can kaybı yaşanmadı.</p>

<h3>Kaynağın Gıda Olduğu Düşünülüyor</h3>

<p>Yetkililer, hastaların hiçbirinin son dönemde yurt dışına seyahat etmemiş olmasının dikkat çekici olduğunu belirtti. Ayrıca enfeksiyonun insandan insana bulaştığına ilişkin bir bulguya rastlanmadı. Bu nedenle uzmanlar, salgının ABD'de tüketilen kontamine bir gıdadan kaynaklandığını değerlendiriyor. Ancak hangi ürünün salgına neden olduğu henüz netleşmedi.</p>

<p>CDC, yerel ve federal sağlık kurumlarının birden fazla eyalette görülen vaka kümelerini incelemeyi sürdürdüğünü açıkladı.</p>

<p><img alt="A young woman bends over a toilet, looking sick." src="https://nypost.com/wp-content/uploads/sites/2/2026/06/pregnant-drunk-illness-concept-young-132815238.jpg?w=1024" /></p>

<h3>En Dikkat Çeken Belirti Şiddetli Sulu İshal</h3>

<p>Cyclospora paraziti, "siklosporiyazis" adı verilen bağırsak enfeksiyonuna neden oluyor. Hastalığın belirtileri genellikle enfeksiyondan yaklaşık bir hafta sonra ortaya çıkıyor.</p>

<p><strong>En yaygın belirtiler şöyle sıralanıyor:</strong></p>

<p>-Şiddetli sulu ishal<br />
-Karın krampları<br />
-Mide bulantısı ve kusma<br />
-Halsizlik<br />
-İştahsızlık<br />
-Şişkinlik<br />
-Hafif ateş</p>

<p>Uzmanlar, tedavi edilmeyen vakalarda belirtilerin bir ay veya daha uzun sürebileceğini, bunun da susuz kalma riskini artırabileceğini belirtiyor.</p>

<h3>Daha Önce De İthal Ürünlerle Bağlantılı Salgınlar Yaşanmıştı</h3>

<p>CDC, Cyclospora vakalarının geçmişte kişniş, ahududu, bezelye, karışık marul ve fesleğen gibi ithal taze ürünlerle ilişkilendirildiğini hatırlattı. 2019 yılında Meksika'dan ithal edilen fesleğen salgına neden olurken, 2018 yılında McDonald's salatalarıyla bağlantılı başka bir salgında yaklaşık 400 kişi enfekte olmuştu.</p>

<p>Mevcut salgında en fazla vaka New York'ta görülürken, Texas ve Illinois de en yüksek vaka sayısına sahip eyaletler arasında yer alıyor. CDC, henüz teşhis edilmemiş hastalar bulunabileceği için gerçek vaka sayısının açıklanan rakamların üzerinde olabileceği uyarısında bulunuyor.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.abdpost.com/media/2026/06/abdde-20-eyalete-yayilan-gizemli-parazit-alarmi_6a4417f00906d_h.jpg</image>
                                <category>Amerika,Sağlık</category>
                <author>Mutlu Mutlu</author>
                <link>https://www.abdpost.com/abdde-20-eyalete-yayilan-gizemli-parazit-alarmi/438809</link>
                <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 20:58:17 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Brezilya ormanlarındaki o ağaç Covid-19&#039;un sonu olabilir</title>
                                    <description>Ne kaçabiliyor, ne çoğalabiliyor! Bilim insanları COVID-19 virüsünün tüm savunma hattını çökerten doğal bir bileşik keşfetti.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Dünyayı sarsan COVID-19 pandemisinin üzerinden yıllar geçse de virüse karşı daha güçlü ve direnç geliştirmeyen ilaç arayışları hız kesmeden sürüyor. Uluslararası hakemli bilim dergisi Scientific Reports'ta yayımlanan yeni bir araştırma, tıp dünyasında büyük heyecan yarattı. Brezilya’nın zengin biyolojik çeşitliliğine ev sahipliği yapan Atlantik Yağmur Ormanları, bu kez insanlığa umut vaat eden doğal bir antiviral kaynağı sundu.</p>

<p><strong>Tek Bir Silah Yetmez: Virüse Üç Koldan Kuşatma</strong></p>

<p>Mevcut antiviral ilaçların en büyük zayıflığı, virüsün sadece tek bir proteinini hedef alması. Bu durum, virüsün zamanla mutasyona uğrayarak ilaca karşı direnç kazanmasına yol açıyor. Ancak Brezilya'ya özgü Copaifera lucens ağacının yapraklarından izole edilen "galloylquinic asitleri" ezber bozuyor.</p>

<p><img alt="" height="500" src="https://images.abdpost.com/uploads/2026/06/s-186f6f123902d71d001a86f0bc30068d6538ac7a-6a413e4510990.jpg" width="890" /></p>

<p>Laboratuvar ortamında yapılan testlerde, bu doğal bileşiklerin SARS-CoV-2'nin yaşam döngüsüne aynı anda farklı aşamalarda müdahale ettiği belirlendi. Araştırma sonuçlarına göre bu mucizevi moleküller:</p>

<ul>
	<li>Virüsün hücrelerimize yapışmasını sağlayan ünlü Spike (diken) proteinini kilitliyor,</li>
	<li>Virüsün bağışıklık sistemimizden kaçmasına yardım eden PLpro enzimini baskılıyor,</li>
	<li>İçeride hızla çoğalmasını sağlayan RNA polimeraz zincirini kırıyor.</li>
</ul>

<p>Kısacası virüs ne hücreye girebiliyor ne içeride çoğalabiliyor ne de kendini gizleyebiliyor.</p>

<p><strong>Ağır Vakalar İçin Çifte Etki: Enflamasyonu Frenliyor</strong></p>

<p>Keşfin heyecan yaratan bir diğer boyutu ise bileşiklerin sadece virüsü öldürmekle kalmaması. Bilim insanları, bu maddelerin aynı zamanda güçlü bir antiinflamatuvar (yangı önleyici) ve bağışıklık sistemini düzenleyici etkiye sahip olduğunu ortaya koydu. Bu durum, özellikle ağır COVID-19 vakalarında hastayı ölümcül noktaya getiren "sitokin fırtınasını" (aşırı bağışıklık tepkisini) kontrol altına almak için yeni bir kapı aralayabilir.</p>

<p><strong>Hücrelere Zarar Vermiyor</strong></p>

<p><img alt="" height="420" src="https://images.abdpost.com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-28-at-182416-6a413e3b74836.jpeg" width="728" /></p>

<p>Araştırma ekibi, bileşikleri virüse karşı test etmeden önce insan hücreleri üzerindeki güvenliğini (sitotoksisite) inceledi. İlk sonuçlar oldukça temiz: Doğal bileşikler virüsü yok ederken sağlıklı insan hücrelerine hiçbir zarar vermiyor.</p>

<p><strong>Reçete İçin Henüz Erken Ama Yol Haritası Hazır</strong></p>

<p>Bu keşif, doğanın yeni ilaçlar geliştirmede ne kadar devasa bir laboratuvar olduğunu bir kez daha kanıtladı. Ancak uzmanlar temkinli olunması gerektiği konusunda da uyarıyor. Keşfedilen bileşiklerin eczane raflarına inebilmesi için önünde hâlâ uzun bir yol var. Laboratuvar aşamasını başarıyla geçen maddelerin, yakın zamanda hayvan deneylerine ve ardından insanlar üzerindeki klinik çalışmalara (Faz aşamalarına) tabi tutulması planlanıyor. Tıp dünyası şimdi Brezilya ormanlarından gelecek yeni laboratuvar sonuçlarına kilitlenmiş durumda.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.abdpost.com/media/2026/06/covid-19a-karsi-buyuk-umut_6a413e1176a08_h.jpg</image>
                                <category>Sağlık</category>
                <author>Sena Seyma</author>
                <link>https://www.abdpost.com/brezilya-ormanlarindaki-o-agac-covid-19un-sonu-olabilir/438764</link>
                <pubDate>Sun, 28 Jun 2026 17:15:21 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>“Ozempic bebekleri” tartışması büyüyor!</title>
                                    <description>Son dönemde dünya genelinde gündem olan “Ozempic bebekleri” tartışmasını değerlendiren Uzm. Dr. Can Çiftçi, insülin direnci ve fazla kilonun kadınlarda yumurtlama düzenini bozabileceğini söyledi. Çiftçi, kilo kaybı ve hormonal dengenin sağlanmasının bazı kişilerde hamilelik ihtimalini artırabildiğini belirtti.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Uzm. Dr. Can Çiftçi, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada son dönemde sıkça konuşulan “Ozempic bebekleri” konusuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>İnsülin direncinin kadınlarda hormon dengesini etkileyerek yumurtlama düzenini bozabileceğini ifade eden Çiftçi, “İnsülin direnci azaldığında ve kilo kontrolü sağlandığında, bozulan yumurtlama döngüsü yeniden normale dönebiliyor. Bu nedenle bazı kişilerde hamilelik ihtimali artabiliyor” dedi.</p>

<h3>Ozempic Bebekleri Tartışması Nasıl Ortaya Çıktı?</h3>

<p>Ozempic ve benzeri GLP-1 sınıfı ilaçları kullanan bazı kişilerde beklenmedik hamilelik vakalarının görülmesi, sosyal medyada “Ozempic bebekleri” olarak adlandırılan tartışmayı gündeme taşıdı.</p>

<p>Uzmanlara göre bu ilaçlar doğrudan bir doğurganlık tedavisi değil. Ancak kilo kaybı, diyabet kontrolünün sağlanması ve hormon seviyelerindeki iyileşmeler, bazı kişilerde gebelik ihtimalinin artmasına katkı sağlayabiliyor.</p>

<h3>Kilo Kaybı Doğurganlığı Etkileyebiliyor</h3>

<p>Araştırmalar, obezitenin hem kadınlarda hem de erkeklerde doğurganlığı olumsuz etkileyebildiğini ortaya koyuyor. Uzmanlar, kilo kaybının hormonların dengelenmesine, yumurtlamanın düzenlenmesine ve üreme sağlığının iyileşmesine yardımcı olabileceğini belirtiyor.</p>

<p>Bazı çalışmalar ayrıca GLP-1 ilaçlarının yumurtlama süreçlerini destekleyebileceğine işaret ediyor. Ancak uzmanlar, bu ilaçların doğurganlık amacıyla kullanılmaması gerektiğinin altını çiziyor.</p>

<h3>Uzmanlardan Gebelik Uyarısı</h3>

<p>Öte yandan uzmanlar, Ozempic ve benzeri ilaçların gebelik dönemindeki etkilerine ilişkin yeterli bilimsel veri bulunmadığını vurguluyor.</p>

<p>Bu nedenle hamilelik planlayan veya tedavi sırasında hamile kaldığını öğrenen kişilerin, ilaç kullanımına devam etmeden önce mutlaka doktorlarına danışmaları gerektiği belirtiliyor.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.abdpost.com/media/2026/06/ozempic-bebekleri-tartismasi-buyuyor_6a3b7e8de7284_h.jpg</image>
                                <category>Sağlık</category>
                <author>Deniz Cagil</author>
                <link>https://www.abdpost.com/ozempic-bebekleri-tartismasi-buyuyor/438665</link>
                <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 08:59:01 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>California’da et yiyen vida kurdu sineği alarmı!</title>
                                    <description>Et yiyen New World screwworm sineği, ABD’de bilim insanlarını alarma geçirdi. Sessiz istila tehlikesi, California’da henüz tespit edilmese de 36 tuzakla sıkı takipte...</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>ABD’de hızla yayılan "New World Screwworm" sineğine karşı alarm seviyesi yükseldi. Bilim insanları, California’da henüz tespit edilmeyen bu türün ülke genelinde yayılım gösterdiğini ve yakın takip altında tutulduğunu bildiriyor. Uzmanlar, parazitin özellikle hayvancılık sektörü için ciddi risk oluşturduğunu ifade ediyor.</p>

<p><img alt="California’da et yiyen vida kurdu sineği alarmı!" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="675" src="https://images.abdpost.com/uploads/2026/06/new-world-screwworm-fly-california-abd-6a348b81a260c.jpg" width="1200" /></p>

<h3>Etle Beslenen Larva Yapısı</h3>

<p>Söz konusu sinek türü, bilim insanlarının ifadesine göre yumurtalarını canlı hayvanların açık yaralarına bırakıyor. Yumurtadan çıkan larvalar ise canlı dokuyla beslenerek ilerliyor. Mikroskop altında incelenen larvaların, dokuya daha derin ilerlemelerini sağlayan kanca benzeri yapılar taşıdığı belirtiliyor. Uzmanlar, bu özelliğin türü diğer sineklerden ayırdığını vurguluyor.</p>

<p><img alt="California’da et yiyen vida kurdu sineği alarmı!" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="675" src="https://images.abdpost.com/uploads/2026/06/larvalar-canli-eti-parcaliyor-6a348b94be31f.jpg" width="1200" /></p>

<h3>Yayılım Süreci Ve Bilimsel Takip</h3>

<p>ABD Tarım Bakanlığı’nın ulaştırdığı örnekler UC Riverside Veteriner Entomoloji Bölümü’nde inceleniyor. Araştırmayı yürüten ekipte yer alan Amy Murillo ve Alec Gerry, türün ABD’de en son 1966 yılında ortadan kaldırıldığını aktarıyor. Haziran ayı başından bu yana Texas ve New Mexico’da en az bir düzine hayvan enfeksiyonu doğrulandı ve bu durum ülke genelinde endişeyi artırdı.</p>

<h3>ABD Hayvancılık Sektörü Tehdit Altında! 113 Milyar Dolarlık Risk... </h3>

<p>Uzmanlara göre 113 milyar dolarlık ABD sığır endüstrisi ciddi tehdit altında bulunuyor. Parazitin özellikle yeni doğan buzağıları ve yaralanma izi bulunan hayvanları hedef aldığı belirtiliyor. Nadiren de olsa insanlarda da enfeksiyon görülebiliyor ancak erken müdahalede tedavi mümkün kabul ediliyor.</p>

<p><img alt="California’da et yiyen vida kurdu sineği alarmı!" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="675" src="https://images.abdpost.com/uploads/2026/06/et-yiyen-vida-kurdu-sinegi-6a348baf3849c.jpg" width="1200" /></p>

<h3>Tuzaklarla Yoğun İzleme Çalışması</h3>

<p>California’da dört farklı bölgede kurulan 36 sinek tuzağıyla aktif takip yürütülüyor. Şu ana kadar hiçbir örnek yakalanmadı. Ancak Meksika’daki vakaların artmasıyla birlikte yetkililer eğitim kampanyalarını da devreye aldı. Uzmanlara göre ilk tespiti büyük olasılıkla bir çiftçi, veteriner ya da hayvan sahibi yapacak.</p>

<p><img alt="California’da et yiyen vida kurdu sineği alarmı!" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="675" src="https://images.abdpost.com/uploads/2026/06/california-et-yiyen-vida-kurdu-sinegi-alarm-6a348bc347567.jpg" width="1200" /></p>

<h3>Steril Sinek Yöntemi Ve Mücadele</h3>

<p>Geçmişte türün ortadan kaldırılması için steril erkek sineklerin üretilip havadan bırakıldığı yöntem kullanılmıştı. Bu sayede Panama hattında uzun süre kontrol sağlanmıştı. Şimdi ise benzer uygulamalar yeniden devreye alınıyor. Texas’ta steril sinek salımları başlatılırken, bilim insanları döngünün kırılabileceğini ancak mücadelenin yıllar sürebileceğini belirtiyor.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.abdpost.com/media/2026/06/post438551_6a348aef0588f_h.jpg</image>
                                <category>Amerika,Sağlık</category>
                <author>Ayyıldız Kaptan</author>
                <link>https://www.abdpost.com/californiada-et-yiyen-vida-kurdu-sinegi-alarmi/438551</link>
                <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 03:18:01 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Yapay Zekâdan Sağlıkta Devrim: 60 Saniyede Tüm Vücut Taraması</title>
                                    <description>Yapay zekâ şirketi Midjourney, ultrason sensörleri ve gelişmiş algoritmalarla çalışan yeni teknolojisini tanıttı. Şirket, insan vücudunun tamamını 60 saniyeden kısa sürede tarayarak MR kalitesine yakın görüntüler elde etmeyi hedefliyor.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Yapay zekâ teknolojilerindeki hızlı gelişim, sağlık sektöründe de çığır açacak yeniliklerin önünü açıyor. Görsel üretim alanındaki yapay zekâ uygulamalarıyla tanınan ABD merkezli teknoloji şirketi Midjourney, şimdi de tıp dünyasını dönüştürmeyi hedefleyen iddialı bir projeyle gündemde.</p>

<p>Şirket, “Midjourney Medical” adı altında geliştirdiği yeni sistemle insan vücudunun tamamını yalnızca 60 saniye içinde tarayabilecek bir teknoloji üzerinde çalıştığını duyurdu. Projenin en dikkat çekici yönü ise mevcut MR (Manyetik Rezonans) cihazlarının sunduğu görüntü kalitesine yakın sonuçları çok daha kısa sürede ve daha erişilebilir bir yöntemle elde etmeyi amaçlaması.</p>

<p><img alt="" height="450" src="https://images.abdpost.com/uploads/2026/06/bcc49998-89ac-44c8-a36b-056d6824e3e2-6a34c9837c21a.jpg" width="800" /></p>

<p>Geliştirilmekte olan sistem, geleneksel tıbbi görüntüleme cihazlarından farklı bir yapıya sahip. Tarama işlemi, sığ bir su havuzunda gerçekleştirilecek. Hastanın etrafını çevreleyen özel bir ultrason sensör halkası, vücudun farklı bölgelerine eş zamanlı ultrason dalgaları gönderecek. Sensörler tarafından toplanan veriler ise gelişmiş yapay zekâ algoritmaları tarafından işlenerek ayrıntılı tıbbi görüntülere dönüştürülecek.</p>

<p>Midjourney yetkilileri, tüm sürecin bir dakikadan kısa sürede tamamlanmasının hedeflendiğini belirtiyor. Böylece hem görüntüleme süresi önemli ölçüde kısalacak hem de sağlık hizmetlerine erişim kolaylaşacak.</p>

<p>Şirket, bu teknolojiyi yalnızca bir tıbbi cihaz olarak değil, yeni bir sağlık deneyiminin parçası olarak sunmayı planlıyor. “Midjourney Spa” adı verilen konsept kapsamında kurulacak merkezlerde sıcak havuzlar, saunalar ve soğuk terapi alanlarının yanı sıra tam vücut tarama istasyonları da yer alacak.</p>

<p><img alt="" height="414" src="https://images.abdpost.com/uploads/2026/06/images-8-6a34c9b026d01.jpg" width="738" /></p>

<p>İlk tesisin 2027 yılında San Francisco’da hizmete açılması hedefleniyor. Kullanıcılara başlangıçta ayrıntılı vücut analiz raporları sunulacak. Gerekli düzenleyici ve tıbbi onayların alınmasının ardından sistemin daha kapsamlı teşhis ve sağlık taraması hizmetleri vermesi planlanıyor.</p>

<p>Önümüzdeki bir yıl boyunca donanım ve yapay zekâ algoritmalarının geliştirilmesine odaklanacak olan Midjourney, daha sonra klinik araştırma sürecine geçmeyi hedefliyor. Şirketin yol haritasına göre 2028 yılında teknolojinin farklı şehirlerde yaygınlaştırılması ve üçüncü nesil tarayıcıların devreye alınması planlanıyor.</p>

<p><img alt="" height="516" src="https://images.abdpost.com/uploads/2026/06/hld3jkkaaaaipsa-6a34c98a1b696.jpg" width="1200" /></p>

<p>Uzun vadede ise hedef oldukça büyük. Midjourney, 2031 yılına kadar dünya genelinde 50 binden fazla tarayıcıdan oluşan küresel bir sağlık ağı kurarak tıbbi görüntüleme hizmetlerini daha hızlı, erişilebilir ve yaygın hale getirmeyi amaçlıyor.</p>

<p>Uzmanlar, projenin başarılı olması halinde erken teşhis süreçlerinden rutin sağlık kontrollerine kadar birçok alanda sağlık sektöründe köklü değişikliklere yol açabileceğini belirtiyor.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.abdpost.com/media/2026/06/yapay-zekadan-saglikta-devrim-60-saniyede-tum-vucut-taramasi_6a34c98435648_h.jpg</image>
                                <category>Sağlık</category>
                <author>Zehra Maral</author>
                <link>https://www.abdpost.com/yapay-zekadan-saglikta-devrim-60-saniyede-tum-vucut-taramasi/438554</link>
                <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 23:37:30 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Dünyada bir ilk! Gençleştiren tedavi ABD&#039;de denendi</title>
                                    <description>Tıp dünyasında heyecan yaratan deney başladı. ABD&#039;de ilk kez uygulanan tedavi, yaşlanan hücreleri gençleştirmeyi ve görme kaybını önlemeyi hedefliyor...</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>ABD'de geliştirilen deneysel bir gen terapisi, tıp araştırmalarında dikkat çeken bir aşamaya ulaştı. Yaşlanan hücrelerin biyolojik özelliklerini yeniden gençleştirmeyi amaçlayan yöntem, ilk kez bir insan üzerinde uygulanarak klinik deneme sürecine girdi. Bu gelişme, hücresel yaşlanmayı hedef alan tedaviler açısından önemli bir adım olarak öne çıktı.</p>

<h3>Hedef Görme Kaybını Yavaşlatmak</h3>

<p>Boston merkezli biyoteknoloji şirketi Life Biosciences tarafından geliştirilen ER-100 adlı tedavi, glokom ve optik sinir hasarıyla bağlantılı göz hastalıklarına odaklanıyor. Araştırmacılar, tedaviyle hasar gören sinir hücrelerinin işlevlerini yeniden kazanmasını ve görme kaybının ilerlemesinin durdurulmasını amaçlıyor.</p>

<p><img alt="Dünyada bir ilk! Gençleştiren tedavi ABD'de denendi" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="675" src="https://images.abdpost.com/uploads/2026/06/abd-gen-tedavi-yaslanma-6a3089218b95a.jpg" width="1200" /></p>

<h3>Hücreler Yeniden Programlanıyor</h3>

<p>Tedavinin temelinde, hücrelerin yaşlanma sürecinde kaybettikleri bazı özellikleri geri kazandırmayı amaçlayan "epigenetik yeniden programlama" yöntemi bulunuyor. Bu yaklaşımda Oct4, Sox2 ve Klf4 olarak bilinen üç protein kullanılarak hücrelerin daha genç bir biyolojik duruma dönmesi hedefleniyor.</p>

<h3>İlk Hasta Takip Altında</h3>

<p>ABD Gıda ve İlaç Dairesi'nin (FDA) onayıyla yürütülen klinik araştırma kapsamında ilk enjeksiyon gerçekleştirildi. Tedavinin uygulandığı hastanın sağlık durumu, yöntemin güvenliği ve etkileri açısından önümüzdeki 6 ay boyunca uzman ekipler tarafından izlenecek. Araştırmanın Boston, New York, Los Angeles ve Charleston'daki merkezlerde yaklaşık 20 hasta üzerinde yürütülmesi planlanıyor.</p>

<p><img alt="Dünyada bir ilk! Gençleştiren tedavi ABD'de denendi" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="675" src="https://images.abdpost.com/uploads/2026/06/gene-therapy-us-6a308913cc8fb.jpg" width="1200" /></p>

<h3>Riskler De İnceleniyor</h3>

<p>Bilim insanları, teknolojinin potansiyeline rağmen sürece temkinli yaklaşıyor. Uzun vadeli sonuçların henüz bilinmediğini belirten uzmanlar, özellikle hücrelerde istenmeyen değişimlerin ortaya çıkma ihtimali ve olası kanser riskleri üzerinde duruyor. Bu nedenle çalışmanın ilk aşamasında güvenlik verilerinin büyük önem taşıdığı ifade ediliyor.</p>

<h3>Sonuçlar Merakla Bekleniyor</h3>

<p>Daha önce fareler ve maymunlar üzerinde test edilen yöntemin insanlardaki sonuçları bilim çevreleri tarafından yakından takip ediliyor. Araştırmadan elde edilecek verilerin, yaşlanmaya bağlı hastalıkların tedavisi ve hücresel yenilenme çalışmaları için yeni bilgiler sağlaması bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.abdpost.com/media/2026/06/post438489_6a3087f578dd0_h.jpg</image>
                                <category>Amerika,Sağlık</category>
                <author>Ayyıldız Kaptan</author>
                <link>https://www.abdpost.com/dunyada-bir-ilk-genclestiren-tedavi-abdde-denendi/438489</link>
                <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 02:16:27 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Uzmanlardan dikkat çeken açıklama: Kanserin en büyük nedeni sigara değil</title>
                                    <description>Kanser denildiğinde akla ilk olarak sigara, alkol veya çevresel faktörler geliyor. Ancak uzmanlara göre kanserle en güçlü şekilde bağlantılı risk faktörü yaşlanma.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Kanserin en önemli risk faktörünün sigara ya da alkol değil, yaşlanma olduğu belirtildi. Uzmanlar, dünya genelinde yaşlı nüfusun hızla artmasının önümüzdeki yıllarda kanser vakalarının da yükselmesine neden olacağını ifade etti.</p>

<p>Araştırmacılar, kanser teşhisi alan ileri yaştaki bireylerin tedavi sürecine başlamadan önce kapsamlı bir geriatrik değerlendirmeden geçirilmesinin büyük önem taşıdığını vurguladı. Bu değerlendirmelerin, tedavinin hastanın bilişsel durumu, günlük yaşam aktiviteleri ve mevcut sağlık sorunları üzerindeki etkilerini daha doğru şekilde ortaya koyduğu kaydedildi.</p>

<h3>Yaşlı Hastaların İhtiyaçları Farklı</h3>

<p>Uzmanlara göre ileri yaştaki kanser hastalarının önemli bir bölümü, kanser dışında da çeşitli kronik hastalıklarla mücadele ediyor. Bu nedenle tedavi planlamasında yalnızca tümöre değil, hastanın genel sağlık durumuna da odaklanılması gerekiyor.</p>

<p>Geriatrik değerlendirmeler sayesinde hastaların öncelikleri ve yaşam kalitesine ilişkin beklentileri daha net belirlenebiliyor. Böylece tedavi kararlarının kişiye özel şekilde alınması mümkün hale geliyor.</p>

<h3>Sağlık Sistemlerinde Yeni Düzenlemeler Gerekiyor</h3>

<p>Araştırmalar, yaşlı kanser hastalarına yönelik özel hizmetlerin hem hasta sonuçlarını iyileştirdiğini hem de sağlık harcamalarını azaltabildiğini ortaya koyuyor. Buna rağmen birçok bölgede geriatrik onkoloji hizmetlerinin yeterince yaygın olmadığı belirtiliyor.</p>

<p>Uzmanlar, özellikle yaşlı sağlığı alanında çalışan hekim sayısının yetersiz olmasının önemli bir sorun oluşturduğunu ifade ediyor. Bunun yanı sıra mevcut sağlık sistemlerinin uzun yıllardır benzer şekilde işlemesi nedeniyle yeni bakım modellerinin hayata geçirilmesinin zaman aldığı belirtiliyor.</p>

<h3>Yaş Ayrımcılığı Uyarısı</h3>

<p>Araştırmacılar, yaş ayrımcılığının da yaşlı hastalara yönelik hizmetlerin gelişmesini zorlaştıran faktörlerden biri olduğuna dikkat çekiyor.</p>

<p>Uzmanlara göre gelecekte tüm yaşlı kanser hastalarına özel hizmet sunmak mümkün olmayabilir. Ancak en kırılgan ve desteğe en fazla ihtiyaç duyan hastalara yönelik hedeflenmiş programlar oluşturulması hem yaşam kalitesini artırabilir hem de sağlık sistemlerine önemli ekonomik katkı sağlayabilir.</p>

<p>Araştırmacılar, yaşlanan nüfusun artmasıyla birlikte kanser bakımında yeni yaklaşımların geliştirilmesinin artık bir tercih değil, zorunluluk haline geldiğini vurguluyor.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.abdpost.com/media/2026/06/uzmanlardan-dikkat-ceken-aciklama-kanserin-en-buyuk-nedeni-sigara-degil_6a305d0d35d8a_h.jpg</image>
                                <category>Sağlık</category>
                <author>Mutlu Mutlu</author>
                <link>https://www.abdpost.com/uzmanlardan-dikkat-ceken-aciklama-kanserin-en-buyuk-nedeni-sigara-degil/438480</link>
                <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 21:19:08 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>ABD’de o bebek maması toplatılıyor!</title>
                                    <description>ABD’de Nara Organics bebek maması, 3 bebeğin botulizm nedeniyle hastaneye kaldırılması sonrası FDA açıklamasıyla geri çağrıldı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>ABD’de faaliyet gösteren organik bir bebek maması üreticisi, üç bebeğin bebek botulizmi teşhisiyle hastaneye kaldırılmasının ardından ürünlerini gönüllü olarak piyasadan çekme kararı aldı. ABD Gıda ve İlaç İdaresi (FDA), söz konusu geri çağırmanın, olayların ortaya çıkmasının ardından başlatıldığını duyurdu.</p>

<h3>Vakalara İlişkin CDC Tespiti</h3>

<p>ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC), hastalanan üç bebeğin de ülke genelindeki Target mağazalarında satışa sunulan Nara Organics markalı toz bebek mamasını tükettiğini doğruladı. FDA verilerine göre vakalar Kaliforniya, Washington ve Pennsylvania eyaletlerinde görüldü. Yetkililer, bebeklerin tedavi edildiğini ve herhangi bir ölüm vakasının kayıtlara geçmediğini açıkladı.</p>

<h3>Satış Kanalları ve Coğrafi Sınır</h3>

<p>Söz konusu bebek maması yalnızca fiziksel mağazalarda değil, Target.com ve Nara.com üzerinden de satışa sunuldu. FDA, ürünün Amerika Birleşik Devletleri dışında pazarlanmadığını da resmi bildiriminde özellikle belirtti.</p>

<h3>Bakteri İncelemesi ve Üretici Kararı</h3>

<p>FDA, yapılan laboratuvar incelemelerinde Nara Organics markalı toz mamaların hiçbir partisinde Clostridium botulinum bakterisine rastlanmadığını bildirdi. Buna rağmen şirket, tüm tam yağlı süt bazlı toz bebek maması ürünlerini ihtiyaten gönüllü olarak geri çekme kararı aldı.</p>

<p><img alt="ABD’de Nara Organics krizi: O bebek maması toplatılıyor!" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="675" src="https://images.abdpost.com/uploads/2026/06/abd-organik-mama-markasi-fda-toplatiliyor-6a2f4381b8460.jpg" width="1200" /></p>

<h3>Parti Numaraları ve Ürün Takibi</h3>

<p>Yetkililer, hastalanan bebeklerin tükettiği ürünlerin parti numaralarını 709125280E14F2, 709125288E14F2 ve 708125174E14F2 olarak açıkladı. Bu numaraların mama kutularının alt kısmında yer aldığı ve tüketicilerin bu bilgiden ürün kontrolü yapabileceği belirtildi.</p>

<h3>Şirket Açıklaması ve İş Birliği Süreci</h3>

<p>Firma tarafından FDA’ya iletilen açıklamada, “Nara, bu vakaların temel nedenlerini araştırmak için FDA, CDC ve eyalet ortaklarıyla yakın iş birliği yürütürken, ürünleri kullanan bebeklerin ve ailelerin güvenliği için kapsamlı önlemler alıyor.” ifadeleri yer aldı. Şirket, sürecin tüm kurumlarla koordineli şekilde sürdüğünü aktardı.</p>

<h3>Tüketici İadeleri ve Geri Ödeme Süreci</h3>

<p>Yapılan duyuruya göre, etkilenen ürünlerin derhal kullanımının bırakılması istendi. Mayıs ve Haziran 2026 tarihleri arasında Nara.com üzerinden alışveriş yapan tüketicilere otomatik iade yapılacağı bildirildi. Diğer müşterilerin çevrim içi iade talebi oluşturabileceği, Target mağazasından alınan ürünlerin ise mağazaya iade edilerek ya da şirketin internet sitesi üzerinden geri ödeme alınabileceği açıklandı.</p>

<h3>Botulizm Bilgisi ve Daha Önceki Vaka</h3>

<p>CDC, bebek botulizminin Clostridium botulinum sporlarının bağırsaklara yerleşmesi ve burada nörotoksin üretmesiyle ortaya çıktığını aktardı. Daha önce ByHeart markalı mama ile bağlantılı bir salgında 19 eyalette 50’den fazla vaka görüldüğü bilgisi paylaşıldı.</p>

<h3>Belirtiler ve Tıbbi Uyarı</h3>

<p>Hastalığın belirtileri arasında kabızlık, beslenme güçlüğü, göz kapağında düşüklük, göz hareketlerinde yavaşlama, kas tonusunda azalma, emme ve yutma problemleri, zayıf ağlama, solunum sıkıntısı ve genel halsizlik yer alıyor. Solunum durması riskinin de bulunduğu ve hastalığın ölümcül olabileceği belirtildi. Yetkililer, bu ürünü tüketen bebeklerde belirtiler görülmesi halinde derhal sağlık kuruluşlarına başvurulması gerektiğini vurguladı.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.abdpost.com/media/2026/06/post438468_6a2f4333e1cf4_h.jpg</image>
                                <category>Amerika,Sağlık</category>
                <author>Ayyıldız Kaptan</author>
                <link>https://www.abdpost.com/abdde-nara-organics-krizi-o-bebek-mamasi-toplatiliyor/438468</link>
                <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 03:10:38 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Evde bulunan yarasa kuduz çıktı: New Jersey alarmda!</title>
                                    <description>New Jersey Cherry Hill&#039;de bir evde bulunan yarasanın kuduz olduğunun belirlenmesi üzerine 4 kişi ve 2 köpek için temas kaynaklı risk değerlendirmesi başlatıldı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>ABD'nin New Jersey eyaletine bağlı Cherry Hill bölgesindeki bir konutta bulunan yarasanın kuduz taşıdığı kesinleşti. Camden County Sağlık ve İnsan Hizmetleri Departmanı, eyalet sağlık yetkililerinden gelen bildirim doğrultusunda yarasanın laboratuvar incelemesinde pozitif sonuç verdiğini açıkladı.</p>

<h3>Yarasa Evden Güvenli Şekilde Çıkarıldı</h3>

<p>Yetkililerin verdiği bilgilere göre yarasa 4 Haziran'da bir evde fark edildi. Bağımsız bir hayvan kontrol görevlisi, hayvanı güvenli biçimde yakalayarak evden uzaklaştırdı. Daha sonra yarasa, Trenton'daki Halk Sağlığı ve Çevre Laboratuvarlarında kuduz testi için incelemeye gönderildi. Test sonuçları 8 Haziran'da ilgili kurumlara ulaştı ve hayvanın kuduz olduğu bildirildi.</p>

<p><img alt="Evde bulunan yarasa kuduz çıktı: New Jersey alarmda!" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="675" src="https://images.abdpost.com/uploads/2026/06/abd-nj-kuduz-yarasa-risk-6a27412094433.jpg" width="1200" /></p>

<h3>4 Kişi Ve İki Köpek Tehlikede!</h3>

<p>Sağlık birimleri, olayda 4 kişinin ve 2 köpeğin yarasa ile temas etmiş olabileceğini belirtti. Ev sakinleri, hayvan kontrol ekipleri ve yarasayı evden çıkaran yüklenici durum hakkında bilgilendirildi. Olası temas nedeniyle kişilere kuduz temas sonrası koruyucu tedavi (PEP) konusunda doktorlarına danışmaları tavsiye edildi.</p>

<h3>Köpekler Gözetim Altına Alındı</h3>

<p>Yetkililer, söz konusu iki köpeğin kuduz aşılarının güncel olduğuna dair belgelerin kendilerine ulaştırıldığını açıkladı. Tedbir amacıyla her iki köpeğe de kuduz aşısı hatırlatma dozu uygulandı. Köpeklerin 4 ay boyunca gözetim ve takip altında tutulacağı bildirildi.</p>

<h3>Yetkililerden Uyarı Geldi</h3>

<p>Camden County Sağlık ve İnsan Hizmetleri Departmanı ile bağlantılı Komiser Jennifer Cooley Fleisher, kuduzun ciddi sonuçlar doğurabilen bir hastalık olduğunu ancak maruziyet sonrasında erken müdahaleyle önlenebildiğini söyledi. Fleisher, yabani bir hayvan tarafından ısırılan veya tırmalanan kişilerin vakit kaybetmeden tıbbi yardım almasının önem taşıdığını vurguladı. Ayrıca evcil hayvanların aşılarının güncel tutulması ve dışarıda bulundukları sırada kontrol altında olmaları gerektiğini belirtti.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.abdpost.com/media/2026/06/post438348_6a2740a95fdd1_h.jpg</image>
                                <category>Amerika,Sağlık</category>
                <author>Ayyıldız Kaptan</author>
                <link>https://www.abdpost.com/evde-bulunan-yarasa-kuduz-cikti-new-jersey-alarmda/438348</link>
                <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 01:22:50 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>ABD&#039;den Korkutan Uyarı! Tarihin En Ölümcül Salgını!</title>
                                    <description>ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC), Orta Afrika’da hızla yayılan Ebola salgınına karşı dünyayı uyardı: Acil önlem alınmazsa, 11 binden fazla insanın hayatını kaybettiği tarihin en büyük sağlık felaketi tekrarlanabilir!</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Orta Afrika’da tırmanışa geçen Ebola salgını, küresel sağlık güvenliğini bir kez daha ciddi şekilde tehdit etmeye başladı. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) tarafından yayımlanan son bilgisayar tabanlı modelleme analizleri, bölgedeki vaka sayısının yakın gelecekte 10 bin ila 20 bin sınırını aşabileceğini ortaya koydu.</p>

<p>Uzmanlar, mevcut tablonun 2014-2016 yılları arasında Batı Afrika'yı sarsan, 28 binden fazla kişiye bulaşıp 11 bin can kaybına yol açan tarihin en ölümcül Ebola salgınıyla benzer bir rotada ilerlediğini vurguluyor. CDC yetkilileri, güçlü ve kararlı halk sağlığı müdahaleleri yapılmadığı takdirde bu korkutucu senaryonun gerçekleşmesinin kaçınılmaz olduğu konusunda hemfikir.</p>

<p><strong>Ne Aşısı Var Ne De Tedavisi: Yeni Bir Tür!</strong></p>

<p>Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri, şu ana kadar bölgede yaklaşık 400 kesinleşmiş vaka ve 63 ölüm bildirdi. Ancak sahadaki uzmanlar, teşhis konulamayan veya resmi kayıtlara geçmeyen çok sayıda gizli vaka bulunduğuna dikkat çekiyor.</p>

<p>Vücut sıvıları yoluyla bulaşan bu ölümcül virüsün mevcut dalgasına, "Bundibugyo" adı verilen özel bir tür neden oluyor. Bu varyantı asıl tehlikeli kılan ise halihazırda onaylanmış spesifik bir tedavisinin veya aşısının bulunmaması. Durumun ciddiyeti nedeniyle Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) de geçtiğimiz mayıs ayında "küresel sağlık acil durumu" ilan etmişti.</p>

<p><strong>İç Çatışmalar Salgınla Mücadeleyi Baltalıyor</strong></p>

<p>Salgının bu denli tehlikeli bir eğilim göstermesinin arkasında sadece tıbbi yetersizlikler değil, bölgedeki jeopolitik krizler de rol oynuyor. Kongo hükümeti ile Ruanda destekli M23 isyancı grubu arasındaki silahlı çatışmalar ve terör örgütü DEAŞ bağlantılı grupların saldırıları, sağlık ekiplerinin bölgeye ulaşmasını neredeyse imkansız hale getiriyor.</p>

<p><img alt="" height="556" src="https://images.abdpost.com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-07-at-005026-6a24962dacadd.jpeg" width="890" /></p>

<p>Yaşanan şiddet olayları nedeniyle yüz binlerce insanın yerinden edilerek göç etmek zorunda kalması, virüsün kontrolsüzce yayılma riskini katlıyor. Sağlık yetkilileri, hastaların en az %50 ila %70'inin hızlıca tespit edilip izole edilmesi durumunda vaka sayısının yarı yarıya düşürülebileceğini belirtiyor; ancak sahadaki çatışma ortamı bu izolasyon oranlarına ulaşmayı engelliyor.</p>

<p><strong>Modelleme Raporlarında Yanılma Payı Var mı?</strong></p>

<p>Bilim insanları, salgınların seyrini önceden kestirmenin zorluğunu ve eksik verilerle yapılan projeksiyonlarda yanılma payının yüksek olduğunu hatırlatıyor. Nitekim CDC'nin 2014 yılındaki büyük salgında yayımladığı "önlem alınmazsa 1,4 milyon kişi enfekte olabilir" öngörüsü, gerçekte yaşanan tablonun 50 katı yüksek çıkmıştı. Ancak uzmanlar, geçmişteki bu sapmaların mevcut "tehlikeli gidişatı" göz ardı etmek için bir bahane olmaması gerektiğinin altını çiziyor.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.abdpost.com/media/2026/06/tarihin-en-olumcul-salgini-geri-mi-donuyor_6a2495cc69f92_h.jpg</image>
                                <category>Sağlık</category>
                <author>Sena Seyma</author>
                <link>https://www.abdpost.com/abdden-korkutan-uyari-tarihin-en-olumcul-salgini/438305</link>
                <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 18:33:56 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Texas&#039;ta et yiyen sinek alarmı</title>
                                    <description>ABD Tarım Bakanlığı, et yiyen kurtçuklarıyla hayvancılık için ciddi tehdit oluşturan &quot;New World screwworm&quot; sineğinin Texas&#039;ta 1966&#039;dan bu yana ilk kez görüldüğünü açıkladı. Vaka nedeniyle bölgede karantina uygulaması başlatıldı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Tarım Bakanlığı (USDA), et yiyen kurtçuklara sahip "New World screwworm" sineğinin Texas'ın güneyindeki La Pryor bölgesinde üç haftalık bir buzağıda tespit edildiğini duyurdu.</p>

<p>Meksika sınırına yaklaşık 80 kilometre uzaklıkta görülen vaka, eyalette son 60 yılın ilk doğrulanmış vakası olarak kayıtlara geçti.</p>

<h3>Karantina bölgesi oluşturuldu</h3>

<p>Texas Eyalet Veterineri Bud Dinges, vakanın ardından bölgede 20 kilometrelik karantina alanı ilan edildiğini açıkladı.</p>

<p>Karantina bölgesinden evcil hayvanlar da dahil olmak üzere hiçbir sıcakkanlı hayvanın denetim olmadan çıkarılmasına izin verilmeyecek.</p>

<p>Yetkililer, parazitin açık yaralara yumurta bırakarak beslendiğini ve tedavi edilmediğinde ölümcül sonuçlara yol açabileceğini belirtti. Ancak enfekte buzağının uygun tedaviyle iyileşmesinin beklendiği ifade edildi.</p>

<h3>Yayılmasını önlemek için milyonlarca dolar harcanıyor</h3>

<p>USDA, sineğin yayılmasını engellemek amacıyla milyonlarca kısırlaştırılmış erkek sineğin doğaya bırakıldığını açıkladı. Kurum ayrıca mücadele kapsamında yeni tesis yatırımları yaparken, ABD-Meksika sınırına binlerce sinek tuzağı yerleştirdi.</p>

<p>Tarım Bakanı Brooke Rollins, şu ana kadar ABD'de başka bir vakaya rastlanmadığını ve uzmanların kitlesel bir istila tehdidi beklemediğini söyledi.</p>

<p>İçeriğin tamamı ve detaylar için <strong><a href="https://www.ajans11.net/haberler/texasta-et-yiyen-sinek-vakasi"><span style="color:#e74c3c;">orijinal kaynağı</span></a></strong> inceleyebilirsiniz.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.abdpost.com/media/2026/06/texasta-et-yiyen-sinek-alarmi_6a21488567574_h.jpg</image>
                                <category>Sağlık</category>
                <author>Deniz Cagil</author>
                <link>https://www.abdpost.com/texasta-et-yiyen-sinek-alarmi/438261</link>
                <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 12:39:58 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>ABD’de iki NIH araştırmacısına &quot;M Virüsü&quot; suçlaması</title>
                                    <description>Kongo dönüşü ABD’ye biyolojik örnek getirdikleri ve yetkililere yanlış beyanda bulundukları iddia edilen iki araştırmacı hakkında dava açıldı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Ulusal Sağlık Enstitüleri (NIH) bünyesinde görev yapan iki bilim insanı (NIH Intramural Research Program), Afrika’dan ülkeye etkisiz hâle getirilmiş maymun çiçeği (mpox) virüsü örnekleri soktukları ve havaalanındaki inceleme sırasında yetkililere gerçeğe aykırı bilgi verdikleri iddiasıyla suçlandı. Detroit’teki federal mahkemede açıklanan suç duyurusunda, Montana eyaletindeki Rocky Mountain Laboratuvarları’nda çalışan Vincent Munster ile araştırma görevlisi Claude Kwe’nin adı yer aldı.</p>

<h3>Kongo Seyahati Sonrası İnceleme</h3>

<p>Yetkililerin aktardığı bilgilere göre iki araştırmacı, Ocak 2026’da Paris aktarmalı uçuşun ardından Demokratik Kongo Cumhuriyeti’ne komşu olan Kongo Cumhuriyeti’nde geçirdikleri dokuz günlük ziyaret sonrası Detroit Metropolitan Havalimanı’nda denetime takıldı. Söz konusu dönemde bölgede devam eden mpox salgını nedeniyle inceleme daha da dikkat çekti. Salgınla ilişkilendirilen can kaybı sayısının 2 binin üzerine çıktığı, ancak iki yıl süren salgının Nisan 2026’da sona erdiğinin ilan edildiği belirtildi.</p>

<h3>Biyolojik Materyal Taşımadıklarını Söylediler</h3>

<p>Federal soruşturma belgelerine göre Munster ve Kwe, gümrük görevlilerine yanlarında biyolojik örnek bulunmadığını bildirdi. Ancak yapılan incelemeler sonucunda araştırmacıların gerekli izin ve beyan işlemlerini gerçekleştirmeden çeşitli biyolojik materyalleri ülkeye sokmaya çalıştıkları öne sürüldü. Yetkililer, iki ismin federal kolluk kuvvetlerine yanlış beyanda bulunmakla da suçlandığını açıkladı.</p>

<h3>113 Şişe İçeren Kutu Bulundu</h3>

<p>Soruşturma dosyasında yer alan bilgilere göre araştırmacılar, içerisinde teşhis ve test ekipmanları bulunduğunu söyledikleri siyah bir taşıma kutusuyla seyahat ediyordu. Daha sonra yapılan incelemelerde kutunun içinde strafor muhafazalar içerisine yerleştirilmiş toplam 113 şişe bulunduğu tespit edildi. Federal Soruşturma Bürosu’nun (FBI) analiz ettiği ilk 20 şişeden 17’sinde etkisiz hâle getirilmiş maymun çiçeği virüsü, birinde suçiçeği virüsü ve ikisinde insan DNA’sı saptandığı bildirildi.</p>

<h3>Yüksek Güvenlikli Laboratuvarda Çalışıyorlar</h3>

<p>Haklarında işlem başlatılan Vincent Munster’in 53 yaşında Hollanda vatandaşı olduğu ve Rocky Mountain Laboratuvarı Viroloji Bölümü Virüs Ekolojisi Birimi’nin başında bulunduğu kaydedildi. 38 yaşındaki Kamerun vatandaşı Claude Kwe’nin ise aynı ekipte araştırma görevlisi olarak görev yaptığı belirtildi. Her iki bilim insanının da insanlara bulaşma potansiyeli taşıyan yeni viral patojenler üzerine çalıştığı ve biyogüvenlik seviyesi 4 olarak tanımlanan yüksek güvenlikli laboratuvarda görev yaptığı ifade edildi.</p>

<h3>5 Yıla Kadar Hapis Cezası Gündemde</h3>

<p>ABD Adalet Bakanlığı ve ilgili federal kurumlar tarafından yürütülen soruşturma kapsamında iki araştırmacı, biyolojik materyal kaçakçılığına yönelik komplo kurmak ve federal görevlilere yanlış bilgi vermekle suçlanıyor. Mahkeme kayıtlarına göre suçlamaların sabit görülmesi hâlinde Munster ve Kwe’nin her biri için azami beş yıla kadar hapis cezası gündeme gelebilecek. Ulusal Sağlık Enstitüleri’nin (NIH) soruşturmada yetkililerle iş birliği yaptığı bildirildi.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.abdpost.com/media/2026/06/post438253_6a20a3f8c8a91_h.jpg</image>
                                <category>Amerika,Sağlık</category>
                <author>Ayyıldız Kaptan</author>
                <link>https://www.abdpost.com/abdde-iki-nih-arastirmacisina-m-virusu-suclamasi/438253</link>
                <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 00:59:30 +0300</pubDate>
            </item>
            </channel>
</rss>
