Türkiye'nin Seri Katili Atalay Filiz'in Cezası

Tuzla'da, tarih öğretmeni Fatma Kayıkçı'yı, "Tasarlayarak öldürdüğü" gerekçesi ile aldığı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası Yargıtay tarafından bozulan Atalay Filiz bu kez, "Nitelikli kasten öldürme" suçundan aynı cezaya çarptırıldı.

Türkiye'nin Seri Katili Atalay Filiz'in Cezası
15 Ocak 2020 - 07:41

Atalay Filiz (d. 2 Haziran 1986; Bandırma, Balıkesir), Türk katil zanlısı. 2013 ve 2016 yıllarında en az üç cinayetten sorumlu tutulmaktadır. Üç yıl boyunca kaçak olarak yaşamıştır ve 12 Haziran 2016'da İzmir'in Menderes ilçesinde yakalanmıştır.

İlk yılları ve eğitimi Atalay Filiz, Türk Hava Kuvvetleri'nde çalışan bir babadan dünyaya geldi. Babası ordudan kurmay albay olarak emekli olduktan sonra Türk Hava Yolları'nda pilotluk yapmaya başlamıştır. Eğitimini Galatasaray Lisesi'nde tamamlamıştır ve okulu 3. olarak bitirmiştir.

Galatasaray Lisesi yıllığında arkadaşları Atalay'ın tuhaf ve normal olmayan hareketleri olduğunu yazmıştır.

Cinayetleri işledikten sonra bir öğretmeni "Atalay çok akıllı bir çocuktu. Lisede okuduğu dönemde dahi tek başına çöle bıraksanız, bir yolunu bulup hayatta kalıp ve geri dönebilecek karakterde ve azimde bir çocuktu. Bu tür olaylara nasıl karıştı anlamakta zorlanıyorum." ifadesini kullanmıştır.

Öğretmenleri tarafından "O kadar zeki ve yetenekli bir öğrenciydi ki onu ıssız bir ormana bıraksanız bile orada ağaç kabuğu, yiyerek hayata tutunabilindi" şeklinde tanımlanmıştır.

Filiz, ifadesinde 2005 yılında ÖSS'ye girdiğini ancak amacının sınavı kazanmak olmadığını, yurt dışında okumak istediğini, bu nedenle yapabileceği soruları kasıtlı olarak yanlış işaretlediğini söylemiştir. 2006 yılında Paris şehrinde bulunan Paris-Sud. 11 Nolu Üniversite'nin biyoloji bölümüne kayıt yaptırmıştır. Filiz, okulun yurdunda kaldığını, derslere gitmediğini, sınavlara girmediğini ve kredi yetersizliği nedeniyle okulu bitiremediğini söylemiştir. Okulu bitirmeden İstanbul'a dönmüş ve ailesine okulu bitirdiğine dair yalan söylemiştir.

Ailesinin diplomasını sorması ve iş bulması konusunda baskı yapması üzerine, ODTÜ Biyoloji Bölümü'nde doktora yapacağı bahanesiyle Ankara'ya gelmiş bir ev kiralamış ve bir de otomobil satın almıştır.

Cinayetleri Atalay Filiz, 19 Eylül 2013 tarihinde Fransa'da tanıştığı Hava Kuvvetleri Personel Başkanı Hasan Hüseyin Demirarslan'ın TÜBİTAK'ta çalışan fizik mühendisi oğlu Göktuğ Demirarslan'ı ve Rusya doğumlu Elena Radchikova'yı, 27 Mayıs 2016'da öğretmen Fatma Kayıkçı'yı öldürmekle suçlanmıştır. Göktuğ Demirarslan ve Elena Radchikova Cinayeti Atalay Filiz, Fransa'da, kız arkadaşı Olga Seregina tarafından okulun son senesinde Erasmus Programı ile Fransa'ya gelen Göktuğ Demirarslan ve Elena Radchikova ile tanıştırılmıştır. 2013 yılında Göktuğ Demirarslan ve Elena Radchikova Türkiye'ye döndükten sonra Atalay Filiz'in Ankara'da bu iki kişinin cinayetini işlediği öne sürülmüştür. Filiz, sorgu sırasında "Göktuğ ve Elena, Olga'nın kaybolmasından sürekli beni sorumlu tuttular." dedikleri için öldürdüğünü söylemiştir. Demirarslan'ın yakın bir arkadaşı tanık sıfatıyla verdiği ifadesinde, Atalay'ın Elena'ya ilgi duyduğunu ve Göktuğ'dan ayrılmasını sağlayarak Elena ile kendisinin sevgili olmak istediğini açıklamıştır.
Atalay, Göktuğ'a Elena ile birlikte olduğu zamanlarda kendisinin de onlarla buluşmak istediğine dair e-postalar atmaya başlamıştır. Cevap gelmeyince küfür ve hakaret içerikli e-postalar göndermiştir. Atalay, Elena'ya Göktuğ Demirarslan'ın başka bir kızla 5 saniye boyunca öpüşürken çekilmiş bir videosunu göndermiş ve kendisini aldattığını, Göktuğ'dan ayrılması gerektiğini ifade etmiştir. Filiz daha sonra Ankara'nın Emek semtindeki bir ankesörlü telefondan Demirarslan'ı arayarak adına bir kargo bulunduğunu, Hacettepe Üniversitesi Fizik Mühendisliği bölümünde kendisini bulamadıklarını, açık ev adresini vermesini istemiş ve adresi almıştır. Demirarslan, 3 gün boyunca kargonun gelmemesi üzerine şüphelenerek, aynı numarayı aramış ve numaranın Emek'te bir ankesörlü telefona ait olduğunu öğrenmiştir. Atalay Filiz'in Göktuğ'un ev adresini aldıktan sonraki HTS kayıtları (telefon görüşmelerinin dökümü) incelendiğinde aylarca Göktuğ'un oturduğu mahalle ve çevresinde bulunduğuna dair sinyaller gelmiştir.

Atalay, Göktuğ'un ev adresini aldıktan sonra belli aralıklarla gece yarısı Göktuğ'u gizli numaradan aramış ancak Göktuğ telefonları açmamıştır. Göktuğ ve arkadaşları bir gece yarısı yine gizli numaradan arandıklarında, Atalay'a ait eski model bir otomobilin apartmanın yanında beklemekte olduğunu görmüştür.

YORUMLAR

  • 0 Yorum