• Reklam
Reklam
Dr. Naz Varlı

Dr. Naz Varlı


Kısa Kısa - 1

17 Ağustos 2020 - 16:15 - Güncelleme: 11 Mayıs 2021 - 12:48
Reklam

10001.
 
beyazın siyaha
üstün olduğuna
              inanan
bir toprak parçasındayım
inançlarını sorgula

 
10002.
 
1986 Çernobil felaketi yaşanırken ve insanlığın kıyametine doğru yürüyüşünde atılmış en büyük adımlardan biri olarak kayda geçerken ben Türkiye’nin güneyinde küçük bir şehirde yaşayan lay lay lom bir çocuktum. “Yaşanırken” diyorum, çünkü çevreye verdiği ölümcül zararı durdurabilmek için üzerini kapatma işlemi ancak 2017’de tamamlanabildi. Onun da yüz yıl sonra yenilenmesi gerekiyor. Yani Çernobil felaketi bir felaket olmaya devam ediyor. Andrew Leatherbarrow, Çernobil 01:23:40 kitabında, Çernobil’in radyoaktif madde yayılımının binlerce yıl devam edeceğini ve milyonları öldürecek kadar plütonyum içerdiğini söylüyor. ABD’de en az 56 nükleer reaktör kazası meydana geldi. Bu kazaların en ciddi olanı 1979’daki “Three Mile Island” kazasıydı. Middletown, PA, Unit 2 reaktörü, kısmen eridi. Nükleer Düzenleme Komisyonu’na göre Davis-Besse Nükleer Santrali, 1979’dan beri ABD’deki en tehlikeli beş nükleer olaydan ikisinin kaynağıdır. Acil müdahale planlaması, reaktör operatörü eğitimi, insan faktörleri mühendisliği, radyasyondan korunma ve nükleer santral operasyonlarının diğer birçok alanını içeren kapsamlı değişiklikler bu kaza sonrası ortaya çıktı. Tüm bu değişiklikler, ABD reaktör güvenliğini önemli ölçüde arttırdı. Samuel Walker, “Three Mile Island” kitabında, “Bu kaza; hatalardan, gözden kaçan ayrıntılardan ve yanlış kararlardan kaynaklanan ciddi bir krizdi” diyerek insan hatası yüzünden dünyaya verilen zarara dikkati çekti.

10003.

İngiliz bilimci Stephen Hawking’in çocuklarına üç nasihatı: 

  • Yıldızlara bakmayı hatırlayın, ayaklarınızın ucuna değil.
  • Çalışmaktan asla vazgeçmeyin, çalışmak insana anlam ve amaç verir, çalışmadan geçirilen hayat boştur.
  • Aşkı bulacak kadar talihliyseniz, bunun ender rastlanan bir şey olduğunu hatırlayın ve kıymetini bilin.
10004.
 
İsveç’te her yıl 6 kategoride verilen Nobel Ödülleri, bu yıl Covid-19 nedeniyle kazananlara törenle verilemeyecek. Her yıl 10 Aralık’ta düzenlenen ödül töreni, yaklaşık 60 yıldır ilk kez iptal edilmiş oldu. Birinci ve İkinci Dünya Savaşları sırasında da yapılmayan tören en son 1956 yılında Sovyetler Birliği’nin Macaristan’ı işgalini protesto amacıyla iptal edilmişti. 2019 Nobel Edebiyat Ödülü’nün sahibi Peter Handke oldu. Solak Kadın’dan bir alıntı: “Bana bu akşam, sanki ömür boyunca dilediğim her şey gerçekleşecekmiş gibi geliyor. Sanki bir büyüyle, bir mutluluk durağından öbürüne, arada hiç yol kat etmeden geçebilirmişim gibi bir duygu.” (s. 16)
 
10005.
 
“Nirvana” bir hiçlik halidir. Yani sıfırdır. Tüm endişe ve arzulardan arınmışlığı temsil eder. Bu yüzden sıfır, varlığını Hindistan’da buldu; ancak hiçliği sembolleştirmek el-Hârizmî’ye nasip oldu. Robert Kaplan, “The Nothing That is: A Natural History of Zero” kitabında, “Sıfıra bakarsanız hiçbir şey görmezsiniz, ama sıfırdan bakarsanız dünyayı görürsünüz” diyerek Sıfır’ın anlamını önümüze serdi.
 
10006.
 
Türk Dil Kurumu tarafından dilimize eklenen bazı yeni kelimeler:
  • basketbol – sepet topu
  • zapping – geçgeç
  • badminton – tüy top
10007.
 
Florida Üniversitesi’nde aldığım ilk ders “Afro-Amerikan Tarihi” oldu ve böylece siyah ile beyaz arasındaki çizgi biraz daha keskinleşti. Colson Whitehead’in “Yeraltı Demiryolu” kitabından: “Efendi, silahlı bir zenciden daha tehlikeli şeyin elinde kitap olan bir zenci olduğunu söylerdi.” (s. 298) Amerikan tarihi, kitlesel hareketlerin değişimi gerçekleştirmedeki gücünü ortaya koyan örneklerle doludur. “Yeraltı Demiryolu” da bir kaçış öyküsü. Güney’den Kuzey’e, kölelikten özgürlüğe… Siyah-Beyaz hepsi bu ölümcül riski sadece insan gibi yaşamak için aldı. Amaca ulaşma hayâlinde başaranların yanında kaybedenler de çoktu.
 
10008.
 
Çocukluğumda Saint Pierre Kilisesi’nin avlusu en sevdiğim oyun alanlarımızdandı. O dönemde tarihî bir mekân olarak Habib-i Neccar Dağı’nın eteğinde unutulmuş bir yerdi. Yaşanan güçlü depremlerde çökmelerle sayısız gizli tüneli kapanmış bu muhteşem yapıyı avlusunda oturup saatlerce seyrettiğimi hatırlıyorum. 12 havariden biri olduğuna inanılan Aziz Petrus (St. Pierre), cemaatine ilk vaazını bu mağara kilisesinde vermiş: “Başkalarının duygularını paylaşın. Birbirinizi kardeşçe sevin. Şefkatli ve alçakgönüllü olun!” İnsanların saygı duydukları din adamlarının sözlerine kulak asmadığını düşünmek için iyi nedenlerim var.
 
10009.
 
Amerika’da “Siyah Edebiyatı”nın medyada görünür hale gelmesinde önemli rol oynayan Toni Morrison dünyadan ayrıldı. Afro-Amerikan halk hikâyeleri, hayalet öyküleri ve ezgileri ile segrege olmuş bir toplumda büyüyen yazar, Afro-Amerikan kimlik bilincini farkında olmadan geliştirmiş oldu. Günümüz Amerikası’nda ırk ayrımcılığının hâlâ devam etmekte olduğunu ısrarla vurguluyordu ve bunun değişeceğine de inanmadığını… Onun bu düşüncesine Amerika’da uzun yıllar geçirmiş biri olarak tamamen katılıyorum. Ancak bunu görebilmek için önyargılardan tümden sıyrılabilmiş olma şartı var bence. Bu yüzden belki de Toni Morrison “yazdıklarımı duyun” diyor okura.
 
10010.
 
Ben ıvır zıvır yerine, anılarını valizlemeyi ve gittiği her yere onları götürmeyi tercih edenlerdenim. Jackie Samuel de tanıdığım en güzel insanlardan biri olarak hafızamda duruyor. Onu, uzun yıllar yaşadığı 80’lerin Almanya’sında modellik yaparken gözlerimin önüne getiriyorum hep. Amerika’da “Kökler” dizisi yayınlandığında “benim köklerim nerede?” sorusunun patlamasıyla beraber bir uyanış meydana geliyor. Jackie de kendince böyle bir araştırmaya giriyor. Ancak Afrika’nın bir yerinde sonlanacağını düşündüğü geriye dönük başlattığı bu yolculukta sadece Brezilya’ya kadar gidebiliyor ve orada tıkanıyor yollar. Ataları Afrika’dan Güney Amerika’ya zorla götürülmüş ve Brezilya kakao çiftliklerinde köleleştirilmiş. Sonraları bir şekilde Kuzey Amerika’ya uzanmış soyları. Belki de büyük bir kaçışın öyküsüdür bu da. Afrika’ya kadar köklerinin izini süremeyen Jackie eşinin ülkesini “memleket” olarak seçmeye karar veriyor ve her yıl yaz aylarını orada geçiriyor: Uganda! Aidiyet güçlü bir his, sanırım hangi toprağa ait olduğunu bilme isteği fıtratta var.
 
10011.
  • “Fiktif” ne demek?
  • Düşsel, uydurma, kurmaca, sanal, gerçek olmayan, var sayılan… Roman, hikâye, masal gibi edebî eserler için kullanılır.
  • Bu romanın kahramanları fiktif.
  • Fiktif bir karakter gibi sokaklarda geziniyorsun.
 
10012.
 
bardaktan boşanan
yağmur olsaydı keşke

 
 

    https://www.alexa.com/siteinfo/abdpost.com