Amerikalı Türkler
Feride Çetiner

Feride Çetiner

Feride Yazıyor

Amerikalı Türkler

26 Kasım 2019 - 22:15

Bazen New York'un Times Bulvarı "Macera dolu Amerika" şarkısının dilime dolanmasına neden olur. Çocukluğumdan kalan bir şarkı hep aklımda. "Meşhur ışıklı sokak neresi kim bilir ne kadar elektrik faturası ödüyorlar." diye düşünmeden edemiyordum.

Gel zaman git zaman Amerika'ya gönderelim diyen patronların teklifini bir çırpıda kabul ettim. Aylardan Mayıs New Jersey'in Paterson kentine geldiğimde bende Amerikalılarla anlaşabiliyorum demeye başladım. Oysa ki Paterson'da elini sallasan Türk'e çarpıyordu. Yarısı Türkçe yarısı Amerikanca (Bakın bu çok önemli Amerikalıların kullandıkları bir çok kelimeyi başka ülkelerde ki ingilizce konuşanlar kullanmıyor. Örneğin restroom.) konuşmaları gördükçe İngilizce için "Ne kadarda kolay bir dilmiş." diye zevk almıştım.

Her gün yeni insanlar tanımanın verdiği heyecanla işlerimin iyi gitmesi hele birde bir arkadaşımın 'gel şu kursa yazıl elinde belge olur' demesi Ben iyiden iyiye 'artık Amerikalı'da olduk.' duygularım beni rahatlatmıştı.

15 ay zorlu Afganistan maceramın ardından yaşadıklarım aklıma geldikçe Amerika beni rahatlatmıştı. Hatta burada evliliği bile düşünür oldum. Çevremden gelen onca güzel tepkiler beni aldı götürdü.

Sonra habercilik mesleğimi yapmaya başlayınca biraz daha popüler oldum. Her geçen gün farklı gündem yakalıyordum.

Kulağıma daha çok dedikodular geliyordu. Kim kiminle gibisinden. Sanki Türkler Amerika'ya iş için değilde karı kız peşine düşmek için gelmişti. Paterson çokta büyük değil. Kendimi bir an Suruç'ta sandım. Çocukken yaz aylarında köyümüze giderken, annemi ve babamı çekiştiren köylülerin dedikodularını anımsattı bana biraz.

Bir gün arabam arıza yaptı ne yapacağımı bilemedim. Ev sahibim 80 yaşında bir kadın aradım, Ayşe (abla demekten hiç hoşlanmazdı. Zamanla Amerikalılar kendinden büyüklere abla abi teyze, amca gibi sıfatlar konulmasından hoşlanmadıklarını öğrendim.) dedim benim arabam arıza yaptı. 

Oda, merak etme gız biri yolda sana yardım eder demişti.

Aradan 10 dakika geçti, bir kadın durdu arabamın yanında, Sonradan adının Daniela olduğunu öğrendiğim kadın 3 dakika geçmeden arabamı çalıştırdı. Yarı Türkçe yarı Amerikanca burada sökmedi. Telefonunu verdi, bende verdim tabi.

Bir gün Ayşe ile teşekkür için arattım. Wildwood'ta oturan Daniel ile önce bir sohbet ettiler sonra eve davet etti. 2 sonraya randevulaştık evi tarif etti. Olmadı whatsapptan konum attım. 2 gün sonra akşam yemeğinde buluştuk. Hoş şirin bir kadın ama cevval cevahir biri. Elinde bir demet çiçek. 

Yaptığım yemeklere bayıldı....

Devamı haftaya...

 

Son Yazılar