• Reklam
  • Reklam
  • Reklam
Şeyma Taşcı

Şeyma Taşcı

Şeyma Taşçı Yazıyor

AĞLAYAN DEVE

31 Mayıs 2020 - 07:37 - Güncelleme: 31 Mayıs 2020 - 14:08
Reklam

Her fotoğrafın bir hikayesi vardır ve her hikayenin bir anlatıcısı…
Ben mi ?
Bense bu deve misali hiç bitmeyen yolculuğu olan , kadrajına takılan anları ölümsüzleştiren sıradan biriyim.O halde misalimi şu şekilde değiştiriyorum. Varsayalım ki ben gerçekten bir deveyim . Sandığınız gibi hörgücümde su depolamıyorum .Aç kaldığımda beslenebileceğim bir yağ kütlesi depoluyorum.
Tek seferde 90 litre su içip bir günde 100 km yol yürüyebiliyorum .Ayaklarım çöl koşullarına olduğu kadar kar koşullarına da elverişli ve sütüm ineklerin sütünden 3 kat daha faydalı.
Ayrıca sinirlendiğimde tükürüyorum.        
Nesilden nesile anlatılan bir efsaneye göre , bir deve eğer yavrusunu emzirmeye karar verirse gözyaşı dökermiş.Gobi çölünde geçen  ‘Ağlayan Deve’ filminde ; Moğol bir ailenin devesi doğum yapıyor . Anne deve kabul etmiyor yavrusunu , emzirmek istemiyor.Aile çözümü bir kemancıda buluyor.Müzisyen müthiş birşey yapıyor , telli çalgısını hayvanın hörgücüne asıyor. Enstrümanın arkası koca göğsüne yaslanıyor devenin .Herkes susuyor.Deve nefes aldıkça heybetli soluğu göğsünü titreştiriyor.Çalgı çalmaya başlıyor.Öfkenin sesi geliyor kulağına , deve şaşırıyor.Sakinleşmeye başlıyor nefes nefes.Sonra deve ağlamaya başlıyor.İç çekerek ağlıyor.Yavrusunu yanına getiriyorlar , sarılıyor, ağzının yanıyla seviyor.                          
Yarı belgesel niteliğindeki bu yapıt izlenmeye değer.


 

    https://www.alexa.com/siteinfo/abdpost.com