Amerika Birleşik Devletleri’nde resmi istihdam verileri ve makroekonomik göstergeler güçlü bir tablo çizmeye devam etse de, sokaktaki vatandaşın cüzdanındaki yangın büyüyor. İngiltere merkezli The Guardian gazetesi için kamuoyu araştırma şirketi Harris Poll tarafından yapılan son anket, milyonlarca Amerikalının günlük yaşamda ağır bir mali baskı altında olduğunu ve geleceğe hiç olmadığı kadar karamsar baktığını ortaya koydu.
Sokakta Ortak Ses: "Geçim Krizi Yaşanıyor"
Araştırmanın en çarpıcı sonucu, toplumun neredeyse tamamının ekonomik gidişat konusunda hemfikir olması oldu. Katılımcıların yüzde 95’i ülkede net bir "geçim krizi" yaşandığını ifade etti. Üstelik bu sıkıntı artık sadece dar gelirli kesimle sınırlı değil; toplumun genelini sarmış durumda.

Ankete katılan her iki kişiden biri, en temel harcama kalemleri olan market alışverişi ve akaryakıt masraflarını karşılamakta zorlandığını belirtiyor. Son dönemde İran'da patlak veren savaşın ardından hızla tırmanan akaryakıt fiyatları, gıda enflasyonu ve biriken borç yükü, halkın omuzlarındaki yükü daha da ağırlaştırıyor. Resmi olarak ücretler artsa da, yükselen enflasyonun bu kazanımları eritip bitirdiği vurgulanıyor.
Ekonomiye Güven Çakıldı
Halkın genel ekonomik gidişata olan güveninde de çok sert bir düşüş gözleniyor. Son sonuçlara göre:
- Ekonominin kötüye gittiğini düşünenlerin oranı yüzde 46'dan yüzde 57’ye fırladı.
- Buna karşılık ekonominin iyileştiğine inanan iyimserlerin oranı ise yüzde 28'den yüzde 16’ya kadar geriledi.
Katılımcılar sadece ülke ekonomisinden değil, kendi kişisel mali durumlarından da dertli. Son aylarda maddi güvenliğinin zayıfladığını ve alım gücünün ciddi şekilde düştüğünü söyleyenlerin sayısı hızla artıyor. Kağıt üstündeki "güçlü iş gücü piyasası" verilerine rağmen, vatandaşlar yaşadıkları bölgelerde "iyi iş fırsatları" bulamamaktan şikayetçi.
Kriz Parti Ayırmıyor: Seçmen Siyasetten Umutsuz
Anketin siyasi analizi, geçim sıkıntısının ideolojik sınırları aştığını gösteriyor. Cumhuriyetçi, Demokrat ya da bağımsız fark etmeksizin tüm seçmen gruplarının yaklaşık yarısı temel ihtiyaçlarını karşılarken zorlandığını itiraf ediyor.
Ancak en dikkat çekici kırılmalardan biri Cumhuriyetçi seçmen tabanında yaşandı. Daha önce ekonomiye daha iyimser bakan Cumhuriyetçiler arasında karamsarlık hızla tırmanırken, ekonominin kötüleştiğini söyleyenlerin oranı belirgin şekilde yükseldi.
Siyasi partilerin bu krize çözüm bulabileceğine olan inanç ise neredeyse tükenmiş durumda.
Katılımcıların yaklaşık üçte ikisi, federal hükümetin bu geçim krizine somut bir çözüm üretebileceğine inanmıyor. Bağımsız seçmenlerin yüzde 54'ü ise ne Cumhuriyetçilerin ne de Demokratların mevcut ekonomik sorunları çözebilecek bir vizyona sahip olduğunu düşünüyor.
Borç Sarmalı Büyüyor, Gözler Ara Seçimlerde
Amerikalılar sadece bugünün harcamalarıyla değil, geçmişin yüküyle de boğuşuyor. Katılımcıların yaklaşık yarısı, başta öğrenci kredileri olmak üzere mevcut borçlarını ödemekte büyük güçlük çektiğini belirtiyor.

Uzmanlar, resmi makroekonomik veriler ile halkın mutfakta ve kasada hissettiği gerçeklik arasındaki makasın giderek açıldığına dikkat çekiyor. Yaklaşan ara seçimler öncesinde, "geçim maliyetleri" ve "enflasyon"un sandığa gidecek seçmenin en önemli ve belirleyici gündem maddesi olacağı kesinleşmiş durumda.
Yorumlar
Kalan Karakter: