71 yaşında hayatını kaybeden ABD'li Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham'ın, ölümünden kısa süre önce Türkiye hakkında yaptığı açıklamalar yeniden gündeme geldi. Yıllarca Ankara'ya yaptırım uygulanmasını ve Türkiye'nin F-35 programından çıkarılmasını savunan Graham'ın, Ankara'daki NATO Zirvesi'nde kullandığı uzlaşmacı ifadeler dikkat çekti.
Cumhuriyetçi Parti'nin dış politika ve savunma alanındaki en etkili isimlerinden biri olarak gösterilen Graham, uzun yıllar boyunca Türkiye'nin Suriye politikası ve Rusya'dan satın aldığı S-400 hava savunma sistemi nedeniyle Ankara'ya karşı sert bir tutum sergiledi.

Özellikle Türkiye'nin 2019 yılında Suriye'nin kuzeyinde başlattığı askeri harekâtın ardından Demokrat Senatör Chris Van Hollen ile birlikte Türkiye'ye kapsamlı yaptırımlar uygulanmasını öngören yasa tasarısını hazırlayan Graham, Ankara'nın "ağır bedel ödemesi gerektiğini" savunmuştu. Aynı dönemde Türkiye'nin Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi satın almasına da sert tepki gösteren Graham, Türkiye'nin F-35 savaş uçağı programından çıkarılmasını destekleyen Kongre üyeleri arasında yer almıştı.
NATO Zirvesi'nde dikkat çeken değişim
Ancak Graham'ın Temmuz 2026'da Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi sırasında yaptığı açıklamalar, geçmişteki söylemleriyle önemli bir tezat oluşturdu.
Türkiye'nin F-35 programına yeniden dahil edilmesine tamamen karşı olmadığını belirten Graham, Kongre'de özellikle Türkiye-İsrail ilişkileri nedeniyle bazı itirazların bulunabileceğini kabul ederken, hukuki ve siyasi engelleri aşacak bir çözüm bulunabileceğine inandığını ifade etti.
Graham açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Türkiye muazzam bir müttefik, aynı zamanda NATO'nun sarsılmaz bir sütunu. Türkiye'ye hak ettiği F-35 teslimatını yeniden sağlayacak ve hukuki engelleri aşacak akılcı bir çözüm bulunabileceğine tüm kalbimle inanıyorum."
Trump'ın açıklamalarıyla aynı döneme denk geldi
Graham'ın sözleri, ABD Başkanı Donald Trump'ın NATO Zirvesi'nde Türkiye'ye yönelik CAATSA yaptırımlarını kaldıracağını ve F-35 satışını yeniden değerlendireceklerini açıklamasının hemen ardından geldi.
Trump'ın mesajları, Türkiye'nin 2019 yılında çıkarıldığı F-35 programına yeniden dahil olabileceği yönündeki beklentileri artırırken, Kongre'deki yasal sürecin nasıl işletileceği de Washington'da tartışılan başlıklardan biri oldu.
Netanyahu'nun itirazına rağmen açık kapı bıraktı
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise Türkiye'ye F-35 savaş uçaklarının verilmesine karşı çıkarak, bunun Orta Doğu'daki askeri güç dengesini değiştireceğini savundu.

İsrail'in Washington'daki en güçlü destekçileri arasında gösterilen Graham'ın, Netanyahu'nun itirazlarına rağmen Türkiye'nin F-35 programına dönüşüne tamamen kapıyı kapatmayan açıklamalar yapması ise dikkat çekti.
Son diplomatik mesajlarından biri oldu
2003 yılından bu yana Güney Carolina eyaletini ABD Senatosu'nda temsil eden Lindsey Graham, Donald Trump'ın en yakın siyasi müttefiklerinden biri olarak biliniyordu. İsrail ve Ukrayna'ya verdiği güçlü destek ile İran'a karşı sert politikaların önde gelen savunucuları arasında yer alan Graham, yaşamını yitirmeden kısa süre önce Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile Kiev'de de bir araya gelmişti.
Türkiye'yi "muazzam bir müttefik" ve NATO'nun "sarsılmaz sütunu" olarak nitelendirdiği açıklamalar ise Graham'ın dış politikaya ilişkin kamuoyuna yansıyan son önemli diplomatik mesajlarından biri olarak kayıtlara geçti.
Yorumlar
Kalan Karakter: