• Reklam

James Jeffrey, Türkiye-ABD İlişkilerini Yorumluyor

Gazeteci İbrahim Haskoloğlu, ABD-Trump yönetiminin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey ile ABD-Türkiye ilişkileri üzerine özel bir röportaj gerçekleştiriyor. Jeffrey'e göre, S-400 meselesi tek büyük sorun!

Reklam
James Jeffrey, Türkiye-ABD İlişkilerini Yorumluyor
18 Şubat 2021 - 20:56
  • Reklam
ABD ve Türkiye, çok önemli olaylar tecrübe etti. Siz de o dönemin en önemli isimlerinden birisiniz. Türkiye, Suriye operasyonuna başladı ve Rusya'dan S-400 satın aldı. Mike Pence, Türkiye'ye geldi ve Erdoğan ile görüştü, siz de oradaydınız. Tarihi bir andı. O toplantıda neler yaşandı?

Başkan Yardımcısı Pence ile aynı uçakta değildim, çünkü Milli Güvenlik Danışmanı O'Brien ile daha erken bir uçuştaydım ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmeye hazırlanmak için bir gün önce vardık. Söylemeliyim ki, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başkan Yardımcısı Pence ve sizin milli güvenlik danışmanınız İbrahim Kalın ile Kuzeydoğu Suriye'yle ilgili meseleleri elden geçirirken yaklaşık olarak 3 saat birlikteydim.

Mike Pence'in Cumhurbaşkanı Erdoğan'a çok açık olduğunu gördüm. İkisi de asıl görüşmede çokça gülümsedi ve bildiğiniz gibi bir anlaşmaya vardık. Ve neticede 15 ay sonra hala idame ettiriliyor. İnanıyorum ki, Kuzey Doğu Suriye'de istikrara, DAEŞ'e karşı mücadeleye, Türk güvenlik çıkarlarına ve genel olarak Suriye'nin bütününde istikrara dönüşe katkısı oldu. Bu güzel bir şey, bir parçası olduğum için mutluyum.

ABD Dışişleri Bakanlığı, Türkiye ile ilgili açıklama yaptı. ABD ve Avrupa ortak endişeli olduğu konularda beraber çalışmak için anlaşmaya vardı. Buna ek olarak, Çin ve Türkiye de dahil. Bu açıklama hakkında ne düşünüyorsunuz? Bu açıklamalar nedeniyle Türkiye, Rusya'ya daha fazla yakınlaşır mı? Neden Biden yönetimi, Türkiye ile ilgili bu kadar sert açıklamalar yapıyor?

Bu sadece Türkiye'nin değil aynı zamanda İsrail, Mısır ve Suudi Arabistan'ın da merak ettiği
sorulardan biri. Bir müttefik sisteminin parçası mıyız, değil miyiz? ABD'nin ve Avrupa Birliği'nin,
Türkiye hakkında işbirliği yapması önemli. NATO ve Avrupa kapsamındaki icraatlarımızda, özellikle Rusya'ya karşı ve Ortadoğu'da Türkiye, ikimiz için de kilit bir müttefik.

Kimsenin Türkiye'yi, Rusya'nın müttefiki olarak gördüğünü sanmıyorum. Onlarla konuşmamdan,
geçtiğimiz sene de Suriye'nin İdlib bölgesinde, Libya'da Trablus'ta ve Dağlık-Karabağ'da Ruslara ve Rusya destekli güçlere ne olduğunu gördükten sonra Rusların, Türkiye'yi müttefik olarak görmediğini elbette biliyorum.

Türkiye öncelikle Avrupa ile Doğu Akdeniz'de ve daha ideolojik olarak bazı Arap devletleriyle, en öne çıkanı Birleşik Arap Emirlikleri ile ihtilafa sebep olan bağımsız bir dış siyaset yürütüyor.

Amerika'nın, Türkiye ile asıl sorunu S-400'ün satın alınması. Bu çözülene kadar ilişkilerin önemli bir ölçüde düzenlenmesinin bir ihtimali yok. Esasen durum böyle. Bunu ben belirtmiştim, geçtiğimiz üç yönetimde de diğer herkes belirtmişti.

Türkiye'ye karşı, Biden ve Trump yönetimi arasındaki fark ne olacak? Örneğin, Trump yönetimi Türkiye'ye karşı yaptırımları sürekli erteledi.

Trump yönetiminin Türkiye'ye yaptırımları, Biden yönetiminde de devam edecektir. Çünkü Biden
yönetimi S-400 konusunda aynı derecede endişeli. Herhangi bir görüşmem ve dört yıldan uzun
süredir Türklerle yaptığım yüzlerce görüşme, S-400 ile başladı ve bitti.

Açıkçası, Türkiye'nin dış siyasetinin profesyonelliğini nadiren eleştiririm, çünkü bizle fikir ayrılığına düşse bile, dünyaya yaklaşımlarında ziyadesiyle gelişmiş ve sofistike. Ama S-400'de bir şeyi ıskaladınız. Bu, yıllar boyu karşılaştığımız başka herhangi bir kriz ya da sorunumuzla karşılaştırılamaz. Bu, gelmiş geçmiş en büyük Amerikan askeri girişimi olan F-35 ve türlü türlü müttefiklik sorunlarımızla alakalı.

Şunu söylemeliyim ki, Başkan Biden Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı tanıyor, önemli sayıda toplantıları oldu. Zaman zaman çok yakın çalıştılar. Hatırlarsan, Başkan Biden 2016'da gelmişti.

Başkan Biden 2016'da PYD'yi Fırat'ın diğer tarafına çekilmeleri için ısrar etmeye gelmişti. Bu da Trump yönetiminde Münbiç Antlaşması ile sonuçlandı. Yani sorunları anlıyor, Türkiye'yi dinleyecek. Başkan Trump'ın, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ilişkisi kadar samimi olacağını düşünmüyorum fakat göreceğiz.

Türkiye İçişleri Bakanı, 2016'daki darbe girişimini ABD'nin yaptığını söyledi. Bununla ilgili ne düşünüyorsunuz?

Öncelikle Türkiye hakkında, son iki aydır Türkler Batı Avrupa ve ABD'yle daha iyi ilişkiler istediklerine dair türlü türlü sinyaller yolluyorlar ve o yönde bir hareket olacaktı. Milli güvenlik danışmanları İbrahim Kalın, Jake Sullivan ile daha birkaç gün önce bir konuşma gerçekleştirdi.

Erdoğan daha sonra şöyle bir açıklama yaptı. Biz ve ABD ana meseleleri hakkında bir tecrübemiz oldu. Bazen bizim için dış politikalarıyla zıt düştüler. Türklerin hepsi, 2016 hakkında ABD'den şüpheleniyor.

Öncelikle o sırada hükümette değildim, ama buna verilecek tepkide hükümete dahil olmuştum.
Tabii ki de ABD'nin bir rolü yoktu. Dışişleri Bakanlığı aynen bunu söyleyen bir açıklama yaptı. Ama Türkler iki sebeple buna inanıyor: Biri, bunu düzenleyen Fetullah Gülen. Gülen, ABD'de, artık yeşil kartı var ve Türkler yıllarca iade ettirmeye çalıştı. Geçerli sebeplerle etmedik ancak, ABD'de bunun ne kadar önemli olduğuna dair çok bir anlayış olmadı. Bunu bu şekilde ifade ediyorum.

11 Eylül'den beri ilk defa, Türkiye'dekine denk bir olay yaşadık. Bazı açılardan Türkiye'de olanlara daha yakın. Bu da 6 Ocak'ta başkentimizde yaşadığımız olaydı. Fakat Türkiye'de yüzlerce insan öldürüldü. Erdoğan da darbe sırasında iki ya da üç farklı noktada nerdeyse öldürülecekti. Bu yüzden bu olayı çok hassas bir şekilde ele alıyorlar ve sanırım herkes biliyordur ki, Biden yönetimi harekete geçmede ve darbeyi kınamada, tehdit edilen demokratik bir lider olarak Erdoğan'a erişip desteklemekte yavaştı.

Ve dönemin bakanı Kerry'nin de dahil olduğu bazı ilişkiler, darbenin kendisi yerine Türklerin
başlattığı otoriter sıkı önlemlere derhal tepki verdi. Yani Erdoğan'ın buna tepkisini çevreleyen
dargınlıklar var. Umarım bu, sadece küçük bir aksamadır. Ve hatta eminim ki öyle, iki ülke arasındaki ilişkilerde çabucak unutulacaktır. Büyük sorun hala S-400.

Teşekkür ederim James Jeffrey, iyi günler dilerim.

Hepinize teşekkür ederim.

KAYNAK: İbrahim Haskoloğlu

  • Reklam

YORUMLAR

  • 0 Yorum
  • Reklam

Haberleri Google News üzerinden takip etmek için tıklayınhttps://www.alexa.com/siteinfo/abdpost.com