New York'taki Türkiye Brooklyn

New York'taki Türkiye Brooklyn

New York'taki Türkiye Brooklyn
16 Haziran 2014 - 09:25

Amerikan yerlilerinin topraklarını satın alarak bölgeye yerleşmeye başlamış beyaz adam. İlk yerleşen Hollandalılar. Zaten adı da Hollanda’daki Breuckelen köyünden geliyor. Zaman içinde Brooklyn’e dönüşmüş.   Kral II. Charles onuruna “Krallar Şehri” olarak isimlendirilmiş. Günümüzde New York’taki 5 bölge arasında nüfusu en yoğun yer. Hatta ABD’nin en kalabalık şehirleri arasına adını yazdırabileceğini söyleyenler de var.   Lisanım iyi değil ne yaparım” diye düşünmeyin. Şehirde bir Türk’e rastlama olasılığının en yüksek olduğu yer burası. Hatta bir arkadaşım çaresiz kaldığında sokağın ortasında durup “yok mu yardım edecek” diye bağırdığını ve onlarca insanın bir anda etrafını sardığını anlatmıştı da inanmamıştım. Brooklyn aynı zamanda şehirde en fazla caminin de bulunduğu semt. Eyüp Sultan Camii 2000’li yılların başında açılmış.   Ramazan’da her gün yaklaşık 400 kişiye iftar yemeği veren cami salon, yemekhane, misafirhane gibi bölümleri sayesinde bir kültür merkezi işlevi de görüyor. Büyük ve zarif bir yapı olan Fatih Camii aynı zamanda Amerikan Müslümanlar Birliği’nin de merkezi. Toplantı salonu, dershanesi ve kütüphanesi sayesinde çeşitli etkinliklere de ev sahipliği yapıyor.    Brooklyn Köprüsü:   Semti komşusu Manhattan’a bağlayan bu gotik köprü sadece Brooklyn’in değil şehrin de simgelerinden biri. Üstelik 1883’den beri. Yapım aşamasında ardı ardına gelen kazalar nedeniyle bir süre halk arasında uğursuz olduğuna inanılmış. Ülkenin ilk çelik telli asma köprüsü harika bir gün doğumuna ve ömre bedel bir gece görüntüsüne şahitlik ediyor. Uykunuzdan fedakârlık edip seyredin. Yaklaşık 2 kilometrelik köprüyü yürüyerek geçin ama bisiklet yolunda olmamaya özen gösterin.   Coney Adası   Aslında bir yarımada. Atlantik Okyanusu’ndaki ada, denizin doldurulmasıyla ana karayla birleşince günümüzde bir yarımada görüntüsünü almış. 1900’lerin başında altın çağını yaşamış. Bugün popülerliğini biraz yitirse de hâlâ şehrin eğlence merkezlerinden biri. Dönme dolap ve hızlı tren adanın simgeleri. Akvaryum ise tüm New York’un gözdesi, 300 türden fazla deniz canlısının ve kuşun da evi. Bazıları ile yakın arkadaş olmanıza izin veriyorlar. Penguenler, denizaslanları ve diğerlerinin gösterilerini de izleyebilirsiniz. Özellikle çocuklarıyla yolculuk yapanlar için doğru adres. Adanın küçük müzesi de ilginizi çekebilir.   Park Slope   Prospect Park’ın kuzeyinde. Viktorya dönemi evleri ile Brooklyn’in tarihi bölgelerinden biri. Brooklyn Köprüsü’nün açılmasıyla onun da şansı dönmüş, gelişmiş ve fiyatlar artmış. Bugün New York’un en pahalı yerlerinden biri. Caddenin iki yanına sıralanmış küçük ama lüks dükkânlar insanın zevkini okşuyor. Kahve keyfiniz ya da öğle yemeğiniz için zarif kafelerinden birini seçebilirsiniz.   Green-Wood Mezarlığı   Yaklaşık 2 kilometrekarelik bir alan ve 600 bin kişinin ebedi istirahatgâhı. Bunun neresi ilginç diye düşünenler için verilecek birkaç cevap var: Mezarlıkta yatan kişiler ve mezarların mimarileri. 2006 yılında ülkedeki “Ulusal Tarihi Simgeler” listesine alınmış. Neo-gotik tarzın en zarif temsilcilerinden biri giriş kapısı. 1911’de yapılan şapelin mimarisine hayran kalmamak elde değil. Elinizde haritayla kendi başınıza gezmek de bir seçenek elbette ama rehber eşliğindeki turlara katılmak farklı hayatlara dair ilginç hikâyeleri öğrenme imkânı sağlıyor.   Brooklyn Müzesi   Gösterişli bir Beaux-Arts tarzı binada yer alan müze 19. yüzyılın sonlarında açılmış. Bugün şehirdeki en büyük 2. koleksiyona ev sahipliği yapıyor. Sadece Amerikan sanatından örnekler göreceğinizi düşünmeyin. İslam, Mısır, Japon, Afrika gibi dünyanın en önemli kültürlerinden eserlerle karşılaşacaksınız, bazıları binlerce yıllık. Gezenleri hem sergilenen koleksiyon hem de profesyonelliği ile etkisi altına alan müzede her ay farklı bir tema işleniyor.   Botanik Bahçesi   Bu şehrin en sevdiğim yönlerinden birisi sürprizleri. Büyük ve yüksek binalarla yeşil yok edilmemiş. Aksine arsız yeşilin arasına tabiat ananın hayalleri zorlayan renkleri serpiştirilmiş. 1910 yılında kurulan Botanik Bahçesi 12.000’den fazla bitki çeşidine ev sahipliği yapıyor. En ilgi gören yerleri Cranford Gül Bahçesi ve Japon Bahçesi. Etkinlik programı ve rehberli turlarla ilgili bilgi almayı unutmayın. Daha rahat gezebilmek için girişten bir harita almanızı öneririm.   Prospect Park   2,5 kilometrekarelik bir alanı kaplıyor ve Botanik Bahçesinden yürüme mesafesinde. 1860’dan beri New Yorklular’ın hizmetinde olan parkı her sene milyonlar ziyaret ediyor. Hayvanat Bahçesi, yaz aylarında sandal, kış aylarında ise buz pateni olanağı sağlaması, tarihi Lefferts Evi, konserleri ve diğer etkinlikleri ile hem turistler hem de New Yorklular için bir çekim merkezi. Prospect Park aynı zamanda 200’den fazla kuş çeşidi ile bir kuş gözlem merkezi.   İlgi çekici mahalleler   Eskiyle yeniyi, sadelikle karmaşayı bir arada görmek istiyorsanız Williamsburg’a zaman ayırın. Her damak zevkine göre restoran, her sanat anlayışına uygun galeri bulmanız mümkün. Çok fazla vintage dükkân göreceksiniz. Köprüsünü yürüyerek geçmekse bir klasik haline gelmiş. Bir zamanlar sadece Polonyalı göçmenlerin yaşadığı Green Point, Williamsburg’un komşusu. 19. yüzyıla ait binalar bakımından çok zengin olan mahalle ‘Ulusal Tarihi Yerler’ listesinde. 1800’lerden kalan koruma altındaki evleri, nehir kıyısında yürüme yolları ve müzesi ile Brooklyn Heights de ilginizi çekecek.   Farklı bir alışveriş deneyimi   New York’ta farklı bir atmosferde alış veriş deneyimi yaşamak istiyorsanız Brooklyn tam size göre demektir. Tanıdık Amerikan markalarının dışında değişik şeyler arayanlar için çok fazla alternatif var. Gözünüzü kapayıp Cobble Hill, Park Slobe, Prospect Tepeleri’ndeki dar sokaklara dalın ve küçük dükkânların keyfine varın. Williamsburg bir vintage cenneti. Brooklyn Bit Pazarı mevsimine göre 3 farklı yerde kuruluyor ve her ilgi alanına hitap eden çeşitleri barındırıyor. Önce bir soluklanın çünkü her tarafa gitmek, her şeye dokunmak isteğinizin geçmesi biraz zaman alıyor. Alışverişe ancak ondan sonra başlayabiliyorsunuz. Bit Pazarı şehrin insan profilini daha yakından tanımak için de en uygun yerlerden biri, özellikle hafta sonları inanılmaz kalabalık olabiliyor. Antikaların satıldığı tezgâhlar sadece küçük dekoratif obje arayanlara değil mobilya almak isteyenlere de hitap ediyor. Kıyasıya pazarlık yapabilirsiniz. Farklı kültürlere ait objelerle ilgilenenlerin de seçeneği bol. Green Point Nassau Caddesi Polonya, Brighton Beach Caddesi Rus, 13. Cadde Borough Park Musevi ve 18. Cadde ise İtalyan yemekleri ve kültürünü bulabileceğiniz yerler. Bize ait bir şeyler için Atlantik Caddesi’ndeki Ortadoğu Pazarı’na gidin.   GEZİ - ZAHİDE BİLSAY / BUGÜN GAZETESİ

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum