• Reklam
Reklam

Nurseli İdiz Kafayı Çekip Yunan Konsolosluğunu Ararsa...

Armağan Çağlayan'ın YouTube'da yayınlanan Dur Bi Dinle programına konuk olan Nurseli İdiz, hayatına dair bilinmeyen pek çok anısını anlattı. Yıllardır bipolar bozukluğu tedavisi gördüğünü açıklayan İdiz, şimdilerde sağlığının çok iyi olduğunu söyledi.

Reklam
Nurseli İdiz Kafayı Çekip Yunan Konsolosluğunu Ararsa...
14 Mayıs 2021 - 11:54
  • Reklam
90'lı yıllara rol aldığı dizi ve sinema filmleriyle damga vuran usta oyuncu Nurseli İdiz, Armağan Çağlayan'ın YouTube'da yayınlanan Dur Bi Dinle programında hayatına dair yanlış bilinen detaylara açıklık getirdi. 

"BİZ TELEVİZYONUN İLK KURBANLARIYDIK"

60 yaşındaki oyuncu, 10 yıl önce bipolar bozukluğu olduğunu öğrendiğini, yıllardır tedavi gördüğünü ve şimdilerde sağlığının iyiye gittiğini söyledi. 

Son yıllarda yaşadığı depresyon ve alkol sorunlarıyla gündeme gelen İdiz,  "Maddi olarak şöhreti beceremedim. Bir takım yanlışlıklar yaparak elimdeki her şeyi kaybettim. Sonra bende ruhsa sıkıntılar başladı. Bu şöhretin bedeli değil. Kendi piyasaya karşı güçlü duramamanızın bedeli. Biz televizyonun ilk kurbanlarıydık. Şimdi gençler akıllı. Yatırım yapıyorlar, paralarını dikkatli kullanıyorlar. O zaman menajer diye bir şey yoktu. Halkla ilişkiler diye bir şey yoktu. Bir de biz akademisyen olarak geldiğimiz için sudan çıkmış balık gibiydik. O yüzden bu piyasayı idare etmekte çok zorlandım.


 
Asıl serbest düşüşüm 50-51 yaşında başladı. Bir gün kafayı çekip çekip Yunan konsolosluğunu arayıp, 'Topraklarımızı verin bize' dedim. Allahtan konsolosluğun bekçisi çıkmış. Sabah çünkü. Adam müracaat edin dedi. Babanız orada doğduysa vatandaşlık verirler dedi."

ERZİNCAN’DAN TAKSİYLE NİŞANTAŞI’NA GİTMİŞ

Başka bir anısını daha anlatan İdiz, iş için gittiği Erzincan'dan taksiyle Nişantaşı'na gittiğini anlattı:

"Can Hoca'yla kavga ettik. Turne bitmişti. Ben gidiyorum dedim. Para o zaman bol tabii. Dedim ki İstanbul Nişantaşı'na götür. Yoldan da telefon ediyorum eve, biber dolması yapın diye. Adamı evde bir güzel ağırlıyoruz, yediriyoruz içiriyoruz, parasını verip gönderiyoruz. Bir de çok ucuzdu. 2010'ların başı filandı 800 TL verdim.


 
Arkada içiyorum tabii. Türk politikasından bahsediyorum. Türk tiyatrosunun sorunlarından bahsediyorum. Adam demiş ki annemle kızıma, 'Hanımefendi çok tatlı bir insan ama vallahi başım ağrıyor' demiş."

“NİŞANTAŞI'NA DENİZ TAKSİ ÇAĞIRDIM”

Programda yaptığı açıklamalarla magazin gündemine bomba gibi düşen İdiz, sözlerini söyle sürdürdü: 

“Bir ara Ada'ya gitmeye takmıştım. Bu hastalık dönemleri. Deniz taksiyi aradım. 'Nişantaşı'na deniz taksi istiyorum' dedim. 'Yani Kabataş'a gelin, ben oraya ineceğim' dedim. Adam onu anlamadı. 'Oraya gönderemeyiz' dedi. 'Fatih Sultan Mehmet nasıl karadan gemileri indirdiyse, öyle bir şey yapacaksınız' dedim.

"Ben araba kullanmıyorum. Taksiye verdiğim parayla İstanbul'da kesin 2+1 ev alınırdı. 2007-2008'e kadar özel arabam ve şoförüm vardı. Alışmışım..."
  • Reklam

YORUMLAR

  • 0 Yorum
  • Reklam

Haberleri Google News üzerinden takip etmek için tıklayınhttps://www.alexa.com/siteinfo/abdpost.com