Türkiye’nin yıllardır kanayan yarası olan ve 5 Ocak 2020’den bu yana kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında okyanus ötesinden çok kritik bir haber geldi. Altı yıl boyunca rafta bekletildikten sonra Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu tarafından yeniden açılan dosyada, cinayeti itiraf ettiğini iddia eden ve ABD’ye kaçan firari şüpheli Umut Altaş, ilk kez hakim karşısına çıktı.
Hakkında çıkarılan kırmızı bültenin ardından ABD güvenlik güçlerince kıskıvrak yakalanarak tutuklanan Altaş’ın, Türkiye’ye iade süreci başlarken ABD’deki ilk hukuki adımları da atılmış oldu.
İade Öncesi İlk Duruşma: "Master Hearing" Yapıldı
ABD’de oturum hakkının iptali ve Türkiye’ye deport (sınır dışı) edilmesi amacıyla açılan davanın ilk ön duruşması gerçekleştirildi. Amerikan göçmenlik hukukunda "Master Hearing" olarak adlandırılan bu ilk oturumda davanın henüz esasına girilmedi. Kimlik ve adres bilgileri doğrulanan Umut Altaş’ın yüzüne hakkındaki suçlamalar okundu. Mahkeme, yargılama takviminin netleşmesi ve ana duruşma tarihinin belirlenmesi için davayı ileri bir tarihe erteledi.
Sinyal Takibi Cinayeti Çözdü: "Aynı Bölgedeydiler"
Gülistan Doku’nun kaybolduğu dönem "intihar" senaryolarıyla kapatılmak istenen dosya, Jandarma Suç Araştırma Timleri (JASAT) tarafından kurulan özel ekibin iğneyle kuyu kazması sonucu adeta bir cinayet soruşturmasına dönüştü. Yaklaşık 700 saatlik Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) görüntüsünü saniye saniye inceleyen ekipler, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel ile yakın arkadaş olan Umut Altaş’ın, Gülistan ile yollarının kesiştiğini teknik verilerle ispatladı.

HTS ve Baz İstasyonu Kayıtları Ne Diyor?
Soruşturma dosyasına giren daraltılmış baz çalışmalarına göre; Gülistan Doku, Mustafa Türkay Sonel ve Umut Altaş’ın telefonları 27 Aralık 2019’da yan yana sinyal verdi. Daha da çarpıcısı, Gülistan’ın son görüldüğü Sarı Saltuk Viyadüğü çevresinde, Umut Altaş’ın telefonunun saat 19.28 ile 21.36 arasında sinyal verdiği, hemen ardından saat 22.08’de ise Vali’nin oğlu Mustafa Türkay Sonel ile koruma polisi Şükrü Eroğlu’nun aynı bölgeye gelerek Altaş ile buluştuğu tespit edildi.
Vali, Oğlu ve Başhekim Dahil 17 Kişi Tutuklu
Operasyonun düğmesine basılmasıyla birlikte Tunceli’de adeta yer yerinden oynadı. Soruşturmayı karartmaya çalışan, delilleri gizleyen ve resmi belgeleri yok eden isimler tek tek cezaevine gönderildi.
Soruşturma kapsamında, eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel ile Gülistan Doku’ya son teması bulunduğu belirlenen o dönemin İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı "kasten öldürme" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Bunun yanı sıra, olayı örtbas etmeye çalıştığı öne sürülen eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel; suç delillerini yok etme, gizleme, bilişim sistemindeki verileri engelleme ve resmi belgeyi gizlemek suçlarından tutuklandı. Gülistan Doku’nun eski erkek arkadaşı Zeinal Abarakov, annesi Cemile Yücer ve üvey babası Engin Yücer de yine "suç delillerini gizleme ve yok etme" suçlamasıyla tutuklanan isimler arasında yer aldı. Soruşturmanın karartılmasına yardım ettikleri gerekçesiyle ihraç polis memuru Gökhan Ertok, dönemin yakın koruması Şükrü Eroğlu ve firari şüpheli Umut Altaş’ın anne ile babası da demir parmaklıklar ardına gönderildi.
Son olarak, Gülistan Doku’nun hastane kayıtlarını sildiği iddia edilen eski Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir "resmi belgeyi bozmak ve yok etmek" suçundan, abla Aygül Doku’ya yönelik eylemleri nedeniyle Ferhat Güven ise "yağma" suçundan tutuklanarak cezaevine konuldu.

İtiraf İddiası Dosyayı Değiştirecek
ABD’de yargılanan kilit isim Umut Altaş, eski Vali Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in cinayeti bizzat kendisine itiraf ettiğini ileri sürüyordu. Şimdi tüm gözler, ABD mahkemesinin alacağı deport kararına ve Altaş’ın Türkiye’ye getirilerek sorgulanacağı anlara çevrilmiş durumda. Altı yıllık karanlık, Türk yargısının kararlı takibi ve uluslararası iş birliğiyle aydınlanmaya çok yakın.
Yorumlar
Kalan Karakter: