Siyasette bazen bir cümle, aylarca süren sessizlikten daha fazla şey anlatır.
Hele konuşan isim Kemal Kılıçdaroğlu ise…
Haftalardır, hatta aylardır “mutlak butlan” tartışmaları siyasetin tam ortasında dönüyor. Parti kulisleri kaynıyor, sosyal medya kazan gibi, ekranlarda herkes konuşuyor ama Kılıçdaroğlu derin bir sessizliği tercih ediyordu.
Tek kelime etmiyordu.
Derken bir anda kamera karşısına geçti.
Ama öyle sıradan bir açıklama değil…
Adeta satır aralarına gizlenmiş siyasi mesajlarla örülü bir metin.
“CHP bize bırakılmış bir miras değil, kutsal bir emanettir” dedi.
Yetmedi…
“Emanet kirletilemez” dedi.
Sonra çıtayı biraz daha yükseltti:
“Bu ulu çınarın gölgesi haramın ve kirlenmişliğin sığınağı olamaz.”
Bir başka bölüm ise özellikle dikkat çekiciydi:
“76 yıllık ömrüm boyunca ben de ailem de akçeli işlere bulaşmadık.”
Ve final cümlesi…
“CHP yolsuzluk iddialarına kalkan olacak bir parti değildir.”
Şimdi insan ister istemez düşünüyor…
Bugüne kadar bu başlıkta tek kelime etmeyen bir siyasetçi neden bugün konuşur?
Neden özellikle “haram”, “kirlenme”, “akçeli işler”, “yolsuzluk” gibi son derece ağır kavramları peş peşe dizer?
Çünkü siyasette zamanlama çoğu zaman her şeydir.
Bana göre bu video sıradan bir çıkış değil.
Bu konuşma, “mutlak butlan” sürecine ilişkin bazı bilgi ve değerlendirmelerin artık daha net hâle gelmeye başladığını düşündürüyor. Hatta Kılıçdaroğlu’nun önüne gelen siyasi ve hukuki tablo sonrası bilinçli şekilde pozisyon aldığı izlenimi veriyor.
Çünkü ortada güçlü bir ihtimal oluşmadan, aylarca susan bir isim böyle riskli bir videonun karşısına kolay kolay geçmez.
Bir başka dikkat çekici gelişme ise Recep Tayyip Erdoğan’ın ne dediği tam anlaşılamayan mesajları…
Parti içindeki olağanüstü sessizlik…
Bazı isimlerin bir anda geri plana çekilmesi…
Kulislerdeki tedirgin bekleyiş…
Bütün parçalar yan yana konulduğunda Ankara’da alışılmışın dışında bir siyasi trafik olduğu hissediliyor.
Siyaset bazen bağırarak değil, fısıldayarak mesaj verir.
Ve o fısıltılar son günlerde giderek yükseliyor.
Belki de Türkiye uzun bayram tatiline girerken, siyaset perde arkasında çok daha büyük hesaplaşmalara hazırlanıyor.
Sonuçta önümüzde dokuz günlük bir ara var…
Bankalar kapalı…
Borsa kapalı…
Ama anlaşılan o ki siyasetin mesaisi hiç bitmeyecek.
Çünkü rüzgâr esmeden yaprak oynamaz…
Hele Ankara’da yaprak kıpırdıyorsa, bilin ki rüzgâr çoktan yön değiştirmiştir.
Yorumlar
Kalan Karakter: