Ulan nereni anlıyor? Sen zaten anlaşılacak kadar derin biri değilsin ki…
Yapılan araştırmalarda aldatan erkeğin %89’unun eşlerini diğer kadından daha yeterli, daha güzel, daha bilgili, daha başarılı bulduğu ortaya çıkıyor.
Neden aldatıyor peki? Karısıyla yaşayamadığı heyecanı orada yaşıyor, karısında göremediği övgü ve takdiri orada arıyor. Bazen hiçbir nedeni yok; bir çıplak bacağın bir zekâdan daha fazla etkili olduğu bir durum söz konusu.
Erkek bazen bir kadına sadece görselliğinden dolayı bir çekim hissediyor. Burada illa mantıklı bir neden aramaya gerek yok; evliliği çok iyi giden bir erkek de aldatabilir.
Heyecan arıyoruz, güzel söz arıyoruz… “Eşim iyi insan ama ablamdan hiç farkı yok, bu durum beni üzüyor, yıllar yılı bunu aşamadık.”
Erkekler diyor ki: “Kadınlar nasıl ilgi bekliyorsa, erkek de ilgi bekler…” Her sabah kedili pijamayla yolcu eder, aynı pijamayla karşılar ise Sonuç bu.
Aslında mesele kadının yetersizliği değil, erkeğin kapasitesi. Çünkü akıllı kadının yanında ezilen adam, “bari cahilin yanında dahi gibi görünebileyim” diye gidip daha yüzeyselini seçiyor. Yani IQ testinden kaçıp, “tırnak boyu testi”ne giriyor.
Ve işin ironisi ne biliyor musunuz? Erkekler böyle kadınlarla evlenmiyor. Evlenirken zekâyı, kariyeri, düzgün aileyi seçiyor; gizlide ise bacağı, tırnağı, kirpiği. Yani resmiyette akıllı kadın; kaçak et kesiminde, aşko kuşko, her şeyi pembe olan, tırnağı 67 metre, makarna bile yapamayan kızları seçiyorlar.
Ama unuttukları şey şu: O makarna bile yapamayan kız, günü geldiğinde ne koca tutabiliyor ne de evlilik yürütebiliyor. Çünkü parlak tırnak ucu kadar kısa vadeli ilişkiler bunlar. Kadın sadece “görsel vitrin”, adam ise kendi egosunu tatmin eden müşteri.
Gerçek hayatın masrafı, yükü, çocuğu, hastalığı, faturası var. İşte orada zekâsız bacak işlemiyor. Çıplak bacak akşam loş ışıkta cazip olabilir ama sabah alarm çaldığında zekâ lazım, sabır lazım, emek lazım.
Yani mesele aslında basit: Akıllı kadınla hayat kurulur, ötekiyle sadece zaman kaybedilir. Ve en sonunda erkek yine döner dolaşır, kendisini ilk günden beri anlayan o “profesör karısının” gölgesinde kalır.
Yorumlar 1
Kalan Karakter: