Peki ama neden? Sadakat yeminini eden o kadın mı kocan seni aldatmış, kadınlık gururunu hiçe saymış, kim zarar verdi şimdi size? Belki senin varlığından haberi bile olmayan o kadın mı, yoksa sadakati çiğneyen kocan mı?
Aldatan adamı her gece koynuna alıyorsun ama diğer kadına savaş açıyorsun. Senin savaşın kiminle? Dur bir düşün: Sana ihanet eden kocanla mı, yoksa kocanın yalanlarına inanmış diğer kadınla mı? O kadına huzur vermiyorsun ama aldatan kocana her gece sarılarak uyuyorsun. Bu nasıl bir çelişki? Sen kendini nasıl bu kadar küçük düşürüyorsun?
Kocanı boşarsın, sonra diğer kadına da öfkeni kusarsın: “Hazmedemiyorum!” diye ikisinin de canına okursun. O zaman haklısın. Ama sen hem aldatan adamın koynuna girmeye devam ediyorsun, hem boy boy tatil fotoğrafları paylaşıyorsun, “Mutluyuz” görüntüleri veriyorsun, hem aynı evde yaşıyorsun, hem de diğer kadına “Benim kocamla nasıl olursun?” diye hesap soruyorsun.
Bu, çok büyük bir çaresizlik ve eziklik.
Asıl sorulması gereken soru şu: Sen neden o adamla kalmaya devam ettin? Cesaretin varsa, konforumu bozmamak için gitmiyorum diye de anlat. Ama bil ki, öfkeni ve kinini başkasına kusarak kendini kandırıyorsun; gerçek ihaneti, sadakatsizliği ve yıkımı yaratan kişi, sarıldığın o adamdır. Gerçekten hesap sorulacak kişi, sadakatsizliğe cesaret eden kocandır.
Kendi utancını başkasına kusma!
Yorumlar 2
Kalan Karakter: