
Bazı dostlarım bazen, “Bu kadar yazıp çiziyorsun da ne oluyor? Boş ver, işine gücüne bak. Karışma hiçbir şeye…” diyorlar.
Galiba bugün onların tavsiyesine uyacağım.
Çünkü bazı günler vardır ki insanın ne siyaset konuşası gelir, ne ekonomi, ne de memleketin meselelerini yazası…
Mesela bugün de öyle bir gün.
Haftanın son günü, Cuma…
Numam hocam bugün Cuma hutbesinde hangi meseleyi, mesele edecek onu merak ediyorum.
Sabah altı gibi uyandım.
Güneş doğmuş.
Kocaeli, o bildiğimiz sanayi şehri…
İnsanlar işe gitmek için servis ve otobüs bekliyor.
Hava sıcak ama bunaltıcı değil.
Kahvemizi aldık, balkona oturduk.
Bir yandan geçen insanlara bakıyorum.
Kimi aceleyle yürüyor.
Kimi ağır ağır…
Hayat işte…
Su gibi akıp gidiyor.
Bazen düşünüyorum da, aslında fazla düşünmemek lazım.
Çünkü düşündükçe insanın aklına türlü türlü meseleler geliyor.
Sonra insan kendine “Bugün hiçbir şeyi mesele etmeyeceğim.”diyesi geliyor.
Zira; Şark ve Garp cephesinde yeni bir şey yok!
Amerika’yı yeniden keşfetmeye de gerek yok.
Hem zaten Amerika da eski Amerika değil…
Trump’un bir dediği bir dediğini tutmuyor.
Bizim burada da durum pek farklı sayılmaz ama neyse…
Bugün onları da konuşmayalım.
O yüzden bugün;
Ne CHP’yi…
Ne butlan tartışmalarını…
Ne İran’ı…
Ne Amerika’yı…
Ne belediyeleri…
Ne partileri…
Ne odaları…
Ne de Ticaret Bakanlığını...
Hiçbirini…
Konuşmayalım…
Hayat devam ediyor.
Bugün kimseye dokunmadan, hiçbir meseleye bulaşmadan yazımızı bitirelim.
Rahmetli Demirel’in, "Meseleleri mesele etmezseniz, ortada mesele kalmaz" dediği meşhur sözü gibi bugün meseleleri, mesele etmeyelim...
Gerçi bunu söylerken bile yeni bir mesele çıkarmış oluyoruz ya o da ayrı bir mesele…
Ama onu da bugünlük mesele yapmayalım.
Bugünlük bu kadar.
Herkese huzurlu, sakin ve güzel bir hafta sonu diliyorum.
Selam ve saygıyla…
Yorumlar
Kalan Karakter: