
Teknoloji hayatımızın her alanını değiştirirken, ticaretin dili de artık dijital platformlara taşındı.
Bugün bir işletme için sosyal medya yalnızca bir paylaşım alanı değil; kendisini tanıttığı, müşterisiyle iletişim kurduğu ve güven oluşturmaya çalıştığı önemli bir mecra hâline geldi.
Gayrimenkul sektörü de bu dönüşümün en yoğun yaşandığı alanlardan biri.
Ticaret Bakanlığı’nın sahte ilanların, kapora dolandırıcılığının ve yetkisiz emlakçılık faaliyetlerinin önüne geçmek amacıyla hayata geçirdiği Elektronik İlan Doğrulama Sistemi (EİDS), yapılan son düzenlemelerle sosyal medya platformlarını da kapsayacak şekilde genişletildi.
Tüketicinin korunması, kayıt dışılığın önlenmesi ve sektörde güven ortamının sağlanması hepimizin ortak arzusudur.
Kimse sahte ilanların, mağduriyetlerin ve vatandaşın emeğini hedef alan dolandırıcılık yöntemlerinin devam etmesini istemez.
Ancak burada üzerinde durulması gereken önemli bir nokta var:
Sosyal medyada yapılan her paylaşım gerçekten ilan mıdır?
Son açıklamalarda; Facebook, Instagram, X ve benzeri sosyal medya platformlarında doğrulanmamış emlak ilanlarının paylaşılmasının yasak olduğu, yalnızca EİDS üzerinden doğrulanarak ilan portallarında yayımlanan ilanların bağlantılarının paylaşılabileceği ifade edildi.
Buraya kadar herhangi bir itirazımız yok.
Fakat uygulamanın detaylarına indiğimizde sektörün önünde cevap bekleyen önemli bir soru ortaya çıkıyor:
İlan ile reklam aynı şey midir?
Bu konudaki tereddütleri paylaşmak ve uygulamada yaşanan sorunları değerlendirmek amacıyla Ticaret İl Müdürlüğü yetkilileriyle görüşerek sahadan gelen değerlendirmeleri de ilettim.
Çünkü mevzuatın amacı ile uygulamadaki algı arasında hâlâ giderilmesi gereken bazı belirsizlikler bulunuyor.
Bir taşınmazın fiyatı, açık adresi, konumu ve satış bilgileriyle alıcıya sunulması elbette ilandır. Bu tür paylaşımlar EİDS kapsamındadır ve denetlenmesi gerekir.
Ancak bir emlak işletmesinin sosyal medya hesabında; fiyat belirtmeden, açık adres vermeden, belirli bir taşınmazı doğrudan satışa sunmadan yaptığı kurumsal tanıtım ve reklamlar aynı kapsamda mı değerlendirilecektir?
İşte sektörün merak ettiği temel mesele budur.
Çünkü sosyal medya bugün sadece ilan verilen bir alan değildir.
Aynı zamanda işletmelerin kendilerini tanıttığı, hizmetlerini anlattığı, mesleki kimliklerini ve marka güvenini oluşturduğu bir iletişim alanıdır.
İlan başka bir kavramdır.
Reklam başka bir kavramdır.
Bu kavramların birbirine karıştırılması hem sektör çalışanlarını hem de denetim mekanizmasını zor durumda bırakabilir.
Hukukun temel ilkelerinden biri belirlilik ilkesidir.
Emlakçı hangi davranışın serbest, hangi davranışın yasak olduğunu açıkça bilmeli; denetim yapan kamu görevlisi de aynı kuralları aynı şekilde uygulayabilmelidir.
Bugün birçok emlak danışmanı, ceza alma endişesi nedeniyle sosyal medya hesaplarında kurumsal paylaşım yaparken bile tereddüt yaşamaktadır.
Oysa amaç; dürüst çalışan, vergisini ödeyen, mesleğini kurallara uygun yapan emlak işletmelerini zor durumda bırakmak değil, sektörde güveni sağlamaktır.
Buradan Ticaret Bakanlığı’na bir çağrıda bulunmak istiyorum:
Emlak sektörü denetimden kaçmıyor.
Kimse sahte ilanların veya yetkisiz faaliyetlerin devam etmesini istemiyor.
Ancak sektörün cevabını beklediği çok net bir soru var:
Sosyal medyada hangi paylaşım ilandır?
Hangisi reklamdır?
Bu ayrımın açıkça ortaya konulması büyük önem taşımaktadır.
Bu nedenle Bakanlığımızın; meslek odaları, sektör temsilcileri ve hukukçuların katkısıyla kapsamlı bir uygulama rehberi yayımlaması gerektiğine inanıyorum.
Böylece hem vatandaş korunacak hem de emlak sektörü hangi kurala göre hareket edeceğini net olarak bilecektir.
Beklentimiz; emlak sektörünün korkuyla değil, hukuki güven içinde çalışmasını sağlayacak açık, anlaşılır ve uygulanabilir düzenlemelerin bir an önce ortaya konulmasıdır.
Selam ve saygıyla…
Yaşar Durmaz
Kocaeli Emlak Müşavirleri Derneği Başkanı
Yorumlar
Kalan Karakter: