
Türkiye’nin her ilinde bir Ticaret İl Müdürlüğü var.
Kapılarında tabelası var.
Devletin kurumsal yapısı içinde bir yeri var.
Ancak konu piyasanın denetlenmesine, kayıt dışılığın önlenmesine ve haksız rekabetle mücadeleye geldiğinde, şu cümleyle karşılaşıyoruz:
“Yetkimiz yok, yetki Bakanlıkta.”
İşte tam burada sormak gerekiyor:
Madem birçok konuda denetim ve yaptırım yetkisi Ankara’da Bakanlıkta toplanmış, o zaman illerde bulunan Ticaret İl Müdürlükleri ne işe yarıyor?
Sadece yazışma yapan, evrak kabul eden ve sorunları merkeze ileten bir birim mi?
Yoksa vatandaşın, esnafın ve piyasanın içinde olması gereken gerçek bir kurum mu?
Çünkü devlet sadece yasa ve yönetmelik çıkaran bir organizasyon değildir.
Devlet, çıkardığı kuralları sahada uygulayabilen yapıdır.
Bugün piyasanın birçok alanına baktığımızda ciddi bir denetim boşluğu görüyoruz.
Özellikle gayrimenkul sektöründe yıllardır konuşulan korsan emlakçılık sorunu hâlâ devam ediyor.
Mesleki yeterliliği olmayan, vergi kaydı bulunmayan, oda kaydı olmayan ve hiçbir mesleki sorumluluk taşımayan kişiler emlak piyasasında faaliyet gösterebiliyor.
Üstelik bunu artık gizli saklı değil, herkesin gözü önünde; sosyal medya ve internet ilanları üzerinden yapıyor.
Bir başka sorun ise yetkisiz ilanlar...
Ticaret Bakanlığı tarafından Elektronik İlan Doğrulama Sistemi (EİDS) kapsamında önemli düzenlemeler hayata geçirildi. Yetkisiz ilanlara yönelik ciddi yaptırımlar açıklandı.
Meslek odaları uyarıyor.
Sektör temsilcileri anlatıyor.
Vatandaş zaten yaşadığı mağduriyetlerle bunun farkında.
Hatta çoğu zaman ilanların altında isimler, telefon numaraları ve iletişim bilgileri açıkça duruyor.
Vatandaş görüyor, sektör görüyor, odalar görüyor; ama nedense Ticaret İl Müdürlükleri göremiyor.
Asıl mesele de burada başlıyor.
Eğer Ticaret İl Müdürlüklerinin fiyat etiketlerine aykırılığa hareket edenlere 3900₺ idari yaptırım cezası kesme dışında diğer alanlarda bir yaptırım yetkisi yoksa, bu yapı neden var ?
Şayet görev, yetki ve sorumlulukları varsa, neden bu sorumluluklar sahada yeterince hissedilmiyor?
Çünkü bir kurumun varlığı sadece tabelasıyla değil, ortaya koyduğu işle ve aldığı sonuçlarla anlam kazanır.
Kayıt dışı çalışan her kişi; vergisini veren, kurallara uyan ve emeğiyle ayakta duran işletmelerin hakkına girmektedir.
Korsan emlakçılık yalnızca bir sektör problemi değildir.
Vergi kaybıdır.
Vatandaş mağduriyetidir.
Mesleki itibar kaybıdır.
Haksız rekabettir.
Devletin koyduğu kurallara uyanların zarar gördüğü, kuralları yok sayanların kazandığı bir piyasa düzeni sürdürülemez.
Piyasa denetimi sadece bir şikâyet geldiğinde işlem yapmak değildir.
Sahada olmak, görmek, tespit etmek ve gerektiğinde müdahale etmektir.
Taşrada devletin gözü, kulağı ve eli olması gereken İl Ticaret Müdürlükleri artık daha görünür, daha aktif olmak zorundadır.
İnternet ilanları ve kurallara uymayan ilan portalları takip edilmelidir.
Kayıt dışı faaliyetler tespit edilmelidir.
Meslek odalarıyla gerçek bir iş birliği kurulmalıdır.
Ticaret İl Müdürlükleri bu eleştiriyi bir serzeniş değil, bir çağrı olarak görmelidir.
Son söz:
Emlak piyasasının adil işlemesi, kayıt dışılığın azaltılması ve haksız rekabetin önlenmesi için artık daha görünür, daha aktif ve daha kararlı bir yerel denetim anlayışına ihtiyaç vardır.
Selam ve saygıyla...
Yaşar Durmaz
Kocaeli Emlak Müşavirleri Derneği Başkanı
Yorumlar
Kalan Karakter: