
Alevi inancında “Allah–Muhammed–Ali” üçlemesi, bu inancın temelini oluşturur.
Bu inancın hayata yansıyan ahlaki karşılığı ise “eline, beline,diline sahip ol.”ilkesidir.
Aslında Aleviliği anlatmak için bu iki üçleme çoğu zaman yeterlidir.
Biri inancın yönünü, diğeri o inancın nasıl yaşanacağını tarif eder.
“Eline, beline, diline sahip ol” ilkesi bir temenni değil, bağlayıcı bir ahlak kuralıdır.
Her Alevinin uyması beklenen bu ölçü, bireysel tercih değil toplumsal sorumluluktur.
Uymayan sadece kendine zarar vermez; temsil ettiği geleneğin de güvenini zedeler.
Çünkü Alevi öğretisinde ahlak sözle değil, davranışla ölçülür.
Eline sahip olmak; haksızlığa uzanmamaktır.
Beline sahip olmak; ölçüyü ve edebi korumaktır.
Diline sahip olmak; hakaret etmemektir.
"Sırat-ı Müstakim"diye kıldan ince, kılıçtan keskin olan bir yol vardır.
Bu yolda; dilini tutamayanların işide çok zordur.
“Düşkünlük” bu yüzden ağır bir kavramdır; sadece kişisel hata değil, toplumsal güven kaybıdır.
Tam da burada, Kocaeli yerel siyasetinde yaşanan bir tartışma bu ilkenin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdi.
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nde cemevleri üzerine yapılan görüşmeler sırasında ve sonrasında CHP’li Meclis üyesi Erkan Uygun'un sarf ettiği burada yazmaya utandığım küfür ve sinkaflı sözler, siyasetin seviyesinden çok ahlakın sınırını tartışılır hale getirmiştir.
Siyaset sert olabilir.
Eleştiri olur, itiraz olur.
Ama edepsizlik olmaz.
Alevi kimliğiyle tanınan bir siyasetçinin diline hâkim olamaması, yalnızca kişisel bir zaaf değildir; temsil ettiği kültüre karşı açık bir sorumluluk ihlalidir.
Çünkü bu gelenekte söz, insanın aynasıdır. Dil kirlenirse yol da kirlenir.
Bugün mesele salt bir meclis tartışmasından ibaret değildir.
Mesele, kimliğin ve inancın taşıdığı sorumluluğun farkında olup olmamaktır.
CHP Kocaeli İl Başkanı Sayın: Erdem Arıcan'a buradan açık bir çağrı yapmak istiyorum.
Bu parti, toplumsal hassasiyetleri ve farklı inanç kimliklerini temsil iddiasını taşıyorsa, önce kendi kadrolarının diline ve üslubuna daha fazla özen göstermelidir.
Siyasetin sertliği, ahlaki sınırların aşılmasına asla gerekçe olmamaldır.
Son söz olarak; CHP İl Yönetimi bu tür olaylarda sessiz kalmamalı, hem kurumsal saygınlığı hem de temsil ettiği değerleri koruyacak bir duruş sergilemelidir.
Selam ve saygıyla...
Yorumlar
Kalan Karakter: