Anadolu’da, bizim kültürümüzde, eskiden babalar sevgilerini açıktan pek göstermez, çocuklarının başlarını okşamazlar ve “Seni seviyorum.” demezlerdi.
O zamanlar sevgi sözle değil; davranışla gösterilirdi. Onlar bizleri yürekten severdi ama “şımarırız” diye sevgilerini pek belli etmezlerdi. Sevgi içte saklanır, disiplin öne çıkardı.
Bu yüzden bizim kuşakta, o dokunulmamış saçların, söylenmemiş cümlelerin, içimizde hep uhdesi kalmıştır.
Bilirdim babam beni severdi, ancak belli etmeden severdi. İşte biz, o sessiz sevgi kuşağının çocuklarıyız.
Zaman geçiyor.
Evlatlar büyüyor, biz yaş alıyoruz.
Bir bakmışsınız dede olmuşssunuz.
Birgün, torunlar giriyor hayatımıza…
Onlara “Seni seviyorum.” demek için bahanelere bile hiç ihtiyaç duymuyoruz.
Derler ya, “Torun baldan tatlıdır.” diye...
O tat, belki de yıllarca içimize gömdüğümüz sevgimizin dışa vurmuş hâlidir.
Belki sarılmadığımız o yılların, belki de konuşulmayan cümlelerin bir telafisidir.
Şüphesiz evlat sevgisi güzeldir fakat torun sevgisi bambaşka bir duygudur.
Torunlarınıza, evlatlarınıza, hatta babanıza bile geç kalmadan sarılın.
Çünkü bazı sevgiler, dile gelince değil; yaşanınca daha kıymetlidir.
Unutmayın, sevginizi saklamayın. Bazı şeyler varken kıymetlidir. Gidince geriye sadece “keşke” ler ve bir de sessiz fotoğraflar kalır.
03.08.2025 Kaynarca/Sakarya
Yorumlar
Kalan Karakter: