Hukuk sistemimizde haksız mal edinme yasaya veya genel ahlaka uygun olarak sağlandığı ispat edilemeyen tüm mallar veya ilgilinin sosyal yaşantısı bakımından geliriyle uygun olduğu kabul edilemeyecek harcamalar şeklinde ortaya çıkan artışlar olarak tanımlanmaktadır.
Peki haksız mal edinme ilgili mevzuat nedir,ona bakacak olursak Hukuk Sistemimizde bu konuyla ilgili başta Anayasa olmak üzere çeşitli kanun ve yönetmeliklerde yeterli hukuki metinler vardır.
Anayasa'da" kamu hizmetine girenlerin mal bildiriminde bulunmaları ve bu bildirimlerin tekrarlanma sürelerinin kanunla düzenleneceği, yasama ve yürütme organlarında görev alanların bundan istisna edilemeyeceği"belirtilmiştir.
Yine Mal bildirimi ile ilgili 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununda devlet memurlarının mal beyanı ile ilgili iş ve işlemleri gayet açık ve sarih bir şekilde izah edilmiştir.
657 Sayılı Devlet Memurları Kanununa göre devlet memurları, kendileriyle,eşlerine ve velayetleri altındaki çocuklarına ait taşınır ve taşınmaz malları,alacak ve borçları hakkında, özel kanunda yazılı hükümler uyarınca, mal bildiriminde bulunurlar şeklinde hüküm mevcuttur.
Keza 3628 Sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması,Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu ile rüşvet ve yolsuzluklarla mücadele için, Kanunda sayılanların mal bildiriminde bulunmaları,bildirimlerin yenilenmesi, mal edinmelerinin denetimiyle, haksız mal edinme veya gerçeğe aykırı bildirimde bulunma halinde uygulanacak cezai hükümler tartışmaya yer verilmeyecek bir şekilde ayrıntılı olarak açıklanmıştır.
Hukuk sistemimizde böylesine hukuki metinler var iken uygulamada durum nasıl,ne derece mevzuat hükümlerine uyuluyor,sahada haksız mal edinme ile rüşvet ve yolsuzlukla etkin bir mücadele yapılıyor mu diye soracak olursanız,ben yıllarca mal beyanı veren birisi ve Mali Şube Müdürlüğü ve Polis Başmüfettişliği yapmış birisi olarak,diyorumki bu kanun ve yönetmelikler etkin bir şekilde sahada uygulanmıyor veya bir takım sebeplerden dolayı uygulanamıyor.
Uygulamada sadece usülü evrak yerine gelsin diye mal beyanı verilmesi gereken hal ve sürelerde ilgili makamlara beyanname veriliyor ve bu beyannameler de kişinin özlük dosyasında saklanıyor.
Kişinin mal beyanı ancak adli veya bir idari soruşturma olması halinde veya halkında şikayet olacak olursa mal beyanları araştırılıyor.
"Nereden buldun "yasası 2003 yılında rafa kaldırıldı.
Peki neydi bu"Nereden buldun yasası?"
Kişilerin servetindeki artışla gelirinin kıyaslanmasıydı.
Örneğin bir kişinin aylık 40 Bin Lira geliriyle,1 milyon liraya bir araba aldığını kabul edersek, biryıllık kazancı 480 Bin Lira ile ,1 milyon TL araba aldığında, kalan 520 Bin Lirayı nereden bulduğu sorusuna muhatap olacaktı.
Bu gün ise söz gelişi birisi 10-15 milyon TL’ye bir ev alsa,devlet bu parayı nerden buldun, teşbihte hata olmaz bu değirmenin suyu nerden geliyor diye pek soran olmuyor.
Yani şimdilerde durum nerden buldun sorusunun yerine sanki nerden bulduysan buldun dercesine diyen bir anlayışa evrilmiş durumdayız.
Oysa gelişmiş birçok ülkede para trafiği devletin belirlediği şekilde kayıt altında yapılıyor.
Bir çok ülkede tek bir doların, Euro'nun hesabı soruluyor.
Türkiye’de mal varlığı artışını sorgulamayan bu sistem herkesi ‘’Parayı bulda nereden bulursan bul anlayışına teşvik ediyor.
Ez cümle rüşvet ,yolsuzluk ve kara para ile mücadelede,mevcut mevzuat maalesef yeterli olmuyor,"Nerden Buldun Yasası”nın tekrar çıkartılması gerekmektedir.
Yorumlar
Kalan Karakter: