Her şeyden önce polislik mesleği askerlik mesleği gibi bir disiplin mesleğidir.
Bu meslekte de disiplinsizliğe asla müsamaha gösterilmemelidir.
Disiplin'in nihai amacı, herkesin kendine özgü özel görüşü dışında, görevle ilgili olarak, Önce vatan diyen insan yetiştirmektir.
Çünkü polisimiz için vatan her şeyden önce gelir.
Mevzuatımızda Polisin görev sırasında veya görevi ile ilgili işlediği iddia olunan suçlardan dolayı üçlü bir denetim sistemi uygulanmaktadır.
1- 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun’dan kaynaklanan izin sistemine bağlı soruşturma usulü olup, bu prosedür cumhuriyet savcısı tarafından değil, bir iç denetim şeklinde polisin bağlı bulunduğu teşkilat tarafından Muhakkikler ve Polis Başmüfettişleri tarafından icra edilmektedir.
2- 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu’nun 17. maddesinde sayılan suçlardan dolayı soruşturma iznine ihtiyaç olmaksızın cumhuriyet savcıları tarafından doğrudan soruşturma yapılabilmektedir.
3- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.161/5’e göre, adli görev ve işlerde veya cumhuriyet savcısının emir ve talimatlarının yerine getirilmesinde görevi kötüye kullanma veya ihmaller ile CMK m.161/8’de sayılan Devletin güvenliğine karşı suçların bir kısmından dolayı cumhuriyet savcıları tarafından doğrudan soruşturma yapılabilmektedir.
Peki ben şimdi soruyorum polisin görevi sırasında veya görevi dolayısıyla işlediği suçlardan dolayı yapılan soruşturmalar ne kadar etkin yürütülebilmekte,maddi gerçeğe ve adalete ne derece ulaşılabilmektedir?
Emekli Polis Başmüfettişiyim,yıllarca adli polislik yaptım,masa başı görevlerde hiç çalışmadım. Hep sokaktaydım, halkın içinde görev yaptım.
Çalıştığım dönemlerde çok önemli terör örgütleri ile (FETÖ dahil) mücadelede bizzat görev aldım.
Kalemim kuvvetlidir. Okumayı araştırmayı ve yazmayı çok severim. Hatta çokça Yargıtay kararları okuduğum için Polis Başmüfettişi olarak görev yaptığım dönemlerde arkadaşlarım bana içtihat Yaşar diye takılırlardı.
Şimdilerde emekli olmama rağmen, köşeme çekilmedim,ticarete atıldım,yaptığım iş ve aktif sosyal bir kişiliğim sebebiyle sahada bir çok olaya ve duruma tanık olmaya başladım. Sahada rastladığım aksaklıkları her şeyden önce bilinçli bir vatandaş olarak kimi devlet yetkilileriyle usulüne uygun paylaştım.
Üzülerek ifade etmem gerekirse polisin içindeki çürük elmalar tüm teşkilatı kirletmektedirler.
Şu an gündemde olan Ayhan Bora Kaplan soruşturmasında olduğu gibi bir kısım siyasilerin ve yöneticilerin geçmişte seyirci kaldıkları ve bunları korudukları durumlara da tanık olmaktayız.
Polis polisi denetlemekte güçlük çekiyor. O halde ne yapılabilir. Mesela bazı batılı ülkelerde olduğu gibi polis teşkilatının hiyerarşik yapılanması dışında mutlaka bağımsız bir denetim mekanizması kurulabilir.
Disiplini tesis etmek için denetleme mekanizması mutlaka etkin bir şekilde yerine getirilmelidir.
Siyasi ve yerel idareciler özellikle üst düzey görevlendirmelerde liyakat ve sadakat ölçüsüne,salt sadakatı öncelemeden liyakat ve sadakat ikilisini göz önünde bulundurarak yapacakları görevlendirmelerde bu prensiplere mutlaka riayet etmelidirler.
Zaman zaman Kocaeli Valimiz Sayın Seddar Yavuz'un yaptığı gibi birim amirleri tebdil-i kıyafet halkın arasına girerek, halkın nabzını tutmalı ve sahada personelinin tutum ve davranışlarını bizzat yerinde gözlemlemesinde fayda vardır.
Güvenmek kontrol etmeye engel değildir.
Yalnız yaptıklarımızdan değil, yapmadıklarımızdan da sorumluyuz.
Yorumlar
Kalan Karakter: