• Reklam
  • Reklam
  • Reklam
Sıddıka Eryılmaz

Sıddıka Eryılmaz

Sıddıka Eryılmaz Yazıyor

HAYATIN AMACI

06 Temmuz 2020 - 01:54
Reklam

Eğer biz var olmasaydık, Tanrı sıkılmayacaktı tabi ki bence olay da aslında bu. Hayatın başından sonuna gelmiş ve gidecek bir amacı yok.

İçimizde bu amaçlar Descartes'in de dediği gibi "düşünüyorum öyleyse varım" bu düşüncenin altında yatan asıl konu ben eğer Tanrı diyebiliyorsam bu bile onun varlığının bir kanıtıdır.

Bir diğer içgüdü de seks, seks eğer bu kadar şehvet verici olmasaydı binlerce yıl önce neslimiz tükenmişti ama bakın tükenmedi.

İçimize yerleşmiş bu düşüncelerle koyuyoruz anlamlarımızı,  Afrikadaki birisi için hayatın anlamı su içmek, onunla yıkanmak, güvende hissedebilmek için her şeyi yapmaktır.

Orta doğudaki birisi için silahsız yıkık dökük evlerden kaçmak, bunu sonlandırmaktır.
Üzülmüş bir çocuk için o an bir anlamı yoktur hayatın, artık o anlamın içinde biraz da acı biber olduğunun farkına varmıştır.

Terk edilmiş birisi için hayat yalnızlıktır, belki de anlamı onun bile sonradan farkına varacağı bir kurtuluştur vs vs...

Gördüğün üzere hayatın anlamı diye bir şey yok, sadece senin yapmak istediklerin ve yapacakların var...

Sevgi ve saygılarımla…

YORUMLAR

  • 4 Yorum
  • Burcu Battal
    4 hafta önce
    Ek 07 - Biz Niçin Yaratıldık? Biz bu dünyadayız çünkü korkunç bir suç işledik ve kendimizi günahtan kurtarmak, suçumuzu kınamak ve Tanrı’nın krallığına tekrar katılmak için bu hayat bizim şansımızdır. Her şey birkaç milyar yıl önce “Göksel Toplum’da bir kavganın yükselmesiyle” başladı (38:69). Yüksek rütbeli mahlûklardan biri o*** Şeytan, Tanrı-vergisi güçlerinin kendisini Tanrı’nın yanında bir tanrı olmaya yeterli kıldığı şeklinde kibirli düşüncelere kapıldı. Böylelikle Tanrı’nın mutlak otoritesine meydan okumuş oldu. Şeytan’ın iddiası sadece küfür değildi, yanlıştı da—sadece Tanrı, yani başka hiç kimse değil, bir tanrı olma niteliğine ve yeteneğine sahiptir. Şeytan’ın küfrü sonucunda, Göksel Toplum’da bir bölünme meydana geldi ve Tanrı’nın krallığının bütün bileşenleri dört kategoride sınıf***dırıldı: 1. Melekler: Tanrı’nın mutlak otoritesini onaylayan yaratıklar. 2. Hayvanlar: Önce isyan eden fakat sonra Tanrı’nın tövbe davetini kabul eden yaratıklar. 3. Cinler: Şeytan’la aynı fikirde o*** yaratıklar; o bir “tanrı” olma yeteneğine sahiptir. 4. İnsanlar: Bir karara varmayan yaratıklar; onlar Tanrı’nın mutlak otoritesinden yana sağlam bir duruş sergileme konusunda başarısız oldular. En Merhametli O*** Melekler, Tanrı’nın mutlak otoritesini onaylamayan mahlûkların sürgün edilmesini bekliyorlardı (2:30). Fakat Tanrı En Merhametli o***dır; O, suçumuzu kınamamız için bir şans vermeye karar verdi ve melekleri onların bilmediklerini bildiğinden haberdar etti (2:30). Tanrı bazı mahlûkların günahlarından kurtarılmak için bir şansı hak ettiklerini biliyordu. Eğer bir uçağı uçurabilme yeteneğinizin olduğunu iddia ediyorsanız, iddianızı test etmenin en iyi yolu size bir uçak vermek ve onu uçurmanızı istemektir. Bu tam olarak Tanrı’nın Şeytan’ın iddiasına cevaben yapmaya karar verdiği şeydi. Tanrı yedi büyük evren yarattı, sonra meleklere Şeytan’ı “Dünya” adı verilen minik zerre üzerinde bir tanrı olarak atadığını söyledi (2:30). Şeytanın geçici bir “tanrı” olarak atanmasıyla ilgili Kuranî açıklamalar (36:60) önceki kutsal yazıları doğrulamaktadır. Sen, İblis, kalbinden şöyle söyledin: “Göklere tırmanacağım. Tanrı’nın yıldızlarının üstüne. Tahtımı kuracağım. Yerimi alacağım Top***ma Dağı’nın üstünde, Kuzey’in girintilerinde. Bulutların tepelerinin üstüne çıkacağım; Yüceler Yücesi gibi olacağım!” [Yeşaya 14:13-15] “Şeytan daha sonra İsa’yı çok yüksek bir dağa götürdü ve tüm dünyanın krallıklarını ihtişamlarıyla önünde sergiledi, şöyle söz verdi: “Eğer önümde saygıyla secde edersen tüm bunları sana bahşedeceğim.” Bunun üzerine İsa ona şöyle dedi, “Uzak dur Şeytan! Kutsal Yazıda şu vardır: ‘Tanrın Rabbe kulluk edeceksin; YALNIZCA O’na tapacaksın.’ “ [Matta 4:8-10] & [Luka 4:5-8] Tanrı’nın p***ı ölümü yaratmayı gerektiriyordu (67:1-2), sonrasında ise cinleri ve insanları bu dünyaya getirmeyi. Böylelikle, onlar hiçbir önyargı olmadan başlarlar ve Tanrı’nın mutlak otoritesini yahut Şeytan’ın çok tanrılı teorisini onaylamak için tam özgürlük kul***ırlar. Bu kritik kararı vermek için her insan, Tanrı’dan, O’nun mutlak otoritesini savunan bir mesaj ve aynı zamanda Şeytan’dan da onun çok tanrılı ilkelerine itici bir mesaj alır. En Merhametli O***, bize avantajlı bir baş***gıç sağlamak için, bizi dünyaya göndermeden evvel hepimizi huzurunda topladı ve biz de yalnızca O’nun Sahibimiz ve Efendimiz olduğuna tanıklık ettik (7:172). Bu sayede, Tanrı’nın mutlak otoritesini onaylamak her insanın ayrılmaz bir parçası o*** doğal bir içgüdüdür. İsyancılar ölüme konulduktan sonra, insanların ve cinlerin ruhları özel bir depoya yerleştirildi. Daha sonra Tanrı, test dönemi boyunca insanlara ve cinlere ev sahipliği yapması için uygun bedenler yarattı. İlk cin bedeni ateşten yaratıldı ve Şeytan bu bedene atandı (15:27). İlk insan bedeni ise dünyevi bir materyalden, balçıktan yaratıldı (15:26) ve Tanrı ilk insan ruhunu bu bedene atadı. İlahi p***, meleklerin yeryüzünde insanlara hizmet etmesini gerektiriyordu—onları korumak, onlar için rüzgârı ve yağmuru sürmek, rızıkları dağıtmak vs. Bu gerçek, Kuran’da alegorik olarak anlatılır: “Rabbiniz meleklere dedi ki ‘Âdem’in önünde secdeye kapanın!’ “ Tabi ki Şeytan, insan ırkına hizmet etmekle ilgili bir şeyi geri çevirdi (2:34, 7:11, 17:61, 18:50, 20:116). Âdem’in bedeni dünya üzerinde kalırken gerçek kişi, ruh, en dıştaki evrende yer a*** Cennete alındı. Tanrı Âdem’e yasak ağacın temsil ettiği bazı buyruklar verdi ve Şeytan kendi şeytanî mesajlarını iletmek için Âdem’in yoldaşı olarak atandı. Gerisi tarihtir. Ne zaman bir insan doğsa, bu yeni bebeğe ruhlar deposundan insan o*** bir kişi atanır. Tanrı, ruhları Kendi bilgisine uygun bir şekilde atar (28:68). Her ruh belirli bir bedene atanmayı ve belirli koşullar altında yaşamayı hak eder. Hangi ruhların iyi, hangi ruhların kötü olduğunu yalnızca Tanrı bilir. Çocuklarımız evlerimize Tanrı’nın p***ına göre atanır. Şeytan’ın bakış açısını temsil etmesi için, o yeni bedene aynı zamanda bağımsız bir cin ruhu da atanır. Herhangi bir cinin fiziksel bedeni ebeveyn cinler tarafından üretilirken, cin ruhu bağımsız bir bireydendir. Cinler Şeytan’ın soyundan gelen kimselerdir (7:27, 18:50). Atanmış o*** cin, insanoğlu ile birlikte doğumdan ölüme kadar kalır ve Yargı Günü’nde ana tanık olarak hizmet eder (50:23). Her ikisi de tek bir bakış açısına ikna oluncaya dek kafalarımızın içinde insan ruhu ile cin ruhu arasında sürekli bir tartışma yaşanır. İlk Günah Yaygın inanışın aksine, “İlk Günah” Âdem’in yasak ağaçtan yediğinde Tanrı’nın yasasını çiğnemesi değildi. İlk Günah, Büyük Kavga sırasında bizim Tanrı’nın mutlak otoritesini onaylamakta başarısız olmamızdı. Eğer insan o*** kişi, kendi cin yoldaşını bu ilk günahı kınamaya ve Tanrı’nın mutlak otoritesini onaylamaya ikna ederse, her iki yaratık da günahlarından kurtarılarak Yargı Günü’nde Tanrı’nın ebedi krallığına geri alınırlar. Fakat eğer cin yoldaşı, insanoğlunu Şeytan’ın putperest görüşlerini onaylamaya ikna ederse, bu takdirde her iki yaratık da sonsuza dek Tanrı’nın krallığından sürgün edilir. Temsilcileri ile birlikte Şeytan, kendi bakış açısını desteklemek için Muhammed, İsa, Meryem ve azizler gibi güçsüz yaratıkların putlaştırılmasını savunurlar. Çok tanrılı eğilimlerimiz nedeniyle burada olduğumuzdan dolayı çoğumuz Şeytan için kolay avız. Şeytan’ın bir “tanrı” olarak beceriksizliği, egemenliği boyunca var o*** kaos, hastalık, kazalar, sefalet ve savaşın yaygınlığı ile zaten kanıt***mıştır (36:66). Öte yandan Şeytan’ı kınayan, Tanrı’nın mutlak otoritesini onaylayan, İsa ve Muhammed gibi güçsüz ve ölü mahlûkları putlaştırmaktan sakınan insanlar Tanrı’nın korumasına geri döndürülürler—onlar bu dünyada ve sonsuza dek mükemmel bir hayatın tadını çıkarırlar. Bu dünyadaki yaşamımız, çok tanrılı fikirlerimizi açığa çıkarmak için tasar***mış bir dizi test olduğundan, puta tapmak bağış***mayan tek suçtur (4:48, 116). Dünya, Tanrı’nın mutlak otoritesini yahut Şeytan’ın putperest görüşlerini onaylama kararımızı açıkça göstermek için ilahi olarak tasar***mıştır (67:1-2). Gündüz ve gece, Şafak Namazını yerine getirerek ve en sıcak ile en uzun günlerde oruç tutarak Tanrı’nın yasalarını uygulama istekliliğimizi test etmek için sürekli olarak değişir. Sadece Tanrı’nın mutlak otoritesi hakkında tamamen kesin o***lar günahlarından kurtarılırlar (26:89).
  • Rpuskullu
    1 ay önce
    Elinize sağlık.. Yani hayatın amacı;canlının kısa,orta ve uzun vade yaşamdan beklentisi duzeyine bagli diyorsunuz..
  • Mehmetçik
    1 ay önce
    Yüzünüz kadar güzel bir yazı olmuş.
  • Mehmetçik
    1 ay önce
    Yüzünüz kadar güzel bir yazı olmuş.
    https://www.alexa.com/siteinfo/abdpost.com